Meriç geldi. İki hafta sonra Meriç geldi. Oğuz da ben Meriç'e giderim sandı, buna rağmen gelip de haber verdi bana. Yüzündeki o korkuyu görmeseydim ben sana yapacağımı bilirdim. Ne diye kovmadın ki evinden? Defne benim, bende sana verecek Defne yok niye demedin? Bunu da ben yapardım, tamam. Salona geçtiğimizde direk özür dilemeye başladı Meriç. Pişmandı evet, ne kadar pişman olduğu evet görülüyordu yüzünde pişmanlık görülebilen bir şey olsaydı. Oğuz'a ne demeli peki? Gidersen haber ver dedi. Meriç'in yanında ben artık Oğuz'la birlikteyim diyemezdim. Oğuz'u sanki aramızda kalkanmış gibi, bak sen beni bıraktın; ama Oğuz beni istiyor, o bana inandı diyerek nispet aracı olarak kullanamazdım. Bu Oğuz'u çok aşağılamak olurdu ki; Oğuz aşağılanamayacak kadar yüceydi benim gönlümde. O yukarı çık

