Ateş Çemberi

1164 Kelimeler

Soğuk rüzgâr dağların arasından uğuldayarak geçiyordu. Aras’la yan yana yürürken nefesim kesiliyordu; sadece yorgunluktan değil, içimdeki o tarifsiz gerginlikten. Her adımda, düşmanların gölgesi hâlâ peşimizdeymiş gibi hissediyordum. Özgürlüğümün tadını henüz tam alamamıştım, çünkü hâlâ diken üstündeydik. Yanımızda olan o genç… Adını hâlâ bana tam söylememişti. “Mehmet” diye geçiştirmişti. Düşmanların arasından bana gizlice yardım eden, geceleri bana su getiren, bazen küçük fısıltılarla moral veren o kişi… Şimdi bizimle yürüyordu. Fakat Aras’ın bakışları, her defasında onun üzerine saplanıp kalıyordu. Bir komutanın disiplinli, sert bakışları değil, kıskançlıkla karışık uyarıcı bir bakış. Ben ikisinin arasında kalmış gibiydim. Bir yanım Mehmet’e minnettardı; bana hayatımı borçlu olduğum o

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE