Altan hâlâ şoktan çıkamamış şekilde İlhan'a bakarken, cebindeki telefon titremeye başladı. Alıp telefonu kulağına dayadığında, duyduğu ses ile bedeni buza kesti. 'Merhaba Altan. Düğün hediyeni beğendin mi?' Altan sinirle yumruğunu duvara geçirdi. Sıkılı dişlerinin arasından tısladı. 'Kenan!' - Telefonu kapatıp sinirle yere fırlattıktan sonra yumruğunu ardı ardına duvara vurmaya başladı. 'Şerefsiz! Allah'ın belası!' diye bağırıyordu. Son darbeyi indiremeden Dursun, kan içinde kalan elini yakalayıp onu durdurdu. Altan gözlerini kapatıp derin derin nefesler almaya başladı. Elini Dursun'un ellerinin arasından çektikten sonra, yüzünde görenleri korkutacak kadar sert bir ifade ile arkasını döndü. 'Tuana nerede?' Duru burnunu çektiği yerde cevap verdi. 'Aşağıda, Ayla ablanın yanında.' Mi

