yirminin devamı

3563 Kelimeler

-x- İftar vaktine az bir vakit kala teyzem mutfağa girmiş ve yemekleri tabaklara, suları tezgaha, çatal-kaşıkları ise tepsiye koyup hazırlamamı tembihlemişti. Ben onun dediklerini yaparken oruçlu olamadığım için içimi saran sızlamanın gazabına uğruyordum. Haz etmiyordum orucun başını veya sonunu oruçsuz geçirmekten. "Zehra, ekmekler? Allah'ım! Dilimlemedin mi?" mutfağı arşınlayan bedenini tutup durdurarak, "Teyze, pide aldık. Unuttun mu?" diye sordum. Hem ben hem o, onun suratındaki değişime güldük ve teyzem tepsiye koyduklarını enişteme yetiştirerek sofrayı kurdular. Teyzem mutfağa girerken bana doğru dönüp, "Elhamdülillah, maşAllah, bir maharetli anlatamam. Elimden tepsiyi alıp nasıl da becerikli ellerle yerleştirdi." diye fısıldadığında, "Teyze!" dedim ve o, kıkırdadı. Gerçekten ya

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE