Hande elini ağzına siper edip ormanın karanlığını aydınlatan alevlere korku dolu gözlerle baktı. Burak Hande'yi kolundan hızla tutup arabanın yönüne doğru koştu. Ama alevler düşündüklerinden daha hızlı etraflarını sarıyordu. "Gel buraya!" Burak Hande'yi hızla kucağına alıp koşmaya başladı. Arabaya doğru giderken, yanan ağaç dalları kafasına düşüyordu. İkisinin de öksürüğü ardı ardına geliyordu. Burak öksürmekten yaşaran gözlerini silmek için elleri doluydu. Etrafı flu görüyordu ve koşamıyordu. Hande fark ettiği anda Burak'ın dumandan dolayı yaşaran gözlerini sildi. Burak yoluna devam edip, çıtır çıtır yanan yerlerden kaçmaya çalışıyordu. Küçük dalların üstünen atlayıp, arabaya doğru yaklaşmaya çalışıyordu. İleride gördüğü karartı ile duraksayıp Hande'yi yere bıraktı. "Bekle burad

