Yiğit* Paldır küldür açılan kapı ve odaya düşen yıldırımla ağzımdan çıkan "Oha!" narasına engel olamadım. Hayatım boyunca böyle bir şey görmemiştim. Kırmızının bu denli bir afrodizyak etkisi olduğundan da bihaberdim. Şu dakikaya kadar... Odada geçen konuşmalar birer vızıltı gibiydi. Zuhal'in bile sesi, sadece tatlı bir tını gibi geliyordu. Ne dediğini, ne konuşulduğunu kesinlikle anlamıyordum. Dumur olmuştum resmen. Selim'in yanına gittiğimde, Ayla ile birlikte, Sibel'e gideceğini söyleyip beni de davet etti. Zuhal'e olan bakışlarımın ve alakamın farkına varan ilk insan Selim'di. Israr etmesine gerek kalmadan kabul ettim. Karşılaşacağım manzaranın bilincinde olsaydım, ben, Selim'i davet ederdim. Zuhal'in en belirgin hareketi, sürekli elinin ensesine ve boynuna gitmesiydi. Bilinçli yaptı

