1.BÖLÜM

1040 Kelimeler
Merhaba. BAŞLAMA SAATİNİZ (21:05) SORU: ⚜️Tek bir dilek hakkınız olsa ne dilerdiniz. Bol bol YORUM yapmayı ve BEĞENMEYİ unutmayın lütfen. Hatalarım var ise affola. İyi okumalar. ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• "Anne yeter artık ya. Bendeki de can. Ben mi dedim beni atamayın boş boş gezeyim."diye en sonunda düşüncelerimi dışa vurdum. "Sus cevap verme bana. Ben sana dedim o bölümü okuma diye demi. Beni dinlemezsen işte böyle boş boş gezersin."sitemle söylenen annemi daha fazla kızdırmamak için boynuna sarılıp yanağını öptüm. "Bir tanecik annem yapma artık bak üzülüyorum."diye kendimi acındırmaya başladım. "Tamam tamam demedim bir şey."deyip mutfağa söylenerek girdi. Maalesef ki annem az da olsa haklıydı. Biyoloji öğretmeni olmak için dört yıl üniversite okumuştum ama gelin görün ki üç senedir atanmayı bekliyordum. Bu üç yıl içinde boş boş çocukluk arkadaşım Gaye ile gezmiş ve yirmi dört yaşında olsak da çocukça şeyler yapmıştık. Daha fazla boş duramayacağım için kendime bir an önce iş bulmalıydım ve çalışmalıydım. Durumumuz iyi aslında ama aileme destek olmak istiyordum. Beni düşüncelerimden uzaklaştıran durmadan çalan telefonumdu. Kesin Gaye arıyordu. Telefonu elime alıp daha fazla bekletmeden açtım. "Efendim." "Başak bizim çocuklar hep birlikte toplanalım diyorlar,bizde gidelim." "Onların hiç birini sevmediğimi biliyorsun değil mi. Hepsi art niyetli insan topluluğundan başka bir şey değiller." "Yine başladın söylenmeye. İtiraz istemiyorum yarım saate kapıya dayanırım haberin olsun. Çabuk hazırlan."diye çemkirip telefonu yüzüme kapattı. İkimizde asla birbirimiz olmadan bir şey yapmazdık. Arkadaştan öte kardeştik biz. "Anne."diye bağırarak mutfağa girdiğimde karnıma gelen kaşıkla geriye doğru kaçtım. "Anne ne yapıyorsun ya kızınım ben senin kızın." "Ne bağırarak içeriye giriyorsun sen de. Ödümü koparttın." Şuan anneme yalakalık yapacağım için susmayı tercih ettim. "Canım annem,bir tanem." "Kısa kes ne istiyorsun." Taktiklerimi değiştirmem lazımdı artık yemiyordu. "Gaye ile dışarı çıkacağız."tek kaşı havaya kalkmış bir şekilde bana bakınca Tatlıca sırıttım. " Yani çıkabilir miyiz?" "Geç kalmamak şartıyla gidebilirsin." "Canım annem benim."deyip yanaklarını öpmeye başladım. "Var ya bir de yirmi beş yaşında olacaksın. Senin yaşıtların evde iş yapıyor iş. Seni alan koca yandı diyeceğim de seni kimse de almaz en sonunda elimde patlayacaksın. Yanlışlıkla aldı diyelim vallahi iki gün sonra kapının önüne atar seni." annem daha söylemeye devam ederken hızla odama kaçtım. Annem beni bitiriyordu yemin ederim ki. Hızla dolaba ilerleyip giyecek bir şeyler bakmaya başladım. Üstümü değiştirdikten sonra saçlarımı tarayıp arkama attım. Vücut spreyimden çok azıcık boynuma sıkıp elimle dağıttım. Yanımda çanta taşımayı sevmediğim için telefon kılıfının arkasına paramı koyup telefonu da cebime iliştirdim. Bir anda odamın kapısı açılmasıyla oraya döndüm. Gelen ergen kardeşim Berkten başkası değildi. "Nereye gidiyorsun sen,benden izin aldın mı?" "Berk Allah yarattı demem, seni arkanda ki duvara tablo gibi asarım. Defol git gözüm görmesin seni. Pis ergen."diye çemkirip odadan çıktım. Kapıdan konuşma sesleri gelmesi ile oraya doğru ilerledim. Annem ve Gaye tam konsantre dedikodu yapıyorlardı. "Dedikodunu bittiyse biz gidelim artık "deyip Gayeyi kolundan tutup dışarıya çekiştirdim. "Geç kalırsanız gebertirim ikinizi de . Başınıza da bela açmayın." Annem her gün aynı şeyleri söylüyordu. En fazla başımıza ne gelebilirdi ki. "Tamam anne hadi gir içeriye. Ha bu arada o ergene söyle odamdan hemen çıksın."deyip merdivenlerden inemeye başladım. "Başak yavaş olsana kızım."arkamdan Gayeyi sürüklediğim aklıma gelince yavaşladım. "Nereden çıktı bu toplanma işi. Hangi salağın aklından çıktı."diye sitemle söylendim. Gayeden ses çıkmayınca ona doğru döndüm. Beni hiç duymamış gibi yapıp kafasını çevirdi. "O salak sensin değil mi?" ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Neredeyse yarım saatten beri kafe de oturmuş muhabbet ediyorduk. Daha doğrusu onlar ediyor ben dinliyordum. Sevmiyordum bu insanları. Çok yapmacıklardı. "Eee Başak sen daha atanamadın mı?"soran kişiye baktığımda gıcık Esra dan başkası değildi. Alayla sorduğu soruyu ona yedirmek istiyordum. Hiç ona bakma gereği duymadan sorusunu cevapladım. "Atanmış olsaydım şuan burada senin boş muhabbetini dinliyor olmazdım."diyip arkama yasladım. Tam ağzını açıp bir şey diyeceği an  kafenin kapısı sert bir şekilde açılmış ve içeriye üniformalı beş altı polis memuru girmişti. Etrafa göz gezdirdikten sonra gözleri bizim masada son bulmuş ve buraya doğru adımlamaya başlamışlardı. Bizim masanın önünde durduğunda teker teker bizlere bakmış ve günümü mahfedecek sözleri söylemişti. "Başak Akar." Bir anda bana dönen bakışlar ile polisler de bana dönmüştü. "Bir sorun mu var polis bey." "Tutuklayın." Polis arkasında ki polislere emir vermesi ile hızla ayağa kalktım. "Ne diyorsunuz siz ya suçum neymiş polis bey."diye şaşkınlıkla sordum. Herkesin gözü bende iken yerin dibine girmek istiyordum resmen. İki polis hızla üzerime gelip bileklerime anlamadığım bir anda kelepçeyi takmışlardı. "Cinayetten tutuklusunuz." "NE!" ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Evet ilk bölümü nasıl buldunuz? ⚜️Başak karakterinin enerjisini sevdiniz mi? Bol bol YORUM yapmayı ve BEĞENMEYİ unutmayın lütfen. Kendinize çok iyi bakın görüşmek üzere.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE