Sadece birkaç kez ziyaret amaçlı geldiğim şehre bu kez bir ömür geçirmek için gelmiştim. Havaalanından bizi alan V.I.P. minibüsün camından gri gökyüzüyle birleşip bir bütün olan puslu Marmara denizini seyrediyordum şimdi. Vapurlarla yarışan martılar, sürekli bir koşuşturma halindeki insanlar, dura kalka ilerleyen trafik aslında bundan sonra nasıl da hareketli bir hayat yaşayacağımını kanıtı gibiydi. Daldığım manzaradan, cama aniden sert bir şekilde vuran mendil satan çocuk çıkarmıştı beni. Bu sıkışık trafiğin ortasında, kendilerini korkusuzca arabaların arasına atmaları deyim yerindeyse yüreğimi ağzıma getirmişti. Oldukça serin, ha yağdı ha yağacak bir havada, üzerlerinde incecik bir tişörtle hareket halindeki arabalar arasında koşturmaları nereden baksanız ölümü kovalamak gibiydi. Diğer i

