Her Şeyi Biliyorum

1639 Kelimeler
"Anka! " Sesin geldiği yere baktım. Aslı'yı görünce hafifçe gülümseyip yanına gittim. Sandalyeyi çektim ve kendimi sandalyeye bıraktım. Bu hafta bütün enerjim emilmişyi. Olaylar üst üste gelmişti. Eski sevgilimin Sena'yı da aldattığını öğrenmiştim. Ayrıca abim, kankam, sırdaşım herşeyim olan çocuğun uzun süredir beni sevdiğini. Ve Ahmet'in mal olduğunu. Sert bir şekilde ofladım. Valla gidip kendimi uçurumdan atacağım. Yeter be! "Çok kötü gözüküyorsun... " Aslı'nın tedbirli sesini duyunca daldığım düşüncelerden sıyrıldım. "Kötüyüm çünkü. " O kadar olay oldu ama ben hala ne yapacağımı bilmiyorsum. Valla kavgaya karışıp hapishaneye mi girsem? "Gel çıkalım buradan. " Aslı ayağa kalkınca bende kalktım. Aslı ben gelmeden içtiği şeylerin parasını ödedi ve kafeden ayrıldık. "Anlatmak istersen... " Yan gözle ona baktım. O da bana bakıyordu. Kaşını kaldırdı ve kocaman gülümsedi. "Bu konuyu pek konuşmak istemiyorum. " Anlayışla başını salladı. "Pekala ısrar etmiyece-" "Madem çok ısrar ediyorsun anlatayım. Şimdi bir tane mal bana anonim oldu. Ayrıca bu benim piyano hocam. Ve ben onu seviyorum ama o bir nedenden dolayı sevmiyor. Diğer taraftan abim sandığım kişi beni seviyormuş. Ve onu lekelemeye çalıştı. Eğer öyle düşünürsem onu sevmekten vazgeçeceğimi düşündü. Öbür tarafta ise eski sevgilimin yani sende biliyorsun. Adı gerek olmayan kişinin benim kuzenimi de aldattığını öğrendim ve bunun dışında Mert ve Serkan düşmanmış. Sarı hala temiz. Ne halt çıkacak ondan bilmiyorum. Her yerde bir şey var. Ayyyhhh... Daraldım! " Derin bir nefes verdim ve omuzlarımı düşürdüm. Aslı yerinde durmuş şaşkınlıkla bana bakıyordu. "Saniyede kaç kelime söyledin sen? " Gözlerimi devirdim ve yürümeye başladım. O da peşimden geldi. "Yoğun bir hafta geçirmişsin... " Kolumdan tuttu ve beni kendine çevirdi. "Hadi sinemaya gidelim. " Ne? Gerçekten şuanda mı? Birkaç dakika önce ne söyledim bu ne diyor? Eee yuh ama! "Hiç moodumda değilim. " Koluma girdi ve beni sürüklemeye başladı. Bu da deli çıktı. Sinemanın önüne geldiğimizde Aslı bana sormadan bir filme 2 bilet aldı. Ben burada ne rolündeyim acaba? Girişin önünde durdu ve eliyle beni çağırdı. Görmemezlikten geldim. "ANKAAA! HADİ FİLME GİDELİM! " Allah belanı versin. Geldim tamam. Herkes bize bakarken bende Aslı'nın peşinden ilerlemeye başladım. Çantasını ortada duran koltuklara koydu. "Mısır alıp geliyorum. " Kafamda onayladım ve Aslı'nın çantasının yanında oturdum. O gün bir boklar döndüğünü anlayınca Ahmet'i duymaması için direk yollamıştım. Ondan sonra Hasan ve Taha'dan hesap sormuştum. Gerçi Taha ağzını açmadan Hasan herşeyi ötmüştü. Sonraki günlerde okula gidesim gelmemişti ve evde depresyonumsu bir şeye girmiştim. "Hadi gidelim. " Aslı kutuyu bana uzattı. Hiç yiyesim yok. Aslı'yı takip ederek ilerliyordum. 3 Numaralı salona girdik ve ortalarda bir yere oturduk. Koltuk seçimini beğendim en azından. "Bu bizim koltuğumuz. " Lafımı geri alıyorum. "Biz niye sevgili koltuğunda oturuyoruz? " O oturmuştu. Ben ise hala ayakta ona bakıyordum. "Çünkü çok havalı. " Kaşımı çattım. Havalı mı? Bunun nesi havalı? "Hadi hadi senin de hoşuna gitti. Otur. " Bu kız ne içti bugün? Benim niye hoşuma gitsin? Bir şey demeden yanına oturdum. Biz hangi filme geldik acaba? Umarım sıkıcı değildir. Film başlayana kadar uzun süredir girmek istemediğim ve girmediğim instagrama girdim. Herkesten mesaj vardı. Ahmet'in mesaj kutusuna tıkladım. Bir sürü endişe mesajı falan filan var. Ash ağzından. Bu da çok uzattı. Ayyyhhh... Onun anonim olduğunu biliyordum ama o söylememekte ısrarcıydı. İyi olduğuma dair bir mesaj attım ve telefonu kapattım. Filmin başlamasına daha 10 dakika vardı. Çantamda getirdiğim suyu aldım ve kafama diktim. Kafamı yukarı kaldırdığımda giriş kapısından giren Ahmet'i görmemle suyu püskürttüm. Lan! Bu ne arıyor burada? Refleks olarak yere çöktüm. Aslı yerdeki halimi görünce kaşını çattı. İşaret parmağımi dudağıma götürüp sus işareti yaptım. Kaşlarımla da önüne dönmesini işaret ettim. Hemen de anlıyor maşallah. Film başlayana kadar yerde oturdum. Ve öğrendiğim bir şey var ki temizlikçiler çok iyi iş yapıyorlar. Ayrıca kırmızı halı sevmişler önümüze. Bu kadar ünlü olduğumu bilmiyordum. Bunu da kaybettik... Başka kimi kaybettin sanki lan!? Seninle takılan herkes mallaşıyor. Kuru iftira aaaa... Işıklar söndüğünde yerden kalktım ve Aslı'nın yanına oturdum. Gözlerimle etrafı taradım. Ahmet yukarıya çıkmamıştı. O zaman alttlarda olmalı. "N'oldu daha yeni? " Aslı'nın kulağıma fısıldamasıyla kafamı ona çevirdim. "Sana bahsettiğim anonim geldi. " Aslı heyecanla kaşlarını kaldırdı ve etrafa bakındı. Ne kadar çok sevindi bu böyle. "Hangisi? " Bende tekrar etrafa bakındım. Yok göremiyorum ben bu çocuğu. "Göremiyorum." Aslı etrafa bakınmaya devam etti. Sanki kim olduğunu biliyor. "Lan oğlum bu kız neden o silahı oraya koyuyor? Delircem lan! " Ahmet'in sesini duyunca kaskatı kesildim. Sorun şu ki önümden geliyordu ses. Biraz doğruldum ve Ahmet görüş açıma girdi. Yanında bir erkek vardı ve o sadece mısır yiyip gülüyordu. Aslı'yı dirseğimle dürttüm ve Ahmet'i gösterdim. "Oha! " Aslı hafif yüksek sesle bağırınca elimle ağzını kapattım. Arkaya dönmesini istemiyorum yani. "Ben bu çocuğu tanıyorum. " What!? Sorgular bir şekilde ona bakmaya başladım. Telefonunu çıkardı ve instagrama girdi. "Benim arkadaşımın sevgilisinin kankası. " nE? Bir dakika ya... Yuh be! "Bak arkadaşımın sevgilisi. " Bir fotoğraf açtı. Yorumlarına girdim ve bakmaya başladım. Yaşar. Ö: Gün yüzü gördük sonunda. 6548 beğeni 2546 yorum Ahmet.kaya: Siz ne ara sevgili oldunuz lan Buse ile? Ahmet'in profilini bastım. Dün akşam fotoğraf atmış. Kendi telefonumu aldım ve i********:ı açıp Ahmet'in profiline girdim. Ahmet.kaya: Herkes takmış sevgiliyi koluna ohhh valla! Bu kardeşini düşünen yok! 7231 beğeni 2000 yorum Sinanavaz: Ben seni düşünüyorum. Kendimi sana ayarlayacağım. Ahmet.kaya: @Sinanavaz Aman eksik kalsın. Kızlardan hoşlanıyorum. Anka.K: Diyorsun... Yorumu yazıp Sinan Avaz'ın profiline girdim. Şuan resmen stalk yapıyorum. Ahmet'in yanındaki çocuğa göz ucunda baktım. Sanırım bu Sinan oluyor. Pekala... "Böyle vurulursun işte. Salak kız. " Ahmet'in sesini tekrar duyunca kafamı kaldırıp filme baktım. Kadın yerde yatıyordu. Sanırım bacağından vurulmuştu. Önünde duran tabancaya ulaşmaya çalışıyordu. Bir adam ise tepesinde dikiliyordu. Kel kafalı, kızıl sakallı biriydi. Yavaş yavaş kadının önüne geldi ve silahı ayağıyla itti. Sonra önünde çömelip kadının kafasını kendine doğru kaldırdı. "Aha geberdi kadın. Bir fatiha okuyalım. " Ahmet bayağı kaptırmış kendini. Yanındaki de ona baktıkça gülüyordu. Tipi gerçekten de komik olmalı. Tekrar filme odaklandım. Dikkatimi çekmişti n'apabilirim? Adam kadının kulağına eğilmiş bir şekilde konuşuyordu. "Hala bir şansın var. Bunu biliyorsun? Ya beynine sıkarım yada teklifimi kabul edip tedavi olmanı sağlarım." Teklifi ne ki? Başından beri filmi izlemiyorum. Kadın bir şey demedi. Adam hafifçe gülümseyip ayağa kalktı. Kadının kollarından kaldırdı ve ayakta durması için destek verdi. "Suskunluğundan kabul ettiğini anlıyorum. " Kadını kucağına aldı bu sefer. Hala bir şey dememişti kadın. Film durdu ve ışıklar açıldı. Sanırım ara verdik. Aslı ayağa kalktı ve lavaboya gelip gelmeyeceğimi sordu. Olumsuz anlamda kafamı salladım. O gittikten sonra bende dikkatimi Ahmet'e verdim. "Hala gerginsin dostum. " Sinan olduğunu düşündüğüm arkadaşı endişeli şekilde Ahmet'e baktı. "Elimde değil. Offff... " N'oldu acaba? Yerimde biraz daha küçüldüm. "Bazı şeyleri oturtmam ve sonlandırmam lazım ama ne yapacağımı bilmiyorum. Nasıl yapacağımı veya. Sadece susup izlemek istiyorum ama işlerin yokuşa gideceğinden korkuyorum. Yanlış duygulardan veya bir şeyleri kaybetmekten. Ben kendimden korkuyorum diyeceklerimden. Bu beni endişelendiriyor. " Söylediklerini duyduğumda bir süre yutkunamadım. Beni düşünerek dediğini hissediyordum ve bu kalbimi biraz ağrıtmıştı. Halıya odaklandım. Aslı geldi ve benimle uğraşmaya başladı. İlginç bir şekilde kalbim çok ağrıyordu. Uzun süredir hissetmediğim bu ağrıyla ne yapacağımı bilmez durumdayım ve Ahmet ile en kısa sürede konuşmam gerektiğini söyleyen beynimi susturamıyordum. Ahmet'in dediği gibi belki de bir şeyleri bitirmem gerekiyordu ama nasıl olacağı hakkında bir fikrim yoktu. Sevdiğim birinden gitmem lazımdı ve gitmek belki de beni daha kötü yapacaktı. Film geri başladı ama ben odaklanamadım. İzlemedim. Ahmet'e baktım sadece. O da aynı şekilde kapasına şapkasını geçirmişti ve lastiklerini olabildiğince sıkmıştı. Sadece burnu ve dudağı gözüküyordu. Çocuk üzgünken bile komik. Elimle anlıma vurdum. Her şeyini iyi görmeyi bırakmalıyım. Film bitince ilk Ahmet'in kalkmasını bekledim. O çıkınca bende yavaşça arkasından çıktım. Yanımda Aslı vardı ve o da benim