Kapalı gözlerimin ardından süzülen yaşlarla keke sarılarak geçirdiğim zaman dudaklarımın üzerinde hissettiğim baskıyla dağılırken gerçekliğe geri dönmüş, onun sıcak dokunuşunu hemen tanımış olmanın rahatlığıyla kendimi dudaklarına teslim etmiştim. Öpüşü yumuşak, kırmaktan korkarcasına hafifti. Parmakları yüzümün hatlarında dolanırken gözpınarlarıma birikmiş yaşları başparmağına alarak dağıtıyordu. Hiç konuşmadan ağlama dercesine şefkatiyle ruhumu kutsarken son bir busenin ardından geri çekildi. “Hoş geldin,” dedim şaşkın bakışlarım ve heyecanımla. Kalbim onu görmenin hazzıyla hızlanmış, yüzüm güler olmuştu. Hayatımdaki etkisi o kadar fazlaydı ki bunu saniyeler önceki ruh halimin yerini bıraktığı aydınlıktan anlayabiliyordum. Onu gördüğümde bütün karanlıklar aydınlığa dönüşüyordu, ikimizde

