Kısa süren konuşmanın ardından çardağa dönen Rüzgar kendisine merakla bakan ailesine
"Aras aradı Fırat dönmüş akşam beraberiz geç gelirim"
Fırat dönmüş!..
İkranın kulaklarında, bu iki cümle yankı yapıyordu heyecanla yerinden kalkıp
"Babacım bugün işe bensiz gitsen olmaz mı benim biraz işin var da"dediği şirinliğiyle
"Öğlen ki toplanytıya, yetişmek şartıyla olur kızımda sen hayırdır bi kızardın sanki"
"Yok babam hava, sıcaknaya ondandır" diyerek odasına çıkmak için merdivenleri adımladı kalbi ağzında, heyecandan dizleri titrerken "Fırat dönmüş"dedi kendi kendine
Odasına girip cam kenarında ki berjere oturdu yıllar öncesini düşünmeye başladı
Okuldan çıkmış eve giderken abisi Rüzgar ve kan kardeşi Aras'ı görmüştü yolda "yakışıklım" diyerek abisine sarılmış Aras ve abisiyle konuşurken yanlarına gelen Fırat tüm dengesini allak bullak etmişti
Kahveye dönük elâ gözlerinde ki sıcaklık güneşi kıskandıracak diye düşünmüştü uzun boylu,spor yaptıgı her halinden belli olan kalıplı vücudu,kirli sakalları ve hafif tebessüm ettiğinde kısılan gözleri ile yanağında olan çukurla moda dergisinde fırlamış gibi duruyordu
"Bana ne oluyor" dedi kendi kendine neydi bu çarpıntı ya karnındaki karınca, sürüsü
"Fransa'ya gidiyormuşsun" diyen abisinin sesiyle kendine geldi
"Evet abi yüksek lisans eğitimini için haftaya gidiyorum" dedi davudi sesiyle.
İçine oturan bu acı neydi şimdi
"Ben eve gidiyorum" diyerek ayağa kalktı "beraber gideriz" diyen abisine göz kırptı.
"Sen keyfine bak abi ben giderim. Bu arada size iyi yolculuklar ve başarılar dilerim" dedi Fırat'a hızlı adımlarla uzaklaştı yanlarından.
Sonbahara inat çiçekler açtı içinde bir kere gördüğü için için sevdiği gözlerin sahibi gelmişti.
Annesinin sesiyle sıyrıldı düşüncelerden
saate baktığında toplantı saatinin yaklaştığını fark edip hızla hazırlanmaya başladı. Kusursuz fiziğini ortaya çıkaran yeşil diz hizasındaki elbisesini siyah ayakkabıyla tamamladı uzun kıvrık kirpiklerine sürdüğü rimel hilâl kaşlarının süslediği gözleri daha bir güzel göstermişti dudak parlatıcısınıda sürüp hızla odasından çıktı.
"Annemmm ben çıktım"derken avlu kapsından çıkyordu kapıdaki korumalara selam verip arabanın arka koltuğuna yerleşti kısa süren yolculuğun ardından şirkete varan İkra kapıda karşılatığı abisine sarılıp asansörle beşinci kat düğmesine bastı.
İnşaat işi yapıyorlardı ve kendisi çiçeği burnunda bir mimardı babasını desteği ile ilk projesinin sunumunu yapacaktı,toplatı odasında heyecalıydı İkra
"Ya yapamazsam! "
"Abicim sakın ol sen işte taşa çiçek açtırırsın"
"Aman be abi dalga geçme"
"Ne dalgası güzel gözlüm sen başarırsın" diyerek alnına sıkı bir öpücük kondurdu abisi"işte şimdi rahatladım" diyen İkra ile gülmeye başladılar
Güzel geçen toplantı sorası şirketten çıkmak üzereyken çarptığı bedenle sende leyen İkra başını kaldırdığında gördüğü yüze bakakaldı. Fırat!..
Fırat'tan
Memleketimdeyim artık yıllardır hayalini kurduğum ceylan gözüyle aynı topraklarda,bulunduğum odanın duvarları hep güzel yüzüyle kaplı tanıştığımız gün bana başarılar dilemişti ilk ve son konuşmamız. Başardım senin için ahu gözlüm diye mırıldandım ve oradan çıktım.
Avludan yeğenlerimin kahkaha sesleri geliyordu,küçük hanım güzellik uykusundan uyanmış nihayet.
"Amcasının prensesi."sesimi duyunca koşarak kollarıma atladı
"Seni çooook kocaman özledim amca bidaha gitme"
"Gitmiycem prenses bende seni çok özledim" deyip tombul yanaklarını öpütüm
"Abi bu kız çok güzel olacak kulemi yaptırsan. "
"Sus lan hergele zaten büyüdüğünü düşündükçe deliriyorum"
"Offf durum vahim desene ablalarım yengem ve bu cimcime işin iş be abi Allah kolaylık versin sana"
"Şebeklik yapmayı bırak ta havaalanına ablamla Diyarı almaya gidelim"
Havin ablam İstanbul'da oturuyordu Diyar ablam bir kaç aydır onun yanındaydı.
Havin ablam en büyüğümüz onunla aramızdaki yaş farkındanmıdır bilmem mesafeliydik ama Diyar ablam en iyi arkadaşım bir tek o biliyordu İkra ya olan aşkımı Ona anlatmıştım siyah saçlarının boynuma urgan misali dolandığını,ellerini hiç tutamadan kaybetmekten korktuğumu ilk o na söylemiştim
"Derinlere daldın oğlum sen hayırdır"
"Ablamı çok özledim ya"
"Yok bu bakışlar başka o kapının arkasında ki neyse seni böyle derin düşüncelere salıyor"
"Sonra abi sonra"
"Neyse akşam Rüzgarla buluşacağız sonra alırım ifadeni"dedi sırıtarak
"O kadarmı belli ya"
"Oğlum sen ayvayı yemişsin de haberin yok hadi bakalım şu cadıları alıp gelelim gecirirsek Mardin'i bize dar ederler. "
"Peki madem ama arabayı ben kullanacam özledim ya memleketimin sokaklarında sürmeyi"
"İyi al bakalım"
Kısa süren yolculuğun ardından alana geldik ve çok beklemeden bizimkiler göründü tabi yanlarında delikanlı olmaya başlayan ve hiç geçinemeyen ikiz canavarlarla
"Ablam"diyerek sıkı sıkı sarıldım Diyar ablama kumral saçları ve mavi gözleriyle annemin gençliği gibiydi
"Yakışıklımmmm ,karammm,selvi boylum"
"Ah be ablam çok özledim be"
"Bende seni çok özledimmm"
"Bizi özleyen yok galiba varsa yoksa Diyar abası küçük beyin" diyen Havin ablamla ayrıldık
"Yok be sen benim küçük annemin nasıl özlemem."
"Tabi tabi öyledir"
"Bak küçük anne atarım seni sırtıma burdan konağa kadar koşarım görürsün"
"Sıpa sen hiç mi büyümeyecen"
sardım sıkıca "bak büyüdüm"
ellini yanağıma koyup
"Büyüdün büyüdün" dedi
Neyi ima etti ki
"ee bizi unuttunuz"
Hakan'la Burak alınmış gibi bakıyorlardı
"Koçum öyle şeymi olur hadi bakalım arabaya"
Ablamları eve bıraktıktan sonra Rüzgar abilerin şirkete gittik inşaat işi yapıyorlardı binaya girip asansörlerin olduğu tarafa ilerlerken bana çarpan bedenle duraksadım
"özür dilerim" gözgöze geldiğim kişi İkraydı
İki yıldır görmediğim gözler tam karşımda Allahım bu bi rüyaysa uyandırma beni
"İkra nasılsın"
offf abiiii benden bağımsız gelişen sohbeti dinliyorum şimdi
"iyiyim Aras abi sen nasılsın Seher abla çocuklar iyiler mi? "
"Şükür abim iyiler Fırat'ı tanıyorsun değilmi küçük kardeşim"kısa bian bana döndü" Evet karşılaşmıştık abim söyledi sabah döndüğünü akşama planlar falan" gülümsedi gamze mi o yanağındaki çukur nasıl görmedim ben?
of kızım gülme yaa gülüşüne aşık olurlar bir çift ceylan göz bana döndü
"Hoşgeldin nasılsın"
yok ben kesin ayak üstü hayal görüyorum
"iyiyim sen nasılsın"
"bende iyiyim görüşürüz Aras abi selam söyle sizinkileri Güzel kızını da öp benim yerime"
"Eeee yakışıklı oğluma öpücük yok mu? "
"Yok o küçük hergele boyunda büyük laflar ediyor sonra."
"Yine ne yaptı"
"Çok yemek yiyip büyüyecek sonrada benle evlenecek mişşşş"
Ne kulaklarım doğrumu duydu benim küçük yeğenim benim aşık olduğum kıza sulanıyor görürsün sen küçük ağa
Bize el sallayıp uzaklaşan kızın arkasından abim o meşur sırıtışıyla baktı yüzüme "derinlere dalmanın sebebi belli oldu oğlum."
"Ne nasıl ya"
"Bekle sen alıcam ifadeni yanlız elini çabuk tut Tüm Mardin'in gençleri kızın peşinde" kahkaha attı "Abi ne diyon sen ya! "
Oooo Fırat hoşgeldin kardeşim nasılsın"
Rüzgar abinin neşeli sesi ile konu değişti ama benim aklım hala abimin son sözlerinde
Tüm Mardin kızın peşinde!...