gibi susuyordu. Ahmet'i duyabileceğim bir mesafeden takip etmeye başladım. Aslı da sorgulamadan peşimden geliyordu. Ne yaptığım hakkında bir fikrim yoktu. Sanırım bugün aramızdaki 'arkadaşlık' ilişkisini bitirecektim. Ve o, onu bildiğimi bilmeyecekti. Derin bir nefes verdim ve Ahmet'e yetişmek için biraz hızlandım. Yanındaki sürekli eğlenceli şeyler anlatıp onu güldürmeye çalışıyordu. Ahmet'e sesleneceğim de söylediği şey karşısında donup kaldım. "Bir şansımız olur mu sence? " Nefes alamadığımı hissediyorum ama sanki gerek yokmuş gibi. "Ona anonimi olduğumu söylesem belki bana kızar? Yada benim olduğumu öğrenince vazgeçer sevmekten. Bu ihtimal olabilir mi? " Gözlerimi kapattım ve düşmemek için sakinleşmeye çalıştım. İki ihtimal vardı: Ya Ahmet olabileceğimizi düşündüğü için kimliğini söyleyecek, Yada onu bırakmam için kimliğini söyleyecek. Açıkçası ikinci ihtimal o kadar yakındı ki düşünmeyi bıraktım. "Sanırım ona söyleyeceğim anonim olduğumu. " O anda geri döndü ve beni ona bakarken yakaladı. Kitaplarda veya filmlerde böyle zamanlarda ortamdaki sesler kesilirdi ve büyük olay öncesi heyecan kaplardı herkesi. Sadece hatırlatayım dedim. Çünkü hemen ilerde kavga vardı ve arabalar kornaya basıyordu. Öyle bir ortama girmedim ama kalbimin sesi kulağımda atıyordu. Heyecan, korku, üzüntü, beklenti... "Anka... " İsmimi söyledi ama ne yapacağını bilmez gibiydi. Acaba numara mı yapacak yoksa kabullenecek mi? "Seni burada görmeyi beklemiyordum. " Kafamda onayladım. Yanındaki oğlan bir bana bir Ahmet'e bakıyordu. "Oha! Ahmet'ten daha uzun. " Bütün ciddiyetimin gittiğini hissettim ve dudaklarımı birbirine bastırdım. " Sinan rezilsin ya! Defol git! " Sinan koşarak yanıma geldi ve iki elini yanaklarıma koydu. Ne oluyor lan!? " Bunu bulmak için çok mu zorlandın? Geçmiş olsun ve kolay gelsin. " Göz kırptı ve yanımdaki Aslı'ya bakıp kaşlarını kaldırdı. Daha ne olduğunu anlamadan Aslı'nın elini tuttu ve koşmaya başladı. "Hadi gidelim Osman! " Bu çocuk ne içti? "Lan kızı nereye götürüyorsun!? " Arkasından bağıran tabii ki de bendim. Zavallı Aslı ona ayak uydurmaya çalışıyordu. "Zeki gibi gözüküyor. Matematik çalıştırsın bana! " Bütün sokaktakiler bir an bize baktılar sonra kavgaya devam ettiler. Ayrıca kız kaçırıp matematik anlattırmayan da ne biliyim. "Bu çocuk adam olacak daben göreceğim. " Diyene bak. Kahkaha attığım için bana döndü ve bir anda ne olduğunu hatırlayınca alt dudağını ısırmaya başladı. "Konuşacak mıyız? " Ahmet elini ensesine götürdü. Kafamda onayladım. Konuşmanın vakti gelmişti. "Peki o zaman... " Yolun ortasında dikilmeye devam ettik. En sonunda konuşmayacağını anlayınca ben konuştum. "Senin anonim olduğunu zaten biliyordum ve seni seviyorum. " İradem dışı çıkan sözlerle ikimizde gözlerimizi sonuna kadar açtık. İç sesimin zaten çenesi yere düştüğü için konuşamıyordu. Peki şimdi ben ne diyeceğim? ~~~~~~~~~~~~~~~
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE