Zümrüt Altan'ın son sözlerini dinledikten sonra oturduğu yerden güçlükle kalkıp karşısında duran sedire tekrar gitti. Ne soğuğu ne de sıcağı hissedemez halde sedire uzanıp kabanını başının altına aldı. Gözlerini kapatınca Altan'ın anlattıkları tek tek gözünün önünde beliriyordu. Kapalı olan gözlerini tekrar açıp az önce dibinde oturduğu kapıya baktı. O kapının ardında sevdiği adam vardı. Sevdiği adam. Altan Zümrüt'ün her şeyiydi. Altan Zümrüt'ün gözlerine her daim şefkatle aşkla bakardı. Zümrüt bundan kesinlikle şüphe etmiyordu. Ama bu kadar süredir sevdiği adam ile geçirdiği her anın arasında bir yalan dolaştığını öğrenmek yıkmıştı onu. Duydukları, aklında tekrar dolaşmaya başlayınca sabahtan beri kurduğu cümleyi tekrar kurdu. 'Altan yapmaz.' Zümrüt'ün kalbi kesinlikle kabul edemiyord

