“Gülçin ne oldu?” diyerek odaya gelen Alp’e korkulu gözlerle baktım: “Ağlıyor, ateşi de var. Susturamadım bir türlü” dedim endişeyle. Yağmur neredeyse bir saattir durmaksızın ağlıyordu. “Ateşi mi var? Hastaneye gidelim o zaman” dedi Alp. Ben de o arada koltuk altına yerleştirdiğim ateş ölçere bakıyordum. Ateşi giderek yükseliyordu, korkmaya başlamıştım. “Gidelim Alp, ateşi yükseliyor” dedim ve hemen kalktım. Bebeği kucakladığım gibi hemen Alp’le beraber evden çıktık. Hastaneye gidene kadar içim içimi yedi. Yolda sürekli Yağmur’u sakinleştirmeye çalıştım ama nafileydi, susmuyordu çocuk. Hastanenin kapısından girip hemen Yağmur’u acile soktuk. Doktor Yağmur’u yatırıp muayene etmeye başladı. Yüreğim ağzımda bekliyordum bir şey demesini. Ateşini ölçtü, muayene etti ve sonunda işi bitti. Yağ

