yirmi bir

2706 Kelimeler

Küçüklüğümden bu yana en zorlandığım karakteristik özelliğim vurdumduymazlığım oldu. Her hangi bir durum ya da olay karşısında incinsem dahi, zihnimde o şeyin önemsiz olduğuna karar verdiysem, bir süre sonra gerçekten de o şey önemsizleşiyordu benim için. Üniversitenin ilk yıllarına değin bunun vurdumduymazlıktan ibaret olduğunu ve herhangi bir neden gerektirmediğini sanmıştım. Fakat geldiğim süreç ve geçen zamandan aldığım derslerden birisi; aslında bunun bir olay ya da durumu içselleştirmemiş olmamdan kaynaklandığını gösteriyor. Şöyle ki: eğer birisi ile şiddetli bir çatışma haline girdiysem, karşımdakinin de benim gibi etten ve kemikten yaratıldığını hatırlıyor, sakin kalıyor ve tartışma bitmeden başlayan ve tartışma sonuna, sonrasına değin süren bir vurdumduymazlığa bürünüyordum çünk

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE