bc

Orman Gülüm +21

book_age18+
2.3K
TAKİP ET
32.1K
OKU
family
neighbor
drama
sweet
lighthearted
serious
kicking
loser
city
small town
childhood crush
war
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

🚫Cinsel içerik yoktur 🚫

“Hani sen bana orman gülüm derdin ya hep… Mis kokulum diye severdin. Ama sen bana zehirli sarmaşık gibi dolandın. Kalbime girdin önce… Sevdirdin kendini, hayatımın en güzel anlarını yaşadım sayende. Ama sonra her yerime dolanıp sardın, akıttın içime zehrini… Zamanla öldürdün beni, ben hala daha ölmeye devam ediyorum…”

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
güzel gözlüm
Kumru ​Orman gülünü bilir misiniz? Ordu'nun yaylalarını süsleyen, gelinlik gibidir. Kokusuyla insanı mest eder ama bir o kadar da zehirlidir. Hatta tarihteki ilk zehrin orman gülünden yapıldığı söylenir. ​İşte bizim sevdamız da tıpkı böyleydi; sarhoş edecek kadar güzel, bir o kadar da zehirli. ​"Kızım, haydi kalk! Mallar çayıra gidecek." ​Ey Allah’ım, sabah sabah bu ne iştah böyle anne? Bir gün de "Yat kızım" demek yok. Koskoca doktor oldum, yine de yok. ​"Sana da hayırlı sabahlar anneciğim," deyip yanağına kocaman, sulu bir öpücük kondurdum ve yanından kaçtım. Böyle öpülmekten hiç hoşlanmadığını biliyordum. ​"Kızım, Allah aşkına öpme şöyle be!" dedi gülerek. ​Lavaboya gidip günlük işlerimi hallettikten sonra kahvaltı hazırlamaya yardım ettim. Ne demişler, 'Yaptığın bana ise, öğrendiğin kendine.' Annem, biz kalkana kadar inekleri sağmış ve sütçüye vermişti bile. ​Kahvaltı hazır olunca babam ve ablam sofraya oturdu. Kahvaltı bittikten sonra herkes bir yere dağıldı. Ablam ev işlerine, annem tarlaya… Ben ise, tabii ki ev işlerinden firar. Hiç sevmem çünkü. ​Ve ben, şahsına münhasır Kumru, malları gütmeye kaçtım. Dağda, bayırda sessizliği dinlemeyi, huzuru koklamayı seviyordum. Huzur koklanır mı? Ben koklardım valla. Öyle huzurluydum ki, belki de dünyanın en gamsız insanı olabilirdim. Dünya yansa umurumda olmazdı. Bazen kuşlar öterken, hep benimle konuştuklarını sanırdım. En çok da hayal kurmayı severdim. ​"Kumru, haydi kızım! Hava sıcaklaşmadan malları al da git." ​"Tamam anne!" ​Tam sekiz hayvanımız vardı. İnekler, danalar, hatta bir de yanımdan hiç ayrılmayan Boncuk’um vardı. Hayvanları alıp yola çıktığımda birinin beni izlediğini hissettim. Etrafıma bakındım ama kimseyi göremedim. ​O an telefonumdan en sevdiğim şarkıyı, Serdar Ortaç'tan "Şeytan"ı açtım. Hem hayvanları götürüyor, hem de dans edip şarkı söylüyordum. Geçtiğim yollar, kartpostalları aratmayacak kadar güzeldi. Orman güllerinin o mis kokusuyla insan mest oluyordu. Kuş cıvıltıları, rüzgârın hafif esintisi… Öyle güzeldi ki insanın âşık olası geliyordu. ​Yine yaramaz Boncuk iş başındaydı. Yine girdi dikenliğin içine. ​"Allah aşkına kızım, ne işin var senin orada?" diye kendi kendime konuşmaya başladım. ​"Ayyyy! Öf kızım ya, elime diken battı işte!" Boncuk debelendikçe her yerine dikenler batıyordu. "Dur kızım, kanattın ya her yerini!" ​Mustafa ​Bugün yine erkenden kalktım, sırf orman gülümü, avu çiçeğimi görmek için. Onu o kadar çok seviyordum ki, bu aşkı anlatmaya ne satırlar ne de boğazda tek bir nefes kalırdı. O beni bir gün bile görmedi. Gittiği her yere gittim. Düğünlere, eğlencelere… Hep bir adım arkasında oldum; bir soluk gibi, bir gölge gibi… ​"Ooo abi, hayırdır! Sabah sabah seni yatağından eden nedir? Yoksa yatakta su mu çıktı?" ​Yine kardeşim, yine zevzeklikleri. Şaşırdık mı? Tabii ki hayır. Yoksa benimle uğraşmadan günü nasıl geçerdi? ​"Lan, yürü git! Ayağımın altına almayım şimdi." ​"Aman be abi, ne kızıyorsun? Bir şey demedik." ​Ey Allah'ım ya, bir de trip atıyor! Arkasından bakarken annem geldi. Anlam veremediğim bir surat ifadesiyle bana bakıyordu. ​"Hayırdır valide sultan, nedir bu suratının hâli?" Konuyu az çok tahmin ediyordum: Gelin meselesiydi. ​"Bıktım sizden! Ne zaman evleneceksiniz? Ben de artık torun sevmek istiyorum." ​"E anne, abim evleniyor ya daha ne istiyorsun?" ​"Onla sen bir misin?" ​"Ne farkımız var anneciğim?" ​"Ne yok ki oğlum! Gidiyorsun her gün Allah'ın dağına. Geri döner misin, dönmez misin belli değil. Belki güzel bir gelin alırsam, eve bağlanırsın. Karına, çocuklarına bakarsın, he oğlum?" ​"Anne, sanki hovardalık yapıyormuşum gibi konuşma. Ben bu vatanın evladıyım. Mesleğimi de çok severek yapıyorum. İyi ki de asker olmuşum." ​"Tamam, tamam oğlum, haklısın. Hadi gel sana şu Sevimlerin kızı Nazlı'yı alalım." ​"Anne, sen beni diri diri gömmek mi istiyorsun? Ben ne yapayım o burnu havada kızı?" ​"Sen de hiçbir kızı beğenmiyorsun! Ne yapacağım ben seninle ha? En sonunda sana şişman Kumru'yu alacağım, o olacak." ​"Vallaha mı anne? Gerçekten alır mısın?" ​"Aaa, delinin zoruna bak! Bir de dalga geçiyor annesiyle! Terliği yiyeceksin, o olacak. Tabii ki de almam sana! Kız mı yok başka?" ​"Offf anne, offf!" ​"Anneye 'off'lanmaz, eşek sıpası!" ​Azıcık umudum varsa bile annem hepsini yıktı. ​Kalbimi bir dağın başına koy, oradan sadece orman gülü, avu çiçeği alacak deseler, hiç düşünmeden çıkarır bırakırdım. İnsan, dışıyla değil, kalbiyle sevmeli bence. Ben neden mi seviyorum güzel gözlümü? Bir bakışı var, insanın içine işleyen. Konuşurken hiç susmasın istiyor insan. Sanki dünyadaki en güzel melodi. Şişmanmış, kiloluymuş... Hiç önemi yok. Çünkü ben onun kalbini sevdim. Kimseyi kırmayışını… Yaşlıyla yaşlı, çocukla çocuk olmasını. Bu köyde sevmeyeni yok. Ama tersi de çok pistir. Ondan korkmayan da yoktur. Tam bana göre işte, ne eksik ne fazla. O benim sevdiceğim. ​"Hadi oğlum, yine daldın bir yerlere." ​"Efendim baba?" O kadar kendimi kaybetmişim ki babamın bana seslenmesini bile duymamışım. ​"Söyle şu içini böyle yakıp yıkanı da gidip isteyelim." ​Babam benimle dalga geçiyor değil mi şimdi? ​"Harbi mi baba? İster misin orman gülümü?" ​"Hayır tabii ki de! Önce abin evlensin, ondan bir-iki yıl sonra bakarız sana." ​Dalga geçiyor tabii... Bir de saf gibi inandım. Babam bana acımış olacak ki, "Bakarız oğul. Şu abinin işi bir hallolsun da..." ​"Aslan babam benim be!" Heyecandan küçük dilimi yutacaktım neredeyse. Oley be! Şu düştüğüm hâllere bak! Vallahi timden biri görse ömürlük malzeme çıkar.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

Askerin Yaralı Gelini

read
29.4K
bc

İNFAZ

read
4.9K
bc

KIRMIZI DOSYA : AŞK +18

read
28.2K
bc

Askerin Gelincik Çiçeği

read
35.1K
bc

Sessiz Çığlık

read
10.7K
bc

KIZIL ŞEYTAN (BERDEL) TAMAMLANDI

read
15.0K
bc

KARŞI KOMŞUM Bİ ROMEO

read
7.6K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook