5 gün sonra... " Toprak telefonun çalıyor." diye mırıldandım gözlerimi açmadan. O kadar yorgundum ki kıpırdamaya mecalim yoktu. Toprak'ın da benden farkı yoktu. 5 gündür eşyaların büyük çoğunluğunu halletmiştik. Ivır zıvır küçük şeyler kalmıştı yalnızca. Dün Erva'nın evini temizlemiştik. Ben, yengem, Erva ve Bahar temizlik yaparken Toprak, Deniz ve Melih eşyalarla ilgilenmişti. Bugün mutfak için birkaç şey almamız gerekiyordu. Yarın da bizim evimizi temizleyecektik. " Çalar çalar susar güzelim." dedi boğuk gelen sesiyle. Bu sefer o benim göğsümde yatıyordu. Ben sırtüstü yatarken o başını koluma koymuş bir elini belime sıkıca sarmıştı. Telefon çalmaya devam ederken bıkkınlıkla " Toprak." diye mırıldandım. " Hay ben bunu icat edenin-" diye söylenmeye başladığında elimin birini ağzına

