bc

LİLİTH: ŞEYTANIN ÖZÜ (+18)

book_age18+
692
TAKİP ET
4.0K
OKU
dark
love-triangle
fated
kickass heroine
magical world
friends with benefits
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Laila, bir tarolog sayesinde geçmiş yaşamından sahneler görmeye başlar. Geçmiş yaşamında herkes tarafından tanınan ünlü bir kadındır fakat vahşice öldürülmüştür. Laila, annesini görmeye Braşov'a gittiğinde hayatının aşkıyla tanışır ancak geçmişinden gelen karmalar onu zorlayacaktır. Gerçek özünü bulurken, geçmişinin sır perdesi de yavaş yavaş aralanacaktır.

Hikaye şiddet ve cinsel sahneler içermektedir.

Gerçek bir cinayetten alınmış bir sahne bulunmaktadır, onun dışında tüm karakterler hayal ürünüdür.

"Lilith: Şeytanın Özü" Adıyla yayımlanmış ilk kitaptır, tüm hakları saklıdır.

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
1.ŞEYTAN
Bu hikayede gerçek hayattaki bazı karakterlere yer verilmiştir fakat olay örgüsünün gerçekle bir bağı yoktur tamamen esinlenilmiştir. Gerçek karakter ile hayali karakterler harmanlanarak fantastik bir hikaye yazılmıştır. Hikayede geçen şiddet sahneleri gerçek bir cinayetten alıntı olsa da kimseyi incitmemesi en büyük temennim. Saygılarımla. ***** "Gözlerini kapat ve bir tane kart seç." Genç kadın karşısında onu dikkatle izleyen tarolog kadına göz ucuyla baktı. Gözlerini kapatarak dediğini yaptı. Elini kartların üstünde gezdirdi. Kartların içinde bir yerden sıcak bir enerjinin onu çektiğini hissetti. Gözlerini açtı ve parmağıyla gösterdi. "Bu kart." Tarolog kartı çevirmeden önüne çekti. Açmadan önce kıza bir daha baktı. Sanki onda garip bir şey varmış gibi bakıyordu. "İki kart daha seçmelisin. Sol elinle, hissederek." Kız, uyumlu bir ses tonuyla "tamam" diyerek tekrar iki kart seçmek için odaklandı. Sol eli kartların üzerinde gezinirken bir yerde yine bir sıcaklık hissetti, tam gözlerini açıp kartı gösterecekken tarolog kadın aniden kızın elini tutup gözlerinin içine baktı. "Ne? Ne oldu?" dedi Laila telaşla. Tarolog, kızın elini bırakmadan acı çeker şekilde sesler çıkardı. Kız ne olduğunu bir kaç saniye anlayamadı ama bir anda onu ele geçiren bir hisle gözlerini kapattı. Önünde bir vizyon belirdi. Vizyon "Çocuğumu doğurduktan sonra, bana istediğini yap. Ama ne olur çocuğumu bağışla. 8 buçuk aylık hamileyim. Yalvarırım." Eli yüzü kan içinde etrafında arkadaşlarının cesetleri olan genç kadın karşısında ona pislikmiş gibi bakan kadının gözlerinin içine bakarak yalvarmaya devam etti. "Ya da beni öldürmeden önce karnımı kes ve çocuğumu yaşat, lütfen..." Fakat karşısında ki canavar ruhlu kadın dediklerini umursamadı, elindeki bıçağı defalarca kadının vücuduna sapladı. "Sana asla merhamet etmeyeceğim." Bu gördüğü vizyondaki kadın kadar acı çekmeye başladı genç kadın. Sanki o kadın oydu, ve onu bıçaklıyorlardı. 16 kere bıçaklanma hissini nerdeyse yaşadı. Canı yanıyordu. Tarolog elini sertçe çekip bıraktı. Kadın gerçekliğe geri döndü ve dehşetle gözlerini açtı. "Bu da neydi? Sen büyücü müsün ben az önce ne gördüm?" Tarolog hızlı bir şekilde az önce seçtiği kartı açtı. ŞEYTAN kartı "Çok güzelsin, ama bahtsızsın." dedi tarolog anlamsız bir biçimde Kız hâla daha ne olduğunu anlamayarak "Garip şeyler söylemeyi keser misin neler olduğunu anlamaya çalışıyorum ama bana yardımcı olmak yerine saçmalıyorsun. Ve güzel olduğumu biliyorum. Yani?" dedi. "Şimdi de güzelsin, ama ben bir önce ki yaşamından bahsediyorum. Çok güzeldin. Ruhun reenkarne olmuş. Az önce gördüğün şekilde de öldürüldün." Kız anlamaz gözlerle soğuk ellerini şakaklarına değdirdi ve ovuşturdu. "Reenkarnasyon dediğimiz şeyin gerçek olduğuna dair bir kanıt yok nasıl emin olabilirsin?" Tarolog, az önce tam seçecekken elini tuttuğu an kızın seçeceği kartı da aldı ve açtı. Laila, taroloğun gözlerinin içine bakarak devam etti, "Eğer bensem o kişi, kimdim? Bunu bulabilir miyim?" "Kim miydin... İpuçlarına dikkat et, kim olduğunu sana söyleme yetkisine sahip değilim. Bunu sen ipuçlarına giderek bulacaksın. Bundan sonra ki bütün işaretlere dikkat et, her şey artık aydınlığa kavuşabilir, gezegenlerin kilidi çözüldü." Tarolog elinde ki kader çarkı kartını Laila'ya doğru çevirdi. Ve devam etti. "İçinde bir karanlık var, özün kötü senin. Elini bile tutmadan hissetmiştim bunu. Kartı seçtiğinde tarotlarım bana fısıldadı, bu kıza göstermen gerekeni göster ve onu aydınlat. Geçmiş yaşamını göster dedi. Ben de yapmam gerekeni yaptım. Çünkü böyle emrettiler." Genç kadın tam tekrardan taroloğu soru yağmuruna tutacakken tarolog ekledi, "Her ruh reenkarne olmaz, sen tamamlaman gereken şeyleri tamamlayamadığın için tekrar gelmişsin. Veya da bir karanlık sözleşmenin ana karakteri sensin. Sence hangisi?" ***** "Ya bak yemin ederim kendim gördüm, rüya gibiydi ama resmen ben yaşadım. Tam 16 kere bıçaklandım. Ve hamileydim, tam 8 buçuk aylık. Ve tarolog eski yaşamımda çok güzel bir kadın olduğumu söyledi." Yakın arkadaşı Araf, onu dikkatle dinlese de anlattıkları pek akla mantığa uygun gelmemişti. Ama yakın arkadaşını da üzmek istemiyordu. "Yavrum, büyük ihtimalle gittiğin tarotçu kadın cinliydi ve senin böyle kafanı karıştırmak istedi ki daha fazla ona gidip para veresin diye. Korkma sakın kafana da takma böyle şeyleri sadece dolandırılmışsın." Laila arkadaşının yanına oturdu. Henüz kendisi de inanmasa da arkadaşını yaşadığı şeylerin gerçekliğine ikna etmek istedi. "Para almadı ki. Sana nasıl gerçek olduğunu anlatacağımı bilmiyorum ama gerçekten o hayal gözümün önüne geldiğinde canım yandı. İnan bilmiyorum, hayatımda yaşadığım en tuhaf şeydi." Araf, kadının ondan para almamasına biraz şaşırsa da yine de yaşanan şeylerin gerçekliğine pek de çok ihtimal veremiyordu. "Olsun, sakın bir daha gitme oraya gerek yok. İnandırıcı olma amaçlı para almamıştır." Laila sehpanın üzerinde duran sigarasına uzandı ve bir dal çıkartıp yaktı. "Evet, dediğinin ihtimali daha yüksek. Ama ya gerçekse? %1 bile olsa ihtimal var demektir." Araf, kova burcunun tüm özelliklerini taşıyan bir erkek olarak mantıklı davranmaya çalışıyordu ama arkadaşı tam bir akrep olduğu için bu tür gizemli olaylara meyili bitmiyordu. Sonunda orta yolu bulmaya karar verdi. "Tamam o zaman, araştıralım. Kadının dediği gibi birisi varsa bunu buluruz değil mi?" Laila gözleri ışıldayarak arkadaşına baktı. "Tabii ki senin yanına gelmeden önce yolda bunu araştırmakla meşguldüm. Ama bildiğim şeyler o kadar sınırlı ki... 16 defa bıçaklanan kadın yazınca bile karşıma bir sürü sonuç çıkıyor. Kadın cinayetinden bol ne var ki." Araf ayağa kalktı ve buzdolabından iki tane zencefilli tonik çıkardı, bardaklara buz koyup arkadaşına ikram etti. "Tam olarak kadın ne dediyse ve sen ne gördüysen söyle, kilit yerlerden araştıralım. Yeter ki senin gönlün olsun." "Tamam, güzel bir kadın. 8 buçuk aylık hamileyim diyordu gördüğüm o hayal gibi şeyde. Etrafta bir sürü ceset de vardı aynı zamanda. Beni öldüren kadına yalvardım ama sana acımam tarzında şeyler söyleyip bıçaklamaya başladı. Taroloğun verdiği bilgi ise her ruhun reenkarne olmadığı, ya tamamlamam gereken bir şey olduğu ya da karanlık bir sözleşmenin içinde olduğumdu." Araf arkadaşını can kulağıyla dinledikten sonra anlattıklarını ayrıştırıp tek tek google da aramaya başladı. Laila da aynı şekilde telefonuna gömülerek bir sürü siteye girip çıktı. Yaklaşık 40 dakika boyunca süren sessizlik Araf'la bozuldu. "Şöyle bir haber buldum ama?" Laila heyecanla telefondaki yazıları okumaya ve kaydırmaya başladı ama anında bunun alakasız olduğunu anladı. "Hayır ya, bir kadındı öldüren. Kocası tarafından 16 kere bıçaklanan kadın diyor bu değil. Kadının yüzü çok net aklımda." Araf tüm sekmeleri kapatıp telefonunu kenara koydu. Aynı şekilde Laila nın tuş kilidini de kapattı ve telefonun yanına bıraktı. "Değişik bir gün geçirdin, dinlenmek ister misin? Burda kalabilirsin bugün." Laila bu fikre hemen ısındı, fakat yakın arkadaşıyla eğlenceli sohbet muhabbet dolu bir gece geçireceğinden değil, tekrardan aralarında cinsel bir şeyler geçebilme ihtimalinden dolayı. "Olur, hatta film izleyelim mi? Çok uzun zamandır seninle böyle bir şey yapmıyorduk." Araf olumlu anlamda kafasını sallayarak televizyonundan Netflixi açtı. Kumandayı Laila'ya uzattı. "İstediğini aç sen, ben uyarım sana." "Yok, hep benim dediğim oluyor. Bu sefer sen aç ama lütfen bilim kurgu olmasın gerçekten katlanamıyorum." Araf "Sen bilirsin" diyerek filmler arasında gezinmeye başladı. Bir tanesinde durup "İşte bu ya, en sevdiğim film bu benim. İzleyelim mi, lütfen?" dedi. Laila filme baktı ve dedi ki, "Savaş filmi mi bu?" "Savaş filmi deyip geçme. Ödüllü bir film bu, bak yönetmeni de Roman Polanski." Laila filme bir şans vermeyi kabul etti ve alay eder şekilde konuştu. "Aman tamam canım izleyelim. Neymiş adı, Piyanist. Güzeldir herhalde." "Gerçekten seveceksin. Başlatıyorum." ***** Araf az önce boşalmanın verdiği rahatlamayla Laila'nın yanına uzandı ve ona arkadan sarıldı. Bu kızla her beraber olduğunda içini bir pişmanlık kaplıyordu, onu üzdüğünü düşünüyordu. Hayatta en iyi anlaştığı insanlar arasında olabilirdi, ama hiçbir zaman ona aşık değildi. "Seni üzüyor gibi hissediyorum böyle, bir daha yapmayalım." Laila umursamazca yorganla üstünü kısmen kapattı. "Kaç yıllık arkadaşımsın ama hala daha biriyle yattığım zaman ona bağlandığımı düşünüyorsun. Tabii ki üzülmüyorum, çıkar onu aklından." "Yani ne bileyim, bir ilişkimiz yok hatta çok yakın arkadaşız ama bu tarz şeyler yaşanıyor. Üzülmeni istemem. Sen benim için değerlisin." "Biriyle sevişmem için ilişkim olmasına gerek yok, sen boşver düşünme bunları. Ne olursa olsun sen benim yakın arkadaşımsın, ve herkes de öyle bilmeye devam edecek." Laila sözünü bitirir bitirmez telefonu titredi. Eline alıp gelen mesaja baktı. Araf arkasında olduğundan mesajı görmüştü. Radu adlı kişiden gelmişti mesaj. "Bebeğim, orda mısın?" yazıyordu. "Radu yazmış. Tabii saatlerdir haber alamadı senden." "Neyse dur cevap vereyim de ayıp olmasın." Radu, Laila'nın yaklaşık 2 sene önce Braşov'da tanıştığı eski sevgilisiydi. Şimdi tekrar flört dönemine girmişlerdi, çünkü bir kaç gün sonra Laila tekrardan Romanya'ya gidecekti. Annesi orada yaşıyordu ve sık sık onu görmeye gidiyordu. "Aldatmış sayılmam herhalde, daha flört ediyorduk. Değil mi?" "Evet sayılmazsın," dedi Araf gülümseyerek. Sonra ekledi, "Tabii Radu dahil bütün sevgililerini benimle aldattığını saymazsak..." Laila telefonu kapatıp elini soğuk yastığın arasına soktu. Ve vücuduna sarılan Araf'ı kendinden uzaklaştırdı. "Bunu neden yaptığımı bende bilmiyorum. Kötü bir durum farkındayım ama, kendime engel olamıyorum. Sadece cinsel bir durum değil." Araf onu kendinden uzaklaştırmasına bozularak arkasını döndü ve normalde kalp kırıcı şekilde konuşan biri olmamasına rağmen dedi ki; "Çünkü özün kötü. Senin ruhunda aldatmak, ihanet etmek var. Seni tanıdığım için sana aşık olamıyorumdur belki de." Araf'ın söylediği sözler Laila'yı şok dalgasına soktu. Fakat Araf'ın ona ettiği kırıcı sözlerden dolayı değil. Bugün, taroloğun dediği laf aklında çınladı. "İçinde bir karanlık var, özün kötü senin."

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

evli kadın evli adama aşık oldu

read
10.4K
bc

Kan Kırmızı (Türkçe)

read
4.1K
bc

Ölüm Yıllıkları

read
1.2K
bc

Tutku'nun Esiri

read
24.9K
bc

ALFABETA (+18)

read
29.4K
bc

ÇAPKIN +18 (365 Gün Serisi)

read
24.8K
bc

SENİ HİSSEDİYORUM ( 2 )

read
7.9K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook