Söz veriyorum abi

1102 Kelimeler
Fırat'tan Rüzgar abinin odasında gelen kahvelerimizi içerken başlayan sohbete hiç katılamadım Abiler ortak bir iş üzerinde konuşuyorlardı. "Fırat sen ne düşünüyorsun bu konuda" diyen Rüzgar abiyle kendime geldim. "Ben şeyyy ne konuşuyorduk" deyince gülmeye başladılar "Anlaşıldı sen bizi dinlemiyorsun" "Oğlum ortak yapacağımız inşaat" dedi abim. "Bismillah yeni geldim ben ya misafir sayılırım"diye sıyrılmaya çalıştım. "Tabi tabi kesin öyledir ne düşünüyorsun" "Kardeşine aşığım abi" diyen iç sesime kafa atmak isterken, "Akşama görüşürüz aynı yer demi" diye ayaklandım. "Hey nereye" "Gezecem abi! özledim ya memleketimi, arkadaşlarımı hadi eyvallah" deyip odadan çıktım. Arabaya bindiğimde abimin söylediklerini düşünüyordum, Mardin kızın peşinde." Ben na yapacam ya. Ya birine aşıksa offf En iyisi bizim tayfayla görüşmek bi çay içeriz Yarım saatin ardından herzaman gittiğimiz Cafedeydik. "Ne var ne yok çocuklar ben yokken nasıldı hayat" "Hep aynı ev iş düğün ölüm klasik Mardin işte" dedi Araf yeni evlenmişti. "Devran abi neyapıyo ya" "Hah işte bi onu evlendiremedik"dedi Hüseyin. "Niye ya?" "Kadir Ağanın kızı İkrayı istiyo O'da kabul etmiyo başkasıda olmaz diyo" İkrayı benim İkramı istiyor yo bugün herkes benim sabrımı zorluyor. Belli etmemeye çalışsamda sinirlerim gerilmişti. Akşama doğru kalktık.Arabama doğru yürürken Diyar ablam ve yeğenim Yavuz'u gördüm "Siz hayırdır bu saatte" "Annemin yarın günü varmış elbisesini terzi sen almaya geldim Yavuz da kardeşine hediye alacakmış işimiz bitti giderken senle karşılaştık ablacım" "Hadi sizi eve bırakayım sonra abimlerin yanına geçecem" "Dur dur arkanda kim var hadi bil." Arkamı dönecekken "Diyar abla nezaman geldin" diyen İkra nın sesi ile kaldım ve ablamları dinlemeye başladım. "Bugün döndüm nasılsın iyiymisin" "İyiyim abla nasıl olsun işte eve evden işe Babam anneme hediye almış bugünde şirkette işi uzayacakmış onu aldım eve gidiyorum" "İkraaa bana sarılmayacanmı güzelim" diyen yegenime ben şaşkınlıkla bakarken ablamlar gülmeye başladılar. "Gel bakalım küçük ağa" diyerek yere diz çöken İkra ya sarılan yeğenim bir de öptü "ben büyüyünce senle evlencem İkraa" dedi. Yeğenimi kıskanmam normal mi? Ablama bakarak "yandı Mardin kızları bu çok fena olacak büyüyünce. " "Öyle" dedi ablam güldüler. Çok güzel gülüyor be insana tüm günahları gönüllü işletecek kadar güzel. (nerden bilebilirdim ki en çok ben ağlatacağım onu, gülüşünü soldurup gözyaşına boğacağımı bilemezdim) Zaman dursa keşke hep bu anda kalsak Hadi sizi eve bırakayım diyince kısacık bir an baktı yüzüme "Arabam var size iyi akşamlar" dedi ve az ilerideki arabasına bindi karşı kaldırımda bizi izleyen Devranı görünce öfkem yine tavan yaptı Sinirle "hadi abla eve gidelim abimlerin yanına gıdecem daha" "Tamam be ne celaleddin yine" Tüm sinirimi arabadan çıkarırcasına sürerken ablam, "Fırat ne oluyor İkrayı Yavuzdan kıskanmış olamazsın demi" "Kıskandım abla oldumu" "Şaka yapıyosun demi" "Abla Devran İkrayı istiyomuş? " "Eee ne var bunda tüm Mardin biliyor merak etme Kadir ağanın kıymetlisi O vermez Devrana" "Peşinde ama karşıdan izliyordu" "Üff be tamam abisi kılıklı" Konağa gelmiştik arabadan inerken "merak etme bişey çıktı yapamaz o baktığıyla kalır ama sende elini çabuk tut, babamlamı konuşursun ,abimle mi yoksa İkraylamı bilmem ama biran önce harekete geç artık ortaya sürülecek bahane kalmadı okuluda bitirdi" dedi ve avluya girdi Ben neyapıcam yaa... İkradan Şirketten çıktığımda hala dizlerim titriyordu o kısacık an O nunla okadar yakın olmak müthiş heyecanlanmıştım kokusu aklıma geldi ne ara solumuştum konağa gelene kadar o kısacık anı düşünmüştüm Avlu kapıdını açan korumaya gülümseyip içeri girdim yardımcımız Hüsne abla hoşgeldin kuzum derken elime kahve tepkisini tutuşturdu hadi bakalım yine kim var yukarda noluyo dercesine yüzüne baktığımda,; "Ahmet Ağanın karısı"dedi Off yaa zamanlamam harika gerçekten neden ben ya neden diye haykıran iç sesimi sustuğrup yukarı çıktım bu kadını hiç sevmiyorum kendi ayrı gıcık oğlu ayrı düz bir ifadeyle hoşgeldiniz diyerek kahveleri verdim. Alıcıgözle beni sürerken içimden "bu kaçıncı bakışın be kadın hala öğrenemedin mi yüzümü senide oğlunu da istemiyorum"diye haykırmak geçti. "Nasılsın İkra kızım" "İyiyim Hanım teyze sen nasılsın" "Devranı bi evlendirsem bende iyi olacağım" Hah başlıyoruz yine oğlum şöyle yakışıklı böyle saygılı çok efendi hiç bilmesek Sus be içses Çalan telefonuma kurtarıcı gözüyle baktım "Efendim baba hıhı tamam hemen çıkyorum" Aslan babam tam zamanında yetişti "Ne oldu kızım ne diyo baban" "Geç çıkacakmış çarşıda alması gereken birşey varmış dükkan kapanmadan git al dedi anne ben gidiyorum" "Kız kısmının akşam vakti çarşı'da ne işi var Rüzgar alaydı" diyen Hanım teyzeyi duymazdan gelerek çıktım salondan Telkari takılar yapan Yasin amcanın dükkanına girdiğimde "vay benim güzel kızım" diyerek ayağa kalktı seviyorum bu adamı ilerlemiş yaşına rağmen hala muhteşem güzellikte takılar yapıyor. "Akşamın hayrolsun babamın bir siparişi varmış Yasin amca" "Sağol güzel kızım hazıladım burada" Çok şık bir hediye paketi içindeki nekadar güzeldir kimbilir. Gözüm yüzüklere takıldı küçüklüğümden beri evlenirsem yüzüğümü Yasin amcaya yaptıracağım derdim hep. "Bunlar çok güzel"dedim ve arkadan hiç duymak istemediğim o ses! "İşte sana hepsini alayım" kapıda pis pis sırıtan bir Devran "İstemez kalsın"dedim sert bir sesle yahu bu adamın gıcıklığını bir tek benmi görüyorum.Hesabı babamla halledersiniz diyerek kendimi dışarı attım biri görecek şimdi al başına belanın en püsküllüsünü. Allahım ben ne günah işledim söylene söylene arabama giderken Diyar ablayı gördüm abimin aşık olduğu kadar var yanında da Küçük ağa biriyle konuşuyorlar yaklaşıp "hoşgeldin abla" dedim ve bana dönen o gözlerle elimde ayağım birbirine dolandı ama küçük ağa her zamanki sempatikliği ile imdadıma yetişti resmen "İkraaa bana sarılmayacanmı güzelim," hay sen çok yaşa emi küçük ağa ayak üstü biraz lafladık tabi karşı kaldırımdan bana sinirle bakan bir adet Devran da var hızla bindiğim arabayı yine aynı hızla konağa sürdüm. Umarım sinir kadın gitmiştir Akşam yemeğinde annem "Ahmet Ağanın karısı geldi" diyince babam "Vermiyorum ulan o şerefsize kız deği tuz bile vermem"diye bağırdı. " Bende öyle dedim zaten ne kızıyon ağam" "Sana kızmadım sultanım ama Devran hakkında hiç iyi şeyler duymuyorum her pislik var herifte" "Kızım çarşıdan aldığın paketi getir bakalım" "Tamam baba" odama çıkıp paketi getirdim özenle açtığı paketin içinden iki kutu çıktı büyük olanı anneme uzatıp "Sultanım bu senin" annem muhteşem gülümsemesiyle aldı paketi çok güzel bir künye vardı içinde "buda çiçeğimin" derken küçük kutuyu açıp bana uzattı aynı model iki çift küpe şaşkınlıkla "Biri kimin" dedim. Gülerek "Oda nasip olurda abini nişanlarsak gelinimin"dedi babam. Ah be adam sen nasıl birisin teşekkür öpücüğü mü verip odama çıktım. Kısa bir duşun ardından cam kenarındaki koltuğa oturup kitabımı elime aldım ama aklıma gelen Fıratla okumaktan vazgeçip gökyüzüne çevirdim bakışlarımı. Bir yıldız kaydı o an dilimden döküldü sözcükler "Allahım gönlümdekini alnıma yaz." Gelen araba sesiyle saate baktım on iki olmak üzereydi avlu kapısı açıldı abim gelmişti odamdan çıktığım da merdivenlerden sallanarak çıkan abimi gördüm. "Abi bu ne hal! " "Şşşşş sessiz ol uyandırma bizimkileri" "Tamam tamam gel sana kahve yapayım." "Yok ayılmak istemiyorum ki" "Abi ne oldu" "Çok seviyorum be kızım ama yüzüm yok nasıl diyim Aras'a kardeşini seviyorum diye lan yüzüme tükürse yeri" Ağlıyordu abim ağlıyordum abimin haline. Aklımda olan şeyi yapmaya karar verdim bende İkraysam sizi kavuşturacağım sana sözüm olsun abi. ..
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE