Kırılmanın Eşiği

940 Kelimeler
Cesur Babasının evine çağırmıştı beni. Baltacı Konağına gelmiştik. Bir bok olduğunu anlamıştım. Önce kokusu geldi. Taşıyıcı annenin ani ölümü. Bir kez daha boşluğa yuvarlanan umutlar. Bir kez daha kapıları kapanan bir gelecek. Ben yirmi beş yaşına geldiğimde karar vermiştim. Baba olmak istiyordum ve bunu yasal ve temiz bir yolla yapmak istiyordum. Etrafımda ki gayri meşru çocuklar, karısını aldatan, abaza, çapkın erkekler midemi bulandırıyordu. Bana göre sadakat sadece bir duygu değil bir yaşam biçimiydi. Aile ise kutsaldı. Babam Baltacı ailesini seçtiği zaman Demete karşı dürüst oldum. Koynuma alacağım kadar güzeldi ama benim için evlilik, çocuk demekti. O da bunu kabul etti. Onun için evlilik güç demekti. Sözde beni çok beğenmişti. Tam beş sene geçti. Geçen seneye kadar benim sözde karımın aslında on sekizli yaşlarda kısır olduğunu bildiğini ama benimle evlenirken sustuğunu öğrendim. Kapının önünde duran kadına baktım. O günden sonra ona asla dokunmadım. Karşımda mankenler kadar güzel bir kadın vardı ama benim hiç ilgimi çekmiyordu. Çünkü yalan insanın sadece diline dolanmaz. - Yeter artık. Ben bıktım bu durumdan. Bu ikinci. Üstelik Taşıyıcı anne bulmak ve saklı kalmasını sağlamak o kadar da kolay değil dedim. Önemli olan gizliliğiydi. Ailem de dahil kimse bilmemeliydi. - Ben de çok üzgünüm dedi. Gözlerim dolu dolu bana baktı. Beni buraya çağırıp söyleyecek kadar stratejik düşünüyor. Bir de ona inanmamı bekliyor. - Cesur dedi bana yaklaşıp elini göğsüme koyarak. Elimi çektim. - Cesur, seni böyle görmek… beni de parçalıyor. Ama başka bir yol var. Lütfen beni bir dinle dedi. Sabrım taşmıştı artık. Sesini dahi duymak istemiyordum. Ona her baktığımda kandırıldığım aklıma geliyordu. Umudumu kaybettim, hepsinin sorumlusu benim karımdı. - Başka bir yol mu? Senin bulduğun yol bizi buraya getirdi Demet! Ne zaman sana güvensem daha büyük bir çıkmazın içinde buluyorum kendimi. Artık yok! Artık bitti! dedim sinirle. Demet’in yüzü düştü ama gözleri hâlâ kararlıydı. - Ben yolunu buldum Cesur. Gerçek bir yol dedi, sesi bu kez titremiyordu. - Ailelerimizin bile öğrenemeyeceği kadar temiz bir yol. Bana güven… bir kez olsun dedi. Güvendiğim için bunlar başıma geldi aslında. Başımı sertçe salladım. - Senin yolların yüzünden zaten beş yıldır birbirimize yalvarıyoruz. Beş yıldır rezil oluyoruz Demet. Bitti! Bak ... Ben artık bu acıya bulaşmak istemiyorum. Ne halin varsa gör dedim. Konuşmak bile istemiyordum. Evimde bile değildim ya. Hemen karşımda durdu. Hala bana dokunmaya çalışıyordu. Gözlerimi kapatıp açtım. Yanağımı okşuyordu. - Sana güven diyorsam… gerçekten bir sebebi var. Lütfen, Cesur. Bunun sonu kötü olmayacak. Bu kez doğru yolu buldum dedi. Umudumu ve baba olma isteğimi kullanıyordu. Bunun farkındaydım. Son kez ona baktım. Öfkeden yüzüm kızarmıştı. Yılların yorgunluğu çöktü üstüme. - Ne bulmuş olabilirsin ki? Ne? Kaç tane kapı çaldık, kaç doktor, kaç ülke… Her yol kapandı Demet. Her yol! dedim. Önce salak gibi kendimde kusur arayıp testler yaptırdım. Sonra tedavi olsun diye Demeti gizlice doktorlara götürdüm ve kısır olduğunu duyup birlikte ağladık. Meğer hepsi numaraymış. Demet’in dudakları titredi. - Ama bu… bu farklı. Bu kez birinin bedeni değil, birinin çaresizliği bize yol olacak dedi. Bir an durdum. Kelimeleri anlamaya çalıştım. - Ne demek istiyorsun? Demet’in sesi fısıltıya dönüştü. Ona dikkat kesildim. - Yeni birini buldum. Daha doğrusu… kader karşımıza çıkardı. Genç bir kız… masum… saf. Kabul ederse her şey değişecek dedi. Kaşlarımı çattım. - Sabır, sabır. Aha taştı bu sabır. Kim bu Demet? dedim. Derin bir nefes aldı.Yoksa karanlığın ucunda bir ışık mı vardı? - Daha tanışmadık… dedi. Elleriyle beni okşuyordu. On beşlik ergen sandı herhalde. Her dokunuştan etkilenseydim ... ooo - Olmaz Demet, kimseyi mecbur bırakmam. Anla artık bunu. Bu işi yapan insanlar farklıydı, birini zorlamak bambaşka bir konu dedim. Bana göre öyleydi. Birini zorlamak, hem de bu konuda. Dna olmasa da bebeğim onun bedeninde olacak. - Kız çok istekli, paraya ihtiyacı var. İkimiz de muhtacız. Onun paraya, bizim veliahta dedi. Ona acıyordum. Karşımda ki kadına, karıma. Ben baba olmak istiyordum karım ise bir veliaht. İkisinin arasında ki fark buydu işte. Yine de istiyordum. - Yarın tanışalım o zaman dedim. Telaşla eliyle kaslarımı okşadı. Onu istemiyordum. Onun yüzünden kimseyi istemiyordum. Yüz yıl da geçse istemiyordum. - Hayır, sen karışmayacaksın dedi usulca. Bir anda başımı kaldırdım. Elini çekti korkuyla. -Ne demek karışmayacağım? Bu bizim çocuğumuz için yapılacak bir şey dedim sertçe. Demet’in yüzünde hafif, sinsi bir gülümseme belirdi. O gülümseme… Kendisine bile itiraf edemediği o kontrol bağımlılığının dışa vuran haliydi. Bana hükmetmeye çalışıyordu. Ahh Demet ahh. Ben sadece sana iyi davranıyorum. - Cesur… dedi, sesi hem şefkatli hem de buyurgan bir tonda. - Ben ilgileneceğim. Senin sinirlerin buna uygun değil. Ailelere fark ettirmeden yürütülmesi gereken bir süreç bu. Bana güvenmen lazım dedi. Gözlerim büyüdü. - Demet, bu bizim meselemiz. Bir kızla görüşeceksek birlikte görüşeceğiz dedim. Demet başını iki yana salladı. - Hayır. Bu benim meselem. Sana evlat veremedim. Bırak ben bununla ilgileneyim. Kendimi daha iyi hissederim. Hem sen çok duygusalsın bu konuda dedi. Kaşlarımı çattım. Keşke sende duyguyla baksan? - Bak Cesur, dedi, göğsüme hafifçe dokunarak. - Bu defa kontrol bende olsun. Sana söz veriyorum… eliyle bebeğimizi sana verecek. Sadece sabret. Bu işi ben halledeceğim dedi. Gözümün önünde, kundakta bir bebek vardı. Umut satıcılığı buydu işte. Sadece bu görüntüyle savaşacak gücüm yoktu. - Demet… diye mırıldandım, sesim kırılmış. - Ben sadece baba olmak istiyorum. Demet’in gözleri bir an parladı. Çaresizdim ve sıkışmıştım. - Elbette olacaksın, dedi hızlıca. - Ama bu süreci ben yöneteceğim. Sen sadece… bekle. Güven bana. Bu kez olacak. Yorgun bir şekilde nefesimi verdim. - Peki... - Ama yanlış bir şey yapma Demet. Kimseyi zorla ikna etmeye çalışma dedim. - Her şey yoluna girecek Cesur… Bebeğimizi kucağına aldığında bana teşekkür edeceksin. Cesur sadece umut ediyordu çünkü bu defa da olmazsa ipler kopacaktı. Bir savaş başlayacaktı. Baltacı ailesi de en az kendi ailesi kadar güçlüydü ve Demet onların tek çocuğuydu. Şimdilik durmak en iyisiydi. Son şans dedi. Son defa...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE