GÜNÜMÜZ
Berfin,dudağı patlak bir halde evine gelen kızkardeşine sıkıca sarıldı.Kardeş kokan kokusunu içine çektiğinde gözyaşlarına engel olamadı.Ona el kaldıran adama lanetler okudu içinden.Kızkardeşini o adamla evlendiren ve sesini çıkartmayan kendine lanetler okudu.
"Abla"dedi Leyla ablasında yatıştırmak için"Ben iyiyim ne olur ağlama"
"Hayır"dedi Berfin kardeşinin patlak dudağına bakarak üzüntülü bir sesle"İyi değilsin bu yüzden beni teselli etmeyi bırak da izin bir kere de ben sana teselli edeyim"
Annesinin ağladığını gören Şirin endişe dolu bir sesle"Anne neden ağlıyorsun?Teyzeme kötü bir şey mi olmuş?"
Leyla,yeğenine döndüğünde acıyan dudağına rağmen gülümsemeye çalıştı.Bu dünyadaki kötülükten haberi olmayan çocukları kendi acılarıyla üzmek istemedi.
"Ben iyiyim canım,kimse bana zarar vermedi."
"Yalan söylemek çok büyük bir günahtır teyze babaannem öyle söyledi"dedi Şirin bilgiç bir sesle.
"Doğru söylemiş aşkım ama ben gerçekten iyiyim annen ağladı çünkü beni uzun zamandır görmediği için özledi"dedi Leyla şefkat dolu bir sesle.
"Evet,annecim teyzeni evlendiğinden beri görmediğimden çok özledim hem sen de ilerde Kumru evlenip gidince beni anlayacaksın"dedi Berfin çocuğunu üzmemek o güzel kalbini kırmamak için çabalarken.
Şirin,teyzesinin bavulunda hediye arayan kardeşi Kumru'ya baktı.Kumru'yla her ne kadar anlaşamasada onsuz bu evi düşünemiyordu.İkna olamaya yakın bir sesle"O zaman dudağına ne oldu?"diye sordu.
"Düştüm"dedi Leyla bu sabahtan beri herkese söylediği yalanı tekrar ederken"Senin teyzen çok sakar canının hiç kymetini bilemiyor"dedi sesinin hüzünlenmesine engel olamayarak.
Teyzesinin boyuna yetişemeyen Şirin"Teyzeciğim eğilir misin?"diye sordu.
Leyla,yeğeninin istediğini ikiletmeden eğildi ve meraklı gözlerle yeğenine baktı.Şirin eğilen teyzesinin yanağına kocaman bir öpücük kondurdu ve çocuksu bir masumlukla"Ben seni öptüğüm için yaran daha çabuk iyileşecek"dedi.
Boran'dan aldığı darbaye rağmen ağlamayan Leyla bu çocuksu masumiyet yüzünden az kalsın ağlayacaktı.Titreyen bir sesle"Bak iyileştim bile canım o kadar acımıyor artık"
"Ben seni sabah akşam öperim teyzecim böylece daha çabuk iyileşirsin"dedi Şirin çocuksu masumiyetiyle.
"Tamam o zaman beni sabah akşam öp"dedi Leyla sesinin titremesine engel olmayarak.
Her şeyden habersiz teyzesinin çantasını karıştıran ve hediyesini bulamayan Kumru çocuksu kızgınlığıyla"teyze hediyem yok yine nereye sakladın hediyemi?"dediğinde Leyla yeğeninin derdi karşında çok yüksek bir sesli kahkaha attı ve onu kollarının arasına alıp öpücük kondurmak istedi ama yeğeni öpücüğü iki eliyle engelleyerek"Önce hediye sonra öpücük"
Leyla, yeğeni gibi çocuklaşarak kafasını iki yana salladı ve çocuksu bir sesle"Önce öpücük sonra hediye"dedi
Ellerini birbirini kenetleyen Kumru seçenekleri tartıyordu ve sonunda somurtgan bir suratla"Tamam beni öpmene izin veriyorum ama sonra hediyemi vereceksin"dedi.
Kızının,kardeşine olan tavrına sinirlenen Berfin uyarıcı bir tonla"Kumru"dedi.
"Abla"dedi Leyla küçüklüğüne duyduğu özlemle"Bırak şımarsın ben çok mutlu oluyorum onları böyle gördükçe"
"Peki"dedi uyarıcı bir sesle"Bugünlük senin hatrın için bir şey söylemeyeceğim ama akşam baban gelince bu konuyu konuşacağız."
Annesinden çekinen Kumru babasının ismini duyunca gülümsedi.Babası onun tarafını tutacağından bu akşam ki azardan da kurtulacaktı.Kumru,teyzesine öpücük verdikten sonra annesinin duymaması için kısık bir sesle"Hediye"dedi.
Leyla kafasını salladı ve boş da kalan elini uzatıp"Şirin"dedi.Şirin hiçbir şey demeden teyzesinin ona uzattığı eli tuttu ve dışarıya çıktılar.Kumru'nun etraftan kaybolma huyunu bile Leyla küçük yeğenini yere indirdikten sonra"Şirin kardeşinin elini tut"dedi.
Şirin,teyzesinin elini bırakıp kardeşinin elini sıkıca sıktı.Leyla şefkatli bir şekilde yeğeninin başını okşayıp"Aferin benim aşkıma"dedi.
Leyla cebinden arabanın anahtarını açıp arabadan Kumru için aldığı oyuncak bebeği Şirin içinse çocuklara göre bir kitap setini arabadan çıkardığında arkasından birinin çocuklarla konuştuğunu duyunca hemen dışarı çıktı.
Hayatında daha önce hiç görmediği 40'larında orta yaşlı bir adamın yeğenleriyle konuşmaya çalıştığını görünce Leyla tedirgin bir sesle"Kimsiniz?"diye sordu.
Adam bakışlarını çocuklardan Leyla'ya çevirdi ve emir veren bir ses tonuyla konuşmaya başladı."Leyla Hanım,Boran Bey sizi eve getirmemi istedi."
Leyla karşında duran yabancı adama güvenmediğinden Şirin'e dönüp sakin bir sesle onları burdan uzaklaştırmak için konuşmaya başladı."Şirin,kardeşini alıp içeriye gir"dedi.
Şirin itiaatkar bir şekilde kafasını sallayıp içeriye gireceği sırada Kumru"Bebek"dedi.
"Kumru"dedi Leyla sakin kalmaya çalışarak"Oyuncağını 5 dakika sonra getireceğim beni içerde bekle"dedi.
Kumru ne kadar itiraz edip oyuncak gelinceye kadar beklemek istese de ablasının bakışlarından dolayı evet demek zorunda kaldı ve oflayarak içeriye girdi.
"Aldınız mı hediye-"Kapının a-kapanma sesini duyunca elindeki tabak ve çatalları masaya bırakan Befin neşeli bir halde çocuklarına döndüğünde Leyla'sız geri dönen çocukklarını ve Şirin'in korku dolu bir yüzle kardeşinin elini sıkıca tuttuğunu görünce sorusu yarıda kesildi ve kaygı dolu bir sesle"Teyzeniz nerede?"diye sordu.
"Dışarıda bir amcayla konuşuyor,bana kardeşinle beraber içeri gir"dedi Şirin ve korku dolu bir sesle ekledi."Kötü bir şey mi yaptım?"
Berfin kızını rahatlatmak için güvenverici bir sesle"Hayır,canım sen teyzeni dinlelyerek en doğrusunu yaptın"dedi ve kızının başını okşadı.
Kızını biraz da olsa rahatlatan Berfin telefonu elini aldı ve aklına ilk gelen numarayı tuşladı.Telefonun ucundaki kişi 1.çalışta açtı telefonu açtı.
Berfin onu izleyen kızlarını korkutmamak için sakin bir sesle konuşmaya çalıştı."İbrahim kardeşini de al buraya gel"dedi.
Yeğenlerinin eve girmesiyle rahatlayan Leyla,kendisini bekleyen orta yaşlı adama dönüp sert bir sesle"Boran burada olduğumu nasıl öğrendi?"diye sordu korumaya ama koruma cevap vermeyip demin ki sözünü tekrar etti."Boran Bey sizi eve götürmemi istedi."
Leyla'nın aklına ilk gelen düşünce ablasının kocasına haber verdiğiydi ama ablasında kocasının numarası yoktu hem de ablası ve girdiğinden beri yanından ayrılmamış telefonla da konuşmamıştı.
Aklına gelen diğer düşünce ise tüylerini ürpertti ve öfke dolu bir sesle"Boran beni mi takip ettiyor?"diye sordu.Sorduğu soru karşısında korumanın yüzünde anlık bir şaşkınlık yakalayan Leyla daha da öfkelendi.Bunca zaman tanımadığı bir adam onu gözetleyip en özel anlarına ortak olmuştu.Tanımadığı bir adam karşısında ruhunu çırılçıplak hisseti.
"Boran böyle bir şeyi bana nasıl yapabilir?"diye sordu gittikçe artan öfkesinden titremeye başlarken.
Orta yaşlı adam ise sanki yaptığı çok normalmiş Leyla'nın sorusunu görmeden gelip"Boran Bey sizi eve götürmemi istedi"dedi.
Adam'ın yaptığından utanmayıp onu ev denilen hapise götürmeyi tekrar etmesine daha öfkelenerek"Ne senin ne de patronunun yüzünü görmek istiyorum anladın mı?Şimdi defol git"diye bağırdı ama adam yerinden kıpırdamadı.
"İyi bütün gece dışarı da bekle aklın başına gelsin"dedi Leyla öfke dolu sesiyle ve hediyeleri bile unutarak eve doğru yürümeye başladığında koruma Leyla'nın kolunu tutup"Üzgünüm hanımefendi ya kendi rızanızla geleceksiniz ya da zorla"dedi.
Leyla,adamın elini itmeya çalışıyordu ama adam o kadar güçlüydüki Leyla'nın itmeleri ve serbest eliyle vurduğu yumruklar sivrisinek ısırığı gibi kalıyordu.
"Bırak beni"dedi Leyla,ablasının evinin önünden zorla götürülmeye çalışırken elaleme rezil olmanın verdiği öfkeyle.
Adam ise Leyla'yı dinlemeyip süreklemeye devam etti.Tam Leyla'yı kendi arabasına zorla bindirecekken bir el Leyla'yı kendine çekti ve endişeli bir erkek sesi"İyi misin?"diye sordu.
Sesin sahibine baktığında onu kurtaran kişinin eniştesinin yeğeni Musa olduğunu gördü.Musayla küçüklükten beri tanışıyorlardı.Ne zaman ablasının evine gelse İbrahim ve eniştesiyle kitaplar hakkında saatlerce sohbet ediyordu.
Leyla'nın cevap vermemesisinden korkan Musa sorusunu tekrar etti bu sefer daha da endişeliydi."Leyla,iyi misin hastaneye gidelim mi?"diye sordu.
"İyiyim"dedi Leyla kendi düşüncelerinden çıkıp çocukluk arkadaşına cevap verdi.Koruma üstlerine doğru yürümeye başladığında başka bir erkek sesi"Geri dur burası Devranlar konağı eğer yanlış bir hareket yaparsan bunu bağlı olduğun bütün aile öder"dedi.
Dervanlar,Şahkıranlar kadar güçlü olmasada sözü dinlenen bir aileydi ve kendisine yapılan bir saygısızlığa çok ağır karşılık verirlerdi.Devranları tanıyan koruma kısa bir an durakladı.Kafasında seçenekleri tartıyordu.Yanlış bir hareketin Şahkıran ailesinin saygınlığına zarar vereceğini bilen koruma geri çekildi ve arabasına binip oradan ayrıldı.
Leyla biraz önce minnettarlıkla baktığı gözlere bu sefer utançla bakıyordu.Kocası yüzünden eskiden beri ona saygı duyan insanlara rezil olmuştu.
"Teşekkür ederim"dedi Leyla utançtan kaldıramadığı başıyla.
"Önemli değil"dedi Musa'nın küçük kardeşi Ferzan ve Leyla'nın utandığını fark ettiğinden"Hadi"dedi anlayışlı bir sesle"İçeriye geçelim"
Yeğenlerine verdiği sözü hatırlayan Leyla"Hayır"dedi ve arabasına doğru koşmaya başladığında iki erkekte şaşkın gözlerle ona bakıyordu.Leyla arabaya bıraktığı hediyeleri almaya çalışırken korumanın sıktığı bileğinin acısıyla kısa bir an duraksadı ama bugün yeteri kadar rezil olduğu Dervan kardeşlerden yardım isteyemediğinden bileğinin acısına katlanarak hediyeleri eline aldı ve serbest kalan eliyle arabayı kilitledi.
