Elim kapının zilinde kaldı bir süre. Yaptıklarımın utancıyla, ağırlığıyla hareket edemedi. Beş dakika geçince bastım zile. Işığın kapanmasıyla asla basamazdım yoksa. Elimi çeker çekmez kapı açıldı. Bu ne hız? Kapının arkasında beklemiş sanki. Hışımla açtığı kapı yüzünden bir adım geriledim. Yutkundum. "İyi geceler Oğuz bey. Doğru değil mi? İki hafta kadar önce gelmiştim Defne için. Defne Cevher. Ben Meriç Tokgöz." "Hatırlıyorum." "Geç bir saat kusuruma bakmayın lütfen. Işık yanarken basmak istedim zile. Ben çok büyük bir hata yaptım Oğuz bey." "Defne'yi bırakıp gittin." Dudaklarım titredi. Ağzım açılıp kapandı. Kelime çıkaramadım. Ne diyeceğim ki? "Evet. Çok pişmanım. Yarım saat önce yaptığım hatanın farkına vardım. Evde duramadım, ailesini aramak için geç bir saat. Size geldim. Siz

