"Şimal şu lanet olası topu artık atacak mısın?" İlker'in bağırışı bahçede yankılanırken okuduğum kitaptan kafamı kaldırıp yayıldığım pufta dikleşerek sinirli bir şekilde bakan İlker ve munzurca gülen Şimal'e yüzümde oluşan tebessümle baktım. "Vermicem vermicem benim değil mi vermicem." Şimal'in omzunu kaldırıp indirerek söylediği sözler hem şirin hem de sinir sistemini bozacak derecede uyuz idi. "Nerden senin oluyor, o topa 20 TL verdim ben." Araf'ın homurdanmasını duyduğumda kıkırdayarak ona baktım. Kıkırdamamı duyması ile bana dönüp büyük bir yoğunlukla gözlerime bakıp çapkın sırıtışı ile göz kırpınca dün gece olanlar bir bir aklıma doluşmuş yanaklarım alev almıştı. Beni utandırabilen tek insan koşulsuz, Araf Boğaç AKAR'dı. Utandığımı belli etmemek adına kaşlarımı çatarak ona baktığı

