Neyi hatırlamayacaktım? Neyi unutacaktım? Bu kız gerçek miydi? Başımı çevirip arabanın içinde beni bekleyen Mirza’nın endişeli bakışlarını buldum. İstediğim anda yanıma gelecekmiş gibi duruyordu ama benden bir işaret alamıyordu. Yeniden önüme döndüğümde kız gitmişti. Bir sanrıydı, çocukluğumun sanrısı. Unutulmuş bir zamanın içinden küçük Mina’ydı. O zaman Firuze kimdi? Neden zihnimde bu isim yankılanıp duruyordu? Parmaklarım kapının kulpunu yukarı kaldıracağı esnada bir kere daha arkama baktım güç almak istercesine. Mirza gülümsedi, bir şey yok, dercesine. Levent el sallayarak içeri girmemi işaret etti. Derin bir nefes aldım, önüme dönüp kulpu kaldırdım ve ilk adımı attım. Burnuma çalan ilk koku anneannemin kendi elleriyle bahçesine diktiği çeşit çeşit çiçeğin efsunu oldu. Kot elbisemin et

