Bu evlilik olacak
Mardin’ nin soğuk havası tenime değerken hayatımın geçtiği dar olan mardin sokağının başında durdum o karşımdaydı sırtını duvara yaslamış bir ayağı karnına çekmişti beni görünce yaslandığı duvardan kalktı ela gözleri kumral saçları beni benden alırken kalbim şiddetle atıyordu yüzüne bir tebessüm gelmiştir beyaz ince askılı uzun elbisem hafif rüzgardan savrulurken ona doğru bir kaç adım attım o ise olduğu yerde durduğunda ani bir hareketle boynuna yapıştım birkaç saniye sonra bana karşılık verdi
- neden geldin. diye sordum ellerimi boynundan yavaşça çekerken
- seninle konuşmama gereken önemli bir mesele var dedi bunu duyunca bedenim yaprak gibi titredi
Korkmuştum hemde çok kalbim hızla atarken avcum terlemeye başlamıştı biraz geri çekildikten sonra arkada siyah bir range Rover vardı arabanın ilerleyeceğini düşünmüştüm fakat bu sokağa girdi ve cihanın hemen arkasında durdu cihan hemen yanıma geçip arabaya bakarken arabanın kapısı hızla açıldı bedenim sarsıldı beynimden vurulmuşa döndüm çok korkuyordum avcumu var gücümle sıktım arabadan inen biri siyah gömlekli altında siyah pantolon kapkara gözleri gözlerime kesildi o an şaşakınlık ve hayret içerisinde ona bakarken gözlerini gözlerimden çekip cihana baktı
Af buyur ağam kusura bakma dedi cihan sesi titrek çıkıyordu ardından bana bakarak bileğimi tuttu ve beni arabaya doğru götürmeye çalıştı sitemle
Napıyosun sen! Dedim de anlık durdu ve
Bin şu arabaya dedi sesi buz gibi ve soğuk kanlıyıdı
Binmiyorum bırak kolumu dedim tekrara kolumu onun ellerinden kurtarmaya çalışarak fakat bırakmaya niyetli değildi gidince o şerefsiz abin gidince anlatır sana dedi buz gibi sesiyle
Abimle düzgün konuş gelmiyorum seninle dedim kolumu daha da sıktı ve dişlerinin arasından
Bin şu arabaya yoksa çok kötü şeyler olacak dediğinde durumu idrak edememiştim abim hakkında neden böyle konuşmuştu hiç bir fikrim yoktu fakat kolumu daha çok sıkınca ağır adımlarla arabaya ilerledim arabanın önüne geldiğimizde serçe kapıyı açtı bin dedi kara gözleri içinde öfke varken ani birhareketle araba kapısını kapattı arabanın içinde onun gittiği yöne doğru bakıyordum cihanın yanına doğru gittiğimde çok tedirgin olmuştum bedenim bir yaprak gibi titriyordu elimi yumruk yaptığımda arabaya doğru gelirken elimi daha çok sıkmıştım arabaya bindiğinde hızlıca noluyor nereye gidiyoruz
Dedim tek eliyle direksiyonu sıkarken sitemle evine gidiyorsun dedi bunu duyunca aklıma çok kötü şeyler gelmişti ya ağabeyime bir şey olduysa araba hızlandığında yavaşça geri gitmiştim derin bir sesizlik olduğunda havanın yeni kararadığını fark ettim biraz sonra konağın kapısına geldiğimiz de bedenim karıncalanmıştı soğuk kanlı bir şekilde - in dedi bu kelimeyi duyunca üşümüştüm hızlıca kapımı açtığımda gerçekten üşümüştüm mardinin ayaz havası tenime vururken omuzlarımda bir şey hissetmiştim hızlıca arkama baktığımda omzumda onun ceketi vardı ceketi çıakaracakken sağ omzuma bastırdı konak kapısından içeriye girdiğimizde babam ve annem avludaki minderlere oturmuşlardı babam beni görünce hızla ayağa kalktı ve onla tokalaştı
Hoş geldiniz baran ağam dedi bu cümleyi duyunca beynimden vurulmuşa döndüm onu tanıyordum o
BARAN DURAN dı duran aşiretinin ağası bunu yeni idrak ederken baran hızlıca elini çekti ve
-Bir ay sadece bir ay veriyorum dedi hızla arkasına dönüp yürürken soğuk bir şekilde baba noluyor ne bir ayı babam sesli bir nefes aldıran sonra baran duranla evleneceksin bu cümle beynimde yankılanırken baba neden noluyor diye bağırdım
Babam biraz geri çekildi
Abin duran aşiretinin kızı Rojda duranı kaçırdı berdel olacak bu sözleri duyduğumda bedenim yaprak gibi titredi omzundan düşen cekete aldırış etmeden baba olmaz! dedim gözlerimden akan yaşla tekrar basa basa ben o adamla evlenmem!diye bağırdım yüzüme sert ama hiddetli bir tokat yemiştim kafam sağ tarafa doğru döndü gözlerimden akıp giden yaşlarla sesiz kalmıştım annem yanıma geldiğinde hızlıca kafamı kaldırdı ve
Kexemın (kızım) iyimisin dedi önce anneme sonra babama bakıp kafama iki yana salladım hızlıca merdivenlere yöneldim merdivenleri sert adımlarla çıkarken odamın kapısına geldiğimde annem arkamdaydı kapyı hızla kapatıp kilitledim içimdeki öfke ve üzüntüye na yapacağım şaşırdım makyaj masasının üzerindeki eşyeları iki elimle ittim hepsi yere düşüp parçalandığında masada kalan parfüm şişesini aynaya doğru fırlattım paran parça olan aynaya baktığımda masanın önüne çöküp ağlama başladım gözümden hiddetle akan yaşları aldırış etmeden ben o adamla evlenmem diye sayıklıyordum gerçekten ben o adamla evlenmeyecektim bu konuda kararlıydım ben
Rojin tufandım bi konuda karar ver diysem onu yapacaktım evlenmeyecektim