Köşkten ayrıldığımda sigaranın tütününe aş eren ciğerlerimi bir an önce isteğiyle buluşturdum. Parmaklarım, dudaklarım arzu ettiği nesneyle birlikteydi. İçime çekip bıraktığım her bir zehir vücuduma ayrı bir haz veriyordu. Bir bitti ikinci, ikinci bitti üçüncü derken paketi yarıladım. Taksi bulma umuduyla köşkün bulunduğu tepeden aşağı doğru ilerliyordum. Ne kadar yürüdüm farkında bile değildim. Nihayet yorulduğumu anlayınca önüme çıkan ilk taksiyi durdurdum ve telefonuma gelen mesaja odaklandım :'Kendi evine geç.' Halamda değil de kendi evimde buluşacaktık. İkinci kurul toplanmıştı sanırım. Parmaklarımı alnımın ortasına bastırarak masaj yaptım, öyle ağrıyordu ki başım. Halam, babam, Rahmi Bey, Destina, hı bir de alakasız Ahmet. İki ay süre... Neden her şey zor ilerliyor? Beni hiç tanı

