Cihan'ın beni kolumdan tutup peşi sıra dere boyunca koşturmasına izin vermiştim. Amacı Gazanfer'i bir an önce yalnız bırakıp Gazi'nin yanına gönderebilmekti. Derenin üzerindeki köprüye ulaştığımızda kolumu elinden kurtarıp durdum. Buradan sonrasını gitmeyecektim, eğer Gazanfer Gazi'nin yanına gitmezse onu yalnız bırakamazdım. Köprüye yaslanıp derin derin nefes alırken, yüzüme yapışan saçlarımı geriye doğru ittirdim. Sabah vakti bile olsa bizi görme ihtimalleri çok yüksekti. Dere cadde kenarındaydı, çay vakti olduğu için insanlar arazilerine giderken bizi görüp ileri geri konuşabilirlerdi. Birkaç güne gerçeğini açıklayacağım sahte nişanlılık olayının daha fazla dillenmesini istemiyordum. Sakin adımlarla Cihan'ı arkamda bırakıp ağaçların altına doğru yürürken büyük adımlar atarak yanım

