Karar
Kardelen:
Gözlerimi açtığımda odama vuran gün ışığı içimi ısıttı. Birkaç saniye boyunca tavana bakarak, bugün güzel bir gün olacak diye içimden geçirdim. Alarm çalmadan uyanmıştım ve bu benim için nadir görülen bir şeydi. Gerinerek doğruldum, saçlarımı arkaya atıp yatağımdan kalktım.
Aynadaki yansımama göz gezdirdim. Uzun, koyu kahverengi saçlarım hafif dalgalı bir halde omuzlarıma dökülüyordu. Ela gözlerim uykulu ama canlı bakıyordu. Tenim açık buğday rengindeydi ve her zaman olduğu gibi yüzümde doğal bir duruluk vardı. Hemen bir duş alıp, saçlarımı kuruladım. Saçlarıma hafif bir bukle yaptım. Hafif bir makyaj da yapmak istedim. Rimel ve dudak parlatıcısı sürdüm, hafif allıkla yüzüme renk kattım. Ne de olsa tıp fakültesinde ağır dersler arasında makyaja fazla vakit ayırmak zor oluyordu.
Dolabı açıp ne giyeceğimi düşündüm. Günlerden pazartesiydi ve haftaya enerjik başlamak istiyordum. Siyah yüksek bel bir pantolon, üzerine açık mavi, salaş ama şık bir gömlek seçtim. Beyaz spor ayakkabılarımı giyip aynada kendime son bir kez baktım. Görünüşümden memnundum. Çantamı omzuma asıp odadan çıktım.
Mutfaktan kahvaltı kokuları yükseliyordu. Annem her sabah olduğu gibi mutfakta harikalar yaratıyordu. İçeri girdiğimde sıcak çay, peynirli omlet ve taze ekmek kokusu beni karşıladı. Babam gazeteyi açmış, bir yandan çayını yudumluyordu. Küçük kardeşim de telefona gömülmüş bir şekilde kahvaltısını yapıyordu.
“Günaydın,” dedim neşeyle.
“Günaydın kızım,” dedi annem. “Bugün erken kalktın, hayırdır?”
Gülerek omletimi tabağıma aldım. “Bugün güzel bir gün olacak, hissediyorum.”
Babam gözlüğünü çıkarıp bana baktı. " Hayırdır! nerden geliyor bu neşe. Tıp okumak kolay değil biliyorsun derslerine odaklan aksaklık olmasın.”
Babama dönüp. “Merak etme baba, ben hallederim.”
Babam"Bizi pişman etme, okulunu bitir mesleğini eline al biran önce." dedi.
Başımla onu onayladım. Nedense babamın bu tavrı hiç hoşuma gitmemişti.
Kahvaltıyı hızla bitirip dışarı çıktım. Hava serindi ama içimi ferahlatan bir esinti vardı. Otobüse binip okula doğru yol alırken kulaklıklarımı taktım ve sevdiğim şarkıları dinlemeye başladım. Okul, benim için bir kaçış noktasıydı. Kendi kararlarımı alabildiğim, baskılardan uzak hissettiğim yerdi.
Üniversitenin bahçesine adım attığımda etrafıma göz gezdirdim. Kalabalık gruplar, aceleyle bir yerlere yetişmeye çalışan öğrenciler, sabah kahvelerini yudumlayanlar… Ve elbette Dilan. Beni gördüğü anda el sallayıp yanıma geldi.
“Tatlım, bugün çok iyi görünüyorsun. Mavi sana çok yakışmış,” dedi beni süzerek.
Gülerek teşekkür ettim. “Sen de her zamanki gibi şahanesin.”
Dilan uzun boylu, açık kumral saçlı ve yeşil gözlü bir kızdı. Modayla arası hep iyiydi ve ne giyse kendine yakıştırırdı. Kollarıma girip beni kantine sürükledi.
“Bugün bir değişiklik yapalım,” dedi gözlerini kısarak. “İlk derse girmeyelim kaçamak yapalım.”
Üzgün bir şekilde başımı olumsuzca iki yana salladım. “Olmaz canım daha bu sabah babamdan okulla ilgili azar işittim bunu duyarsa beni okuldan net alır.”
Dilan kaşlarını çatarak" bu adam da iyi ki bir izin verdi okumana, artık bunu sürekli hatırlacak sana. Hayır yani çalışkan bir kızsın niye bu kadar üstüne geliyor anlamıyorum." Dedi.
Dilan'a "Bilmiyorum, bu aralar çok farklı davranıyor. Sanki benimle ilgili başka düşünceleri varmış gibi hissediyorum." dedim.
Dilan beni kendine döndürüp" o zaman derslere sıkı sıkı çalışıp bölümü bitirmeye bakalım. Meslek sahibi olduğunda sana karışamaz artık."
Başımı sallayıp" umarım dediğin gibi olur dedim."
Dilan " hadi konuşmaya daldık saati unuttuk, ders başlamak üzere!"
