-2010-
Merhaba günlüğüm,
Ben bugün 7 yaşımda oldum. Artık sana ben yazacağım. Yazım biraz çirkin oluyor ama düzelteceğim. Sınıfta okuma yazması en iyi olan kişi benim. Çünkü amcam bana geçen seneden beri okuma yazma öğretiyor. Biliyor musun bana çok güzel kocaman bir Winx'li çanta hediye almış. Görünce çok mutlu oldum, kocaman sarıldım ona, o da bana sarıldı. Amcamı çok seviyorum. Okulda anne babam yok diye benimle dalga geçenlere hep amcamı gösteriyorum, susuyorlar. Oh olsun onlara, hiçbirini sevmiyorum. Ama seni çok seviyorum günlüğüm. O çocuğu biraz seviyorum. O ağaca tırmanan yaramaz çocuk karşılaştığımız günden sonra her hafta bizim buraya gelmeye başladı. Artık komşumuzun ağacından elma çalmıyor çünkü ben ona her geldiğinde meyve veriyorum. En çok çilekleri seviyor. Kırmızı tabağı ona uzattığımda çok mutlu oluyor. O gülünce bende gülüyorum. Oyuncak bebekler gibi gülünce mavi gözleri kısılıyor. Onunla arkadaş olduk. Her geldiğinde ona meyve vermeden önce birlikte oyunlar oynuyoruz. Evcilik oynarken hep kaşlarını çatıyor ama hiç itiraz etmiyor. Bebekleri hiç konuşturamıyor, ben konuştururken de bana kaşlarını çatarak bakıyor. Sarışın bebekleri seviyor, onları konuştururken daha az kaşlarını çatıyor. Yine de çok sıkıcı oyun oynuyor. Zaten ben biliyorum o meyveleri almak için benimle oynuyor. Çünkü benimle oyun oynamazsa meyveleri vermiyorum ona. Yaptığım kötü bir şey mi? Ama o da meyveleri alınca hemen gidiyor, bana hiç veda etmiyor. Onun yaptığı da kötü bir şey değil mi günlüğüm?
?
-2021-
ophelia: Kullanıcı adın kötü bir şaka gibi.
prenshamlet: Sana uyumlu olsun diye yaptım, beğenmedin mi?
ophelia: Beğenmedim.
prenshamlet: Kalbimi kırıyorsun...
ophelia: Gerçekten mi?
prenshamlet: Elbette değil.
prenshamlet: Her şeye kanma Oya, zeki ol biraz.
prenshamlet: Oysa o gün Muzaffer görmeden jileti hırkanın cebine sakladığında, müdüre oraya proje ödevinde kullanmak üzere fotoğraf çekmek için çıktığını söylediğinde biraz olsun zeki olduğunu düşünmüştüm.
prenshamlet: Ceza almaktan yırttın. Doğruyu söyle çatıya çıkarken yakalanacağını düşünüp kendine yalan mı hazırlamıştın?
ophelia: Sana ne?
ophelia: Ayrıca bana aptal muamelesi yapma!
prenshamlet: Yaptırtma.
prenshamlet: Hem söyle bakayım neden yazdın sen bana? Yine intihara mı kalkıştın yoksa?
ophelia: Cevabı biliyorsundur diye tahmin ediyorum.
prenshamlet: Biliyorum.
prenshamlet: Evinin aşağısındaki parktasın.
prenshamlet: Üzerinde uzun kollu mor hırkan var, içinde ince bir tişört, altında siyah dar paça pantolonun.
prenshamlet: Ayakların kıçına vura vura parka koştuğun için nefes nefesesin.
prenshamlet: Önce parkın girişinde durup içeriye baktın.
prenshamlet: İçerisi hafta sonu ve gündüz vakitleri olduğu için kalabalık.
prenshamlet: Çocukların gülen sesleri, koşuşturma adımları yankılanıyor etrafta.
prenshamlet: Baş ağrıtıcı doğrusu, başka mekan bulamadın mı?
prenshamlet: Anlam veremediğim bir şey var. Neden geçip bir banka oturmak yerine salıncakların arkasında ayakta dikiliyorsun?
prenshamlet: Salıncaklara çok yakınsın.
prenshamlet: Çocuklar hızlı sallanmaktan hoşlanırlar, dikkat et de bir salıncak darbesi yeme.
