Uzun bir yolculuğun ardından tozu dumana kata kata bizi İstanbul'a getiren Cihan, bizim evin kapısının önünde arabayı park ettiğinde yuvama dönmüş hissi dudaklarıma tebessüm olarak aksetti. Kapımı açıp indiğimde, Babaannemin kapısını açarak inmesine yardımcı oldum. Başımı kaldırıp eve baktığımda, evin ışıkları yanıyordu. Herhalde geleceğiz diye Melek evi açmıştı. Cihan bagajdan valizleri indirirken, biz Babaannemle beraber yavaş yavaş bahçeden geçerek evin kapısına ilerledik. Cihan elindekilerle bize yetiştiğinde, zile basmadan elim havada kaldı. Kapı açılıp Sevilay dışarı fırladı. O minik dilleriyle "Deyzeee!" diye sevinçle bağırarak bacaklarıma sarıldı. Aydın, Ayfer ablamın büyük oğlu Babaannemin koluna girdiğinde Sevilay'ı aldım kucağıma. Yanaklarına öpücükler kondururken, Yeter'