İlk dersimiz nurdan hocaylaydı. Çok sert bir kadın, dersine geciken hiçbir öğrenciyi derse almazdı. Geç kalmamak için hemen sınıfa doğru koşmaya başladık. Neyse ki yetişmiştik derse.Her zaman ki gibi dersleri dinleyip, notlarımı aldım. Derslerin bitmesine az kalmıştı. Dilan" Kardelen, hocanın verdiği projenin süresi bitmek üzere bugün kütüphanede kalıp projeyi bitirelim diyorum ne dersin" dedi. Ona dönüp" bugün kalamam canım, babam eve erken gelmemi söyledi. Söyleyeceği önemli birsey varmış". Dilan suratını asarak" bugünü mü buldu baban? Tamda kendimi projeyi bitirmeye hazır hissetmişken. Üstelik bu adam demiyormu derslerine odaklan, sen burda kalıp ders çalışmazsan nasıl olacak o acaba!" diyip bana kırgın gözlerle baktı. Bende ona dönüp" ne yapabilirim ki bende anlamadım sesi tuhaftı, içimde garip bir his var" dedim. Dilan mecbur kabullenmek zorunda kaldı. Bir başka gün için sözleşip ayrıldık. Ben eve döndüm. Eve girdiğimde, annem mutfakta yemek yapıyordu. Babam ortalarda gözükmüyor du. Bende anneme babamı sordum. " Annecim babam nereye gitti? Akşam erken gelmemi istedi, kendisi yok". Annem " bir arkadaşı aradı kızım, birazdan evde olur. Sende üstünü değiştir de gel bana yardım et" dedi. Başımla onu onaylayıp odama çıktım üstümü değiştirdim. Hemen aşağı indim. Annemle sofrayı kurduk, o sırada babam da gelmişti. Morali bozuktu sanki. Yemeği yerken hiç konuşmadı. Yemeğimizi bitirdik sofrayı topladıktan sonra salona geçtik. Babam beni yanına çağırdı. Ve ne olduğunu anlatacaktı artık. İçimdeki garip his gittikçe büyümeye başlamıştı.Babam derin bir nefes aldı ve gözlerini bana dikti.
“Biliyorum bu söylediğim şeyden sonra neden okumama izin verdin o zaman diyeceksin ama kızım buna mecbur kaldık."
Kaşlarımı çattım. “Baba, ne demek istiyorsun?”
Annem gözlerini kaçırdı. Babam sandalyesinde biraz daha dikleşti.
“Yarından itibaren okula gitmiyorsun. Yarın seni istmeye gelecekler, annenle birlikte hazırlık yapacaksınız.”
Sırtımdan bir ürperti geçti. İçimde bir şeyler kopuyor gibiydi. Babam ne diyordu? Ne evlenmesi, üstelik okulumuda bırakmamı istiyordu. Babama dönüp" Ne evliliği baba! Ne mecburiyeti , niye mecbur kaldın, ne oluyor?"dedim hızla.
Babam kaşlarını çatarak" Sende çok iyi biliyorsun ki biz buraya neden geldik, topraklarımızı bırakıp neden kaçtık buralara kadar. Kan davalılarımız yüzünden. Bizi yine bulmuşlar, bu meselenin çözümü için ya beni vuracaklar ya da seni alacaklarmış. Beni vursalar dahi Mahmut'u çok iyi tanıyorum seni yine oğluna alır zorlada olsa. Bak kızım sen ne kadar hayır desen de eninde sonunda olacaklar belli. Ailemiz mahfolacak.”
Kalbim hızla çarpmaya başladı. Sanki dünya bir anda daralmış, nefes almam zorlaşmıştı.
Gözlerim dolu bir şekilde “Ama baba! Hangi devirde yaşıyoruz, polise gidelim. Mutlaka bir çaresi olmalı bunun.”
Babamın yüzü sertleşti. “Bu kadar basit birşey değil bu, Kardelen. Ailenin geleceği söz konusu. Polise gitsek bile bunlar aşiret her türlü bu işten kurtulurlar. Ve bu sefer işler daha kötü olur kızım .”
Bacaklarım titremeye başladı. Kaçmak, bu konuşmadan uzaklaşmak istiyordum ama yerimden kıpırdayamıyordum. Babama ne kadar sinirlensem de onu anlamaya başlamıştım. Babama dönerek "Kiminle?” diye sordum kısık bir sesle.
Babam gözlerimin içine baktı. “Baran."
Babama baktım" tamam baba evleneceğim baranla! Ama bir şartım olacak, eğer bunu kabul ederlerse evet diyeceğim."
Babam" tamam kızım yarın geldiklerinde, konuşuruz bunları. Sen şimdi git dinlen." Dedi.
Bende başımla onu onaylayıp" Allah rahatlık versin, iyi geceler." Diyerek odama çekildim.
Odama geldiğimde kapıyı arkamdan kapattim. Ellerimle başımı tutup“Bu… Bu bir şaka olmalı.”diye geçirdim içimden. Gözyaşlarım istemsizce süzüldü. Söz konusu ailem olmasaydı, bu evliliği asla kabul etmezdim ama babamın hayatı tehlikede. Üstelik bu adamlar durmayacaktı. Evlilik bir çözüm ise kabullenecektim. Umarım evleneceğim kişi anlayışlı biridir. Baranın sadece adını duymuştum. Biz memleketimizden kaçtığımızda ben bebekmişim daha. O yüzden baranı ismen biliyorum. Yarın beni istemeye gelecektiler. Dilan'a mesaj atmaliydim yarın bize gelmesi için. Telefonumu elime alıp ekran kilidini açtım. w******p'ı açtım dilan'a hemen yazdım.
" Yarın bize gelebilir misin?
Dilan" Ne oldu? Birşey mi var."
" Beni istemeye geleceklermiş!"
Dilan" Neee! Şunu düzgün bir şekilde anlatsana. Nerden çıktı isteme?"
" Telefonda olmaz canım yarın bize gelince yüz yüze konuşalım. Şuan çok yorgunum uyumak istiyorum."
Dilan" Sabaha kadar meraktan ölürüm ben!"
" İdare et canım burdan anlatması çok uzun olur yarın konuşuruz."
Dilan" Tamam cano! Sen nasıl istersen yarın orda olacam.😉"
" İyi ki varsın canım arkadaşım. 🥰"
Dilan" Sende canım.😘"
İyi geceler diyip, telefonu kenara bıraktım. Yarın'ı düşünmeye başladım. Ne olacaktı, şartımı kabul edecekler miydi? Yarın herşeyin cevabını alacaktım.