6

1011 Kelimeler
Kuzey'in evine vardığımızda arabadan indik. Evin kapısını açtığında evi kısa süre inceledikten sonra kendimi direk koltuğa attım. Beden olarakta psikolojik olarakta çökmüştüm. Kuzey'e baktığımda ayağıyla kapıya tekme atarak kapıyı kapattı ve anahtarları masanın üzerine fırlattı. Karşımdaki koltuğa oturduktan sonra bir süre bana baktı ve sessizliği bozdu, "Bir şey yaptı mı sana?" Kafamı olumsuz anlamda salladıktan sonra arkasına yaslandı. "Ben evden gerekli olan kıyafetlerini getiririm sana" "Saol Kuzey"diyerek gülümsemeye çalıştım. "Sen bi babanı ara İzmir'e vardığını söyle " "Telefonum yanımda değil" dedim. "Aa doğru ya! Batuhan'lar o gece çantanı ve içindeki telefonu eve teslim etmişlerdi. Neyse ki baban şirketteydi" dedikten kısa bir süre sonra tekrar konuşmaya başladı "Benden ara istersen, numarayı gizliye alırsın" diyerek göz kırptı ve cebindeki telefonu çıkartıp bana uzattı. Gizliye alarak babamın numarasını tuşladım. Telefon bir süre çaldıktan sonra bir kadın açtı, -Mehmet Bey şu an toplantıda buyrun ben yardımcı olayım? -Şey,ben kendisinin kızıyım. İzmir'e vardığımı söylersiniz babama. -Delfin'cim? Tabi ki söylerim hayatım. İyi günler. -Sizede dedikten sonra kapattım. Kuzey'e teşekkür ederek telefonunu uzattım. "Kahve yapıyım mı? Tek becerdiğim şey o da" diyerek gülümsedi. "Merak ettim kahveni" diyerek karşılık verdim. Kırk yıl düşünsem, Kuzey'le bu kadar samimi olacağım aklıma gelmezdi. Kısa bir süre sonra Kuzey elindeki iki kahve bardağından birini bana uzattı ve oturdu. Aklımda ki soruyu sorsam doğru olur mu diye düşündüm. Ama merakımı gideremedim ve dayanamayıp sordum "Kuzey, Aras'a ne olacak?" Kuzey bu soruyu beklemiyor olacak ki ağzındaki kahveyi zor bir şekilde yudumladı ve bir süre sessiz kaldıktan sonra yanıt verdi "cezasını çekecek." "Nerede şu an?" "Geçen yıl ortaklığını aldığım bi bar vardı ya hani hatta sevgili babacığın boş şeylere yatırım yapıyorsun diye kızmıştı?" "Evet?" Diyerek devam etmesini bekledim. "işte o barın deposunda" içimi bir an acıma duygusa kaplamıştı. Orada ne gibi işler çevirdiklerini biliyordum çünkü; adam öldürme,bıçaklama, dövme,işkence... Aklıma geldikçe içim ürperdi. Tamam, Aras çok iyi biri sayılmazdı ama sonuçta bana değer veren birinin bunları yaşamasını istemiyordum. Ama serbest bıraksalar bu sefer yine aynı şeyi yapacaktı! Polise teslim etseler olaydan babamın da haberi olacaktı.. Kafam allak bullak olmuştu. Kısık bir sesle konuşmaya başladım, "Kuzey, Aras'ı bıraksanız?" dememle Kuzey'in bana bakması bir oldu. Dediğime anlam vermeye çalıştıktan sonra kaşlarını çattı. "İşime karışma,Delfin!" "Kuzey! Aras aslında o kadar da kötü biri değil. Beni taciz etmedi,bana bağırmadı,bana zarar vermedi... Sadece benden hoşlandığı için yanında durmamı istedi. Sevmekten başka bir suçu yok" diye dile getirdim. Kuzey'e baktığımda bana 'ne saçmalıyorsun sen?' bakışı atıyordu. "Tamam o zaman. O seni seviyor, o iyi biri, onu bırakayımda seni bir daha kaçırsın hemde daha tedbirli bir şekilde. Bu sefer seni bulamayayım. Yıllar sonra sana ulaştığımdada herhalde Aras'la sekiz çocuğunuz falan olur! " diyerek sinirli bir şekilde bardakta kalan son kahveyi bitirdi ve sertçe masaya koydu. Bu şekilde konuşunca dedikleri mantıklı gelsede hiç bir insan ölmeyi hak etmiyordu. Hiç bir şekilde buna göz yumamazdım. Özellikle de benim yüzümden ölecek veya zarar görecek birine! "Kuzey.Bak,sana ne kadar teşekkür etsem az. Fakat bu benim meselem." diyerek açıkça konuştum ve ekledim, "Şimdi ben o bara gidiyorum, konuşacaklarım var onunla. Sakın bana engel olma Kuzey." Diyerek kapıya doğru ilerledim. Bir el beni kolumdan sıkıca tutunca durdum. Kuzey sinirli bir şekilde bana bir süre baktıktan sonra pes ederek, "Tamam. Ama tek bir şartla, bende geliyorum. Salakça bir şey yapmana izin vermeyeceğim." dedi. Onun karışmasını istemiyordum fakat eğer reddetseydim onun tek bir tuşla bara girmemi engelleyeceğini biliyordum bu yüzden olumlu bir şekilde kafamı sallamakla yetindim. Bara geldiğimizde etraf sakindi. Sadece çalışanlar ve bir kaç tane gömlekli adam vardı. Zaten sabah sabah bara kim gelirdi ki? Bir tane adam hızlıca bu tarafa koşarak hemen yanımızda bitti. "Kuzey Bey hoşgeldiniz. Geleceğinizi bilseydik daha iyi karşılardık" diyerek gülümsedi. Kuzey ise somurtarak alakasız bir cevap verdi "O herif nasıl?"demesiyle adam duraksadı. Daha sonra anlayarak şükürler olsun ki cevap verdi "Sabah getirdikleri adam mı?" Kuzey kafasını onaylar anlamda salladı. "Onu Mert'ler biraz hırpaladı ama söz verdiğimiz gibi size bıraktık." Diyerek cebinden bir anahtar çıkardı ve Kuzey'e uzattı. "Buyrun,deponun anahtarı. Bu arada yanlış anlamazsanız bir şey soracağım, yanınızdaki hanımefendi sanki bu ortamlara göre değil. Yanlış anlamayın tabi ki bara gelebilir,içebilir. Ama depoda olacaklara şahit olması sizcede uygun mu?" Adamın dediklerine karşı göz devirdim. O sırada Kuzey, "Çok konuşuyorsun Şükrü" diyerek adamın sorusuna cevap vermeden ilerledi. Adama baktığımda mahçup olmuştu ve tekrardan işinin başına döndü. Yani onu ne ilgilendirirdi ki aşağıda olanları izledikten sonra ki psikolojim?! Kuzey kapıyı açar açmaz içeriye girdim. Gözleri ve kolları bağlı olan bir adam çıktı karşımıza. Ağzını da bantlamışlardı. O Aras mıydı? Bizi fark etmemişti çünkü baygındı. Yüzünde bir sürü çizik vardı ve dudağının kenarı kanıyordu. Kuzey'in sesiyle irkildim "O değil Delfin,devam et" Kaç tane adam daha çıkacaktı karşıma?! Ayrıca iki saattir bu adamı Aras sanmam da ayrı bir faciaydı! Biraz daha ilerlediğimizde bir kaç kolinin arkasında bitkin bir şekilde oturan Aras'ı gördüm. Onun gözlerini bağlamışlardı ama ağzında bant yoktu. Ayak seslerini duymuş olacak ki bağırmaya başladı, "Siktirin gidin lan! Tasmanızı tutan sahibiniz gelsin! Sizlerle oyalanacak vaktim yok. O piç Kuzey ne zaman gelecek amına koyayım?! " Kuzey sırıttı. Ve o da aynı ses tonuyla yanıt verdi "Buradayım Aras. Sakin ol, özlettim mi kendimi koçum?" demesiyle Aras ne yapacağını bilemeyip yanında ki kolileri tekmeledi. "Sikecem senin belanı merak etme sen" Kuzey hiç üzerine alınmadı ve Aras'ın yanına eğilerek fısıldadı "İntikam sırası bende Barkın" Aras'ın dediklerini duyamıyordum. Bir kaç küfür saydırıyordu. Kuzey tam ağzını açıp sinirlendirmeye devam edecekken engel oldum. "Tamam Kuzey, yeter!" "Delfin?" Aras'ın ismimi söylemesiyle içimi bir korku kapladı ve yineledi "O burada mı?" Tam ağzımı açıp cevap verecekken bu sefer Kuzey benim lafımı kesti "Evet burada, ama göremiyorsun. Bundan sonra olacağı gibi" "Aslında sana bir teklif sunmaya geldik Aras " diyerek lafa atıldım. Kuzey ise kaşlarını çatarak 'hayır öyle bir şey yapmıyorduk' diye sadece benim duyabileceğim bir şekilde fısıldadı. Ben ise aldırmadan sözüme devam ettim, "Bensiz bir şekilde hayatını yaşamaya devam et, beni unut,beni takip etmeyi ve Kuzey'e tehditler yağdırmayı bırak! Hatta başka bir şehire taşınırsan fena olmaz?O zaman Kuzey'in seni serbest bırakacağına dair söz veriyorum?" "Sensiz yaşamak, seni unutmak mı? Şurada işkence edilerek öldürüleyim daha iyi!" Bölümü beğendiniz mi? Hadi yorumlara akın edin düşüncelerinizi merak ediyorum. Ha tabi vote yapmayı unutmayın En yakın zamanda yeni bölüm gelecek. Seviliyorsunuz❤️❤️
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE