Yiğit* "Sana saklamışım her şeyin güzelini ben; sevmeler, şarkılar, öpücükler... Yeniden, yandı tüm ışıklar, gözlerinden. İçimi eritiyor şimdiden..." Selim, şarkısını ıslıkla devam edip imalı bir şekilde bana bakarken güldüm. İçim yaşadığım duyguların enerjisiyle aydınlanmıştı. Kıpır kıpır hissediyordum. Öyle ki Selim'in gevezelikleri bile canımı sıkamazdı. Zuhal, bu sabah, hiçbir adımımı geri çevirmemişti. Ona olan ilgimden memnun olduğu aşikardı. Çok güzeldi... Aramızda bir şeyler olabileceği gerçeği beni, üniversitede gittiğim rock konserlerine geri gönderiyordu sanki. Aynı coşku, aynı yerinde duramamazlık, aynı heyecan... "Sen baya baya kapıldın bu kıza. Şu suratındaki ifadeye bak!" Sırıtmamı toparlayıp, gözlerinin içine baktım. "Ne varmış, ifademde?" "Sen biliyorsun ne olduğunu.