Leyla'nın elindeki hediyeleri gören Dervan kardeşler,Leyla'nın yanına koştu ve elindeki hediyeleri aldılar ve hep beraber konağın içine girdiler.
Kardeşinin sapasağlam içeriye girdiğini gören Berfin kardeşine koştu ve baştan aşağıya onu gözden geçirip"İyi misin?"diye sordu.
Leyla aslında hiç iyi değildi ama ezberlediği cevabı tekrar edip"İyiyim"dedi.
Berfin kafasını hayır anlamında sallayıp"Hayır"dedi ve üzüntü dolu sesiyle ekledi."Bir adam seni götürmeye çalışırken nasıl iyi olabilirsin?"
Leyla ise sakin kalıp gülümseye çalışarak"Ben her zaman iyiyim"dedi.
Berfin,eşinin yeğenlerini önemsemeyerek gözyaşlarını serbest bıraktı."Ben senin ablanım benim yanımda kendi yaralarını saklamana gerek yok bana sarılıp çocukken yaptığın gibi yaralarını iyileştirmene izin ver"
Annesinin ağladığını gören Şirin,teyzesinin yanına koştu ve onun belinin yeten elleriyle sıkıca teyzesine sarılıp"Özür dilerim teyzeciğim seni orada bıraktığım için"dedi.
Ablasının ve annesinin ağladığını gören Kumru,İbrahim abisinin aldığı bebeği yere attı ve üzgün bir sesle"Hediye diye ısrar ettiğim için üzgünüm"dedi.
Leyla bu iki masum çocuğu üzmesi karşında kocasına duyduğu nefret daha da perçinlendi.Bu çocukların dünyasında mutluluktan başka bir duygu olmamalıydı.Çünkü gülmek en çok bu masum çocuklara yakışıyordu.
"Senin hiçbir suçunuz yok aksine beni dinleyip kardeşinin elini tutup ve girdiğin için asıl ben teşekkür ederim "dedi Leyla'ya,yeğenin saçını okşayıp güven verici bir gülümsemeyle ona baktı.
Şirin masum sesiyle"Gerçekten mi?"diye sordu.
Leyla en çokta kendinden nefret etti.Bu masum çocukların dünyasına üzüntü soktuğu için.Leyla o güvenverici gülümsemesiyle"Gerçekten"dedi.
Şirin'i biraz da olsa rahatlatan Leyla,Musa'nın yerden alıp ona verdiği oyuncak bebeği almayan Kumru'nun yanına ilerdi ve İbrahim'in elinden oyuncak bebeği alıp yere çöktü.
"Aşkım senin hiçbir suçun yok hem unuttun mu?Ben size eskiden de sürekli hediye alıyorum bir kere bile kötü bir şey oldu mu?"diye sordu telkin edici bir sesle.
Kumru kafasını iki yana sallayarak"Hayır,kötü bir şey olmuyor"dedi.
"O zaman"Elindeki bebeği,yeğenini uzatıp"Hediyeni al ki teyzen mutlu olsun"
Kumru,teyzesinin gözlerinin en derinine bakarken Leyla güvenverici bir gülümsemeyle baktı.Kumru ikna olmuş gibi"Tamam"deyip oyuncağı aldı.
Havanın ağırlığını dağıtmak isteyen Musa sahte bir kzıgınlık ile"Aşkolsun Kumru oyuncağı ben vericince almıyorsun ama teyzen verince hemen alıyorsun."
"Tabii ki de alacağım ben teyzemi çok seviyorum"dedi masum ve tatlı sesiyle Kumru.
Ferzan alınmış bir sesle"Bak sen küçük hanıma geçen gün benden çikolataları alırken hani en çok beni seviyordun"dedi.
"Ne çikolata mı yedin sen?Ben de diyorum bu kızın alerjisi neden bu kadar arttı?"dedi Berfin ağlamaklı bir halden sesi şaşkın bir hale büründü.
Kumru masum ayağına yatıp"Ben bir şey bilmiyorum"diye odasına doğru kaçmaya başladığında Berfin kızının peşinden içeriye gitti.
