-2011-
Merhaba günlüğüm,
Ben bugün 8 yaşımda oldum. Her zamanki gibi ilk hediyemi amcam aldı. Kocaman bir bebek evi almış bana, görünce çok sevindim. Tam 5 katlı! Mutfağı, banyosu, bahçesi bile var. Sınıf arkadaşlarım bebeklerin çok sıkıcı olduğunu söylüyor, onlar artık bebeklerle oynamıyormuş ama ben hala oynuyorum. Çünkü onlar çok güzeller, onları konuşturmak çok eğlenceli. Şimdi bebeklerimin kendilerine ait bir evi var, amcam sayesinde. Ev hediyemi görünce ellerimi çırptım sevinçle. Sonra amcam yanına çağırdı beni, teşekkür etmek için ona sarılmam gerektiğini söyledi. Kucağına oturttu beni, ben de kocaman sarıldım ona. O da sarıldı bana, sarılırken biraz fazla sıktı beni ama hiç kızmadım ona. Çünkü o beni çok seviyor bilerek yapmamıştır ki. Gülerek evime koşturdum sonra, akşama kadar bebeklerimle ve onların eviyle oynadım. Ha bir de sürekli bahçeye çıktım, oyun arkadaşımı görürüm diye ama onu göremedim. Bugün meyve almaya gelmedi, birazcık üzüldüm. Gelseydi bana hediye getirirdi, ona da kocaman sarılırdım ama o gelmedi. Artık hiç gelmeyecek mi günlüğüm?
?
-2021-
ophelia: Ee Kahraman anlatsana.
ophelia: Benimle dalga geçmek dışında neler yapıyorsun?
prenshamlet: Dalga geçmek diyorsun alınıyorum ama ne zaman öyle bir şey yaptığımı gördün?
ophelia: Yok canım hiç yapar mısın?
prenshamlet: Yapmam tabii.
prenshamlet: Ben sana göre hareket ederim.
prenshamlet: Sen beni güldürürsen gülerim, öğüt vereceğim şeyler yaparsan öğüt veririm, bu kadar basit.
ophelia: Ben seni güldürmüyorum.
prenshamlet: Sen bunu deyince nedense gözümün önünde bir park canlandı. Ayakta duran esmer bir kız, önünde turuncu bir salıncak falan... İlginç. Neden acaba?
ophelia: Anladık, tamam yüzüme vurup durma artık şu olayı.
ophelia: O gün olmadı ama bugün olacak.
ophelia: Bugün öleceğim.
prenshamlet: Bu seferki dahiyane planın ne?
prenshamlet: Ya da dur sen yorma kendini, ben söyleyeyim.
prenshamlet: Bir gece kulübündesin.
prenshamlet: Artık yaşın tutuyor ne de olsa, bunu kutlamaya gelmiş olsan gerek.
prenshamlet: Üzerinde kırmızı diz üstü boğazlı sıfır kol bir elbise var.
prenshamlet: Ayakkabıda abartıya kaçmamış, beyaz tonlarında yazlık sporlarını giymişsin.
prenshamlet: Siyah beline kadar uzanan saçlarına ellememişsin, düz duruyorlar.
prenshamlet: Alnının bir tarafında saçına tutturduğun çilekli tokan var, sevimli duruyor, sevdim.
prenshamlet: İçeri girip direkt bar tezgahının önüne ilerledin, oradaki renkli taburelerden birine oturdun.
prenshamlet: Barmenden çekinerek bir alkollü meyve kokteyli istedin.
prenshamlet: Sana adeta Antalya plajından fırlayıp gelmiş mini bir şezlong gibi duran içeceği verdi.
prenshamlet: Önce bardağın içindeki gereksiz süsleri kaldırıp attın, sonra içindeki sıvıdan bir yudum aldın.
prenshamlet: Yüzünü buruşturdun, sevmedin tadını.
prenshamlet: Tatlı şeyler içmeyi seven biri olarak alkolün tadı sana klozet kapağını yalamak gibi geldi.
prenshamlet: Muhtemelen ikinci yudumu almayacaksın.
prenshamlet: Zaten amacın bardağın içindekini içmek değil, elinde salladığın o bardakla ne yapacağın.
prenshamlet: Kırıp parçasıyla bir tarafını mı keseceksin?
prenshamlet: Yoksa cam bardağı katur kutur dişleyip yiyecek misin?
prenshamlet: Umarım ikincisidir, seyretmesi keyifli olur.
ophelia: Ruh hastası manyak!
prenshamlet: Kendimizi tanıtma evresini geçmemiş miydik? Neden şimdi durduk yere kendini tanıtıyorsun?
ophelia: Senden bahsediyorum!
prenshamlet: Ah öyle mi nedense hiç üzerime alınmamışım.
prenshamlet: Ee söylemeyecek misin? Hangi tahminim gerçekleşecek?
ophelia: İlki.
prenshamlet: Yine sıkıcı bir gün olacak diyorsun yani.
prenshamlet: Tamam, ben şu sarışın garson kıza yazılıyorum o zaman sen bardağı kırınca haber verirsin.
prenshamlet: Ya da haber vermene gerek yok, nasıl olsa ben sesi duyarım.
ophelia: Girdiğin her ortamda sarışın bir kız nasıl buluyorsun sen? Ve nasıl hepsine yürümeyi düşünebiliyorsun?
prenshamlet: İlk sorunun cevabı basit, ülkenin yarısı çakma sarışın, hemen her yerdeler.
prenshamlet: İkinci sorunun cevabı ise... Başka ne düşüneceğim?
prenshamlet: Ne demişler sarışın gördün yürü, esmer gördün kaç.
ophelia: Yok ya kim demiş bunu?
prenshamlet: Aslan Kahraman.
prenshamlet: Baya mantıklı konuşan bir adam he tavsiye ederim, takip et.
ophelia: Ben takip etsem sen kaçarsın zaten baksana esmerim.
prenshamlet: Esmerler zor olur, ben zor kız sevmem.
ophelia: Bizi zor olmaya iten sizin tavırlarınız olmasın?
prenshamlet: Bunu bir düşüneceğim, garson kızın numarasını aldıktan hemen sonra.
prenshamlet: Atacağın adımı sabırsızlıkla bekliyorum bu arada.
ophelia: Numarayı almadan önce buraya baksan iyi olur.
ophelia: Kırık cam parçasıyla şah damarımı keseceğim.
ophelia: Boynumu kestiğim andaki görüntüyü eminim görmek istersin.
ophelia: Öleceğim ve kanım buradaki herkese olduğu gibi sana da bulaşacak.
prenshamlet: Ne bu? Testere filminden korkunç bir replik falan mı?
-
prenshamlet: Ah değilmiş, gerçekten bardağı kırıp cam parçasını boynuna yasladın.
prenshamlet: Boynunu kesmek isteyen biri için çok sesli kırmadın mı sence de o bardağı?
prenshamlet: Herkes sana döndü, o kadar bakış arasında kendini kesemeyeceğini biliyorsun.
prenshamlet: Şanslıymışsın ki barmen atik çıktı, uzanıp aldı camı senden.
prenshamlet: Polisi arayacağını söylediğinde koşarak çıktın mekandan.
prenshamlet: Biraz yavaş koşarsan sana yetişeceğim.
prenshamlet: Bacağımda küçük bir pürüz var senin gibi ayaklarım kıçıma vura vura koşamıyorum.
prenshamlet: Biraz saygı lütfen...
prenshamlet: Dur artık! Bak şu telefona!
ophelia: Ne var?!
ophelia: Görmüşsün işte her şeyi.
ophelia: İstediğin gibi bir gösteri olmadı mı? İzlerken zevk almadın mı? Rezil olmam tatmin etmedi mi seni? Ne?!
ophelia: Bırak artık peşimi.
prenshamlet: Sen böyle devam ettiğin sürece peşini bırakamayacağımı biliyorsun.
ophelia: Güzel, daha çok yazışacağız o zaman.
prenshamlet: Çok yazışacağımızı sanmam, sonunda pes edeceksin.
prenshamlet: Yapamadığını anladığında bırakacaksın bu işin peşini.
prenshamlet: Ya ölerek ya da yaşayarak.
ophelia: Sen hangisini tercih ederdin?
prenshamlet: Yaşamanı.
prenshamlet: Her acı yeni bir başlangıç olsun, düştüğün yerden kalk ve gerçek dünyaya dön.
prenshamlet: Gerçekler sandığın kadar kötü olabilir ama mutlak iyi olan bir şeyler de var. O gerçeğin içindeki iyiyi bul.
prenshamlet: Bunları yapmanı isterdim senden.
ophelia: Bulamıyorum.
prenshamlet: Bulacağına inanıyorum.
prenshamlet: Hadi kalk şimdi o kaldırımdan, evine git.
prenshamlet: Ve bundan sonra ölmeyi değil, yaşamayı dene.
prenshamlet: Önünde uzun yıllar var...
prenshamlet: İyi ki doğdun, Ophelia.