Burak önce şaşkınca gözlerini kırpıştırıp sonra nefes verdi. Elini kalbine koyup kahkaha attı. Allah duasını kabul etmişti. Şans ilk defa kendisinden yana olmuştu. Hande'nin gözünden adeta fışkıran mutluluğu görebiliyordu, hissedebiliyordu. Kısa süren hareketsizlikten sonra Hande'yi hızla kucaklayıp etrafında döndürdü. İkiside kahkahalar içinde hayatlarında sayılı şekilde uğrayan mutluluğun tadını çıkarıyorlardı. "Senin sayende güzelim." Burak Hande'yi yavaşça yere bıraktığında ikiside hâlâ gülüyordu. Hande'nin gözlerinin içi parlıyordu ve sadece iki üç defa gördüğü gamzeleri ortadaydı. Hatta gülmekten ağzını kapatmakta zorlanıyordu. Hande gözlerini kıstı ve eliyle yanaklarını bastırdı. Elinde hâlâ daha duran telefonu yatağına fırlatıp hızlıca Burak'ın ensesini tutup kendine çekti. Du