Leyla hayatındaki bu insanlara minnetttardı.Onu üzmemek için konuyu açmayıp onu mutlu etmeye çalışıyorlardı.
Leyla yerden kalkıp çardağa oturunca Musa ve Ferzan kardeşler ise Leyla'nın karşısına oturdu.Ortamdaki garip sessizliği bozmak isteyen Leyla minnetarlık dolu bir sesle"Teşekkür ederim ben"
Kardeşlerin en büyüğü Musa olgun sesiyle"Teşekkür etmene gerek yok ben sadece Rahmetli Kerim'in yapacağını yaptım"dedi.
Leyla hüzünlü bir sesle tekrar etti."Rahmetli"bu kelime Kerim'e o kadar uymuyordu ki Leyla hala Kerim'in bir gün kapıyı açıp"Ben geldim"demesini bekliyordu.
Leyla'nın hüzünlü sesinden dolayı pot kırdığını düşünen İbrahim olgun sesiyle"Özür dilerim yanlış bir şey mi söyledim?"diye sordu.
"Hayır,yanlış bir şey söylemedin sadece ben Kerim'in öldüğüne inanamıyorum"dedi Leyla,arkadaşına duyduğu özlemle.
"Ben de Kerim abinin öldüğüne inanmıyorum küçükken seninle oynamak istediğim de Kerim abiye yarım saat hesap verirdim ama abime hiç hesap sormazdı o zaman abimi çok kıskanırdım."dedi Ferzan geçmişi anarken yüzünde beliren hüzünlü bir gülümsemeyle
Leyla'nın oyun oynarken bacağını incittiği bir gün Oğuz abisi,Kerim'e"Artık sen de Leyla'nın abilerinden biri de sensin ben yokken ondan sen sorumlusun"demişti. Abisinin ona verdiği görevi çok ciddiye alan Kerim oynadığı oyundan arkadaşlarına kadar her şeyine karışıyordu.Leyla onun huyuna bazen çok sinirlense de onu kırmamak için bir şey diyemiyordu.
"Kerim,Musa'yı çok severdi hatta ben bile"dedi Leyla ve çok önemli bir sır verirmiş gibi kardeşlere eğilip"Ben bile bazen bu kadar yakın olmalarını kıskanırdım"
"Bizim eşek sıpasının kıskanmasını anlarım ama senin bile"dedi Musa şaşkınlık dolu bir sesle"bizi kıskanacağını tahmin bile edemezdim"
"Ben,Kerim'in sevgisine ve ilgisine o kadar alıştım ki onun benden başka birine ilgi göstermesine katlanamıyordum."dedi Leyla,Kerim'in liseyi başka bir okulda okuyacağını duyduğu zaman girdiği ağlama krizi geldi aklına.
"Kıskanmana gerek yoktu aslında" dedi ve Musa çok önemli bir şey söylerken ki gibi çok ciddi bir yüz ifadesi takınarak" beraberken konuştuğumuz sohbetlerde bile sen vardın."
"Biliyorum"dedi Leyla,İstanbul da bile kendi mutluluğunun peşinden koşmaktansa Leyla'nın dertleriyle uğraşmıştı."O beni her zaman benim onu sevdiğimden 2 kat daha fazla sevdi"
"Aranızda kan bağı olmasına rağmen birbirinize çok bağlısınız"dedi Ferzan takdir dolu bir sesle.
"Birbirimizi sevmek için kan bağı değil can bağı olması lazım ve Kerimle bizim aramızda can bağı vardı"dedi Leyla,arkadaşına duyduğu sevgiyle.
"Katili bulundu mu?"diye sordu Musa merak dolu bir sesle.
"Maalesef,benim arkadaşım toprağın altında yatarken o cani veya caniler elleri,kolları serbest bir şekilde gezmeye devam ediyorlar."dedi Leyla,arkadaşının katilinin bulunamamasının verdiği sinirle.
"Allah cezalarını versin"dedi Ferzan öfke dolu bir sesle.
Normalde Leyla yanında kimsenin beddua okumasına izin vermez,keskin bir dille uyarırdı ama bugün ağzından çıkan tek kelime"Amin"oldu.
Sohbet koyulaşırken Berfin elinde ayran ve yemek dolu tepsiyi dışarı taşıyordