Laila, bu yolun nereye varacağını bilmeden, derin bir korku ve çaresizlik içinde bekliyordu. Barış’ın yüzündeki soğuk ifade, ona umut vermiyordu. Nihayetinde, araç durdu ve Barış, Laila’yı sertçe dışarı çıkardı. Gözleri bağlı olan Laila, etrafında olup bitenleri sadece hisleriyle algılamaya çalışıyordu. Barış’ın güçlü kolları onu ormanın derinliklerine doğru sürüklerken, ayaklarının altındaki çamur ve yaprakların hışırtısını duyabiliyordu. Bir süre sonra, Barış onu bir kulübeye getirdi. Laila, kulübenin içinde soğuk ve rutubetli bir hava hissetti. Barış, onu bir sandalyeye oturttu ve ellerini, kollarını bağladı. Laila’nın gözleri bağlıydı ama kalbinin atışı hızlanmıştı, nefesi kesik kesikti. Barış’ın ne yapacağını bilmemek, ona büyük bir korku ve endişe veriyordu. Kısa bir süre sonra, ka

