Arda Bey yanılıyordu, o gün ve diğer günlerde olduğu gibi. Bunu hissediyordum, bu nedenle açmaya başlamış baharın parlak çiçeklerini seyrede seyrede, bir yandan da büyüleyici güzellikleri için Allah'a şükrede şükrede hayatıma devam ediyordum. Gerçekten de öyle yaptım, dosyaları sırtlandım ve evin yolunu tuttum. Ancak, süzüle süzüle yolculuk eden ayaklarıma, bana doğru olanı göstermelerini söylemeliydim. Daha doğrusu, bünyeme o gün için fazla gelmeyen bir şeyi göstermesini tembihlemeliydim. Bunu yapmamış olsam dahi. Evdeydim. Teyzemin uzun uğraş çağırışını bertaraf edemeden, Arda Bey vaktimi çalmamış olsa daha erken bulunacağım kapıdaydım. Yolun kaybettirdiği süreler ve beni üzen bir adamın ardından ellerime bulaşan günahı temizleyemeden hem de. "Hiç girme istersen eve." Bir genç kız,

