Kolları adamın beline dolanmış şekilde karşısında gördüğü manzara ile dili tutuldu, bedeni kaskatı kesildi. Bedeni hissizliğin eşiğine gelmişken elindekiler gürültü ile yeri boyladı. Altan bir an ne olduğunu anlayamadan Zümrüt'ü kendinden uzaklaştırdı. Kızın donmuş yüzüne bakıyordu. Zümrüt'ün bakışlarının sabitlerini yere kafasını çevirince başından aşağı kaynar suların döküldüğünü zannetti. Seçil tüm dağınıklığı ve üzerinde sadece kalçalarını zar zor örten Altan'ın tişörtü ile Zümrüt'ün gözlerine bakıyordu... - Altan panikle Zümrüt'e dönünce, o sevdiği elaların karaya çaldığını gördü. 'Zümrüt' dedi inler gibi. Kendisinden uzaklaşan kızın eline uzandı ama Zümrüt birkaç adım geriledi. 'Bu!' diyebildi parmağıyla kızı göstererek. 'Bu bekleyebileceğim en son şeydi.' Ağzından başka bir keli

