MİNDY Düğün kutlamaları sona erdikten sonra herkes birer birer odalarına dağılmaya başladı. Henry, bana odama kadar eşlik edip edemeyeceğini sorduğunda, hayır demek öyle imkansız gelmişti ki! Hâlâ onun kollarının arasında dans ettiğim anların etkisindeydim. Kolay kolay da çıkabilecekmiş gibi de değildim doğrusu. Odamın önüne vardığımızda nereden geldiğini asla anlamadığım bir cesaretle “İçeri gelmek ister misin?” diye sordum “Yani tabii uykun yoksa…” “Olur,” dedi gayet sakin bir şekilde oysa bana. Nasıl bu kadar sakin kalabiliyordu? Çünkü ben aklımı kaçırmak üzereydim. Odaya geçip pencerenin önündeki berjerlere oturduğumuzda, tuhaf bir sessizlik yerleşti aramızda. Oysa ben geride kalan günlerde bu sessizlikte kurtulduğumuzu sanmıştım. Aslında, şimdi düşünüyordum da onunla sessizliği b