prenshamlet: Bir dakika, istediğin bu mu?
prenshamlet: Salıncak darbesiyle canını yakabileceğini düşünmüyorsun değil mi?
ophelia: Neden olmasın?
ophelia: Pozisyonumu ayarladım. Önümdeki salıncak şiddetli bir hızla yükselirse alnıma çarpacak, aldığım darbeyle bedenim geri düşecek. Arkamdaki bankın sivri ucuna çarpacağım başımın arkasını.
ophelia: Öne aldığım darbeyi de hesaba katarsak en iyi ihtimalle beyin kanaması geçireceğim.
prenshamlet: Sen...ciddisin?
prenshamlet: Normalde böyle gülmek hiç tarzım değildir ama...
prenshamlet: ASKFJSDLKGJHSDFLKSDGHJJKLSDGHSKLDGJDFLKŞHJDFLAGHAJAKDJJSKA
prenshamlet: Salıncakla ölmeye çalışmak mı?
prenshamlet: Al zincirini dola boynuna, mantıklı bir şekilde öl bari öleceksen.
prenshamlet: Ki sen ölemeyeceksin.
ophelia: Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
prenshamlet: Çünkü seni tanıyorum.
prenshamlet: Senin tek istediğin dikkat çekmek.
prenshamlet: Yoksa kendini öldüremezsin sen, korkarsın.
ophelia: Korku insana her şeyi yaptırır.
prenshamlet: Eksik. Korku insana yaşamak için her şeyi yaptırır.
ophelia: Ya öyle değilse? Ya artık tanıdığın kişi değilsem? Ölümden korkmuyorsam?
prenshamlet: Bir gün değişirsen, bunu fark edeceğimden emin olabilirsin.
prenshamlet: O gün, bugün değil.
prenshamlet: Sen hala aynısın. Canına kıymak için saçma adımlar atan, attığı adımları yarıda kesen o kızsın.
ophelia: Salıncak fikrim sana saçma mı geldi?
prenshamlet: Fazlasıyla.
prenshamlet: Bilek kesme fikrin klişe ama etkiliydi en azından. Akan kanını görüp tatmin olabilirdin.
prenshamlet: Şimdi şu yaptığın... Yere düştüğünde ve gözünü açtığında sana tepeden uzaylı görmüş gibi bakan bir grup ebeveynle karşılaşacaksın bunu biliyorsun değil mi?
ophelia: Gözümü açamazsam karşılaşmam.
ophelia: Ve seni temin ederim darbe eğer beklediğim gibi sert olursa gözümü sonsuza dek kapatmış olacağım.
prenshamlet: Bekleyip görelim öyleyse.
ophelia: Bana engel olmayacak mısın?
prenshamlet: Hım bana gerek kalacağını düşünmüyorum.
prenshamlet: Sen takıl, ben o sırada köşedeki bankta tek başına oturan sarışın kızla ilgileneceğim.
prenshamlet: Genç duruyor, çocuklardan birinin annesi olamaz öyle değil mi?
ophelia: Ben nereden bileyim!
prenshamlet: Sinirlenme Oya'cık.
prenshamlet: Kızın üzerinden de bakışlarını çek, kıza öldürecek gibi bakıyorsun.
prenshamlet: Onu korkutup kaçırtacaksın.
prenshamlet: Önce Nazlı, şimdi de bu... Senin yüzünden evde kalacağım.
ophelia: Kal, kedilerin benden.
prenshamlet: Sağ ol ya.
prenshamlet: Al işte kız gitti, çocuk da götürmedi yanında. Aranan av bulunmuştu ama avcı senin yüzünden onu kaçırdı.
ophelia: Avcı keçileri de kaçırmış gibi görünüyor.
ophelia: Susarsan planıma konsantre olacağım.
prenshamlet: Buyur, meydan senin.
-
prenshamlet: Oya...
prenshamlet: İyi misin?
prenshamlet: Teyzenin başına sardığı tülbent çok sıktı mı? ALSKDHJGSDLKFHSDFL
prenshamlet: Biliyor musun ben bu hayatta en çok neyi severim?
ophelia: İnsanlarla dalga geçmeyi mi?
prenshamlet: Hayır, ben demiştim demeyi.
prenshamlet: Sana saçma bir fikir olduğunu söylemiştim.
prenshamlet: Salıncak sana daha dokunmadan kendini yere attın ve bankın köşesine alnının ucu değdi sadece.
prenshamlet: Tam anlamıyla bir Samanyolu oyunculuğuydu düşüşün.
prenshamlet: Başına üşüşenler bunu anlamadığı için şanslısın.
prenshamlet: Teyzelerden biri alnının kanadığını görünce nasıl da telaşlanıp tülbentini başını sardı ama öyle.
prenshamlet: Çiçekli bir de, açtı seni.
ophelia: Kapa çeneni!
prenshamlet: Ah hayır. Bugün hiçbir şey çenemi kapatamaz.
prenshamlet: Gülmekten çenem ağrıdığı halde durduramıyorum kendimi.
prenshamlet: Şu haline bir bak. Oyundan kovulmuş çocuklar gibi somurtarak oturuyorsun bankta.
prenshamlet: Yanındaki ablaların sana dakika başı 'iyi misin kızım' diye sormalarını söylemiyorum bile.
prenshamlet: Hepsine göz deviriyorsun, kibar ol biraz. Onlar sayesinde şu an aramızdasın, o tülbent senin hayatını kurtardı.
prenshamlet: Yoksa maazallah şu an beyninin pekmezinin yere çıkardığı resmi seyrediyor olabilirdik.
ophelia: Kes şunu!
prenshamlet: Tamam tamam bugün beni çok eğlendirdin daha fazla üzerine gelmeyeceğim.
prenshamlet: Farkında mısın bilmiyorum ama gözlerin boncuk boncuk bakıyor, dolmuşlar.
prenshamlet: Ne oldu bugün o evde? Neden yine canını yakmak istedin?
ophelia: Ben canımı yakmak istemiyorum tamam mı?
ophelia: Ben ölmek istiyorum!
prenshamlet: Neden?
ophelia: Dayanamıyorum artık.
ophelia: Onun bakışlarına, sözlerine, o şeytan yüzüne... Dahası bunu kimsenin görmemesine dayanamıyorum.
ophelia: Katlanamıyorum artık, yoruldum.
prenshamlet: Ve bu yüzden kendini öldürmek istiyorsun?
ophelia: Evet.
prenshamlet: Sorunu ortadan kaldırmayı düşündün mü?
ophelia: Ne yani onu mu öldüreyim?
prenshamlet: Niye ille de birini öldürme peşindesin?
prenshamlet: Onun sözlerini işitmeyeceğin, şeytan yüzünü görmeyeceğin bir yere git sadece ve sorunun çözülsün.
ophelia: Dediğin kadar kolay olsaydı giderdim herhalde.
prenshamlet: Bence kolay.
ophelia: Madem her şeyi biliyorsun, nereye gideceğimi de biliyor musun?
ophelia: Ben bilmiyorum çünkü.
ophelia: Ne eş dost akraba ne başka bir şey, yanında kalabileceğim kimse yok.
ophelia: Nereye gideceğim? Sokaklarda mı yaşayacağım?
ophelia: O da intiharın başka bir versiyonu olmaz mı? Yarına kalmadan herhangi bir haber başlığında ölüm haberimi görmez misin?
prenshamlet: Elbette sokakta yaşamayacaksın.
prenshamlet: Yurtlar var orada kalabilirsin.
ophelia: İki gün sonra reşit olacağım hangi yurt alır beni?
prenshamlet: Polise git, seni sığınma evine yerleştirsinler.
ophelia: Gelir bulur, bırakmaz peşimi. Mecburum onunla kalmaya. En zararsız olduğu an gözümün önünde olduğu an.
prenshamlet: Bulduğun dahiyane çözüm bu mu yani? Ondan kurtulamadığın için kendinden kurtulmak?
ophelia: Başka çarem yok.
prenshamlet: O başka çare her zaman vardır. Görmesen, duymasan, hissetmesen bile o çare bir yerlerde vardır ve senin onu bulmanı bekliyordur.
prenshamlet: Çarem yok diyen kendini kandırmaktan öteye geçemez.
prenshamlet: Kendini kandırmaya devam edecek misin?
prenshamlet: Sen bunu bir düşün bence.
prenshamlet: Kararın aynı olursa yine yazışırız zaten.
prenshamlet: Umarım aynı olmaz, Oya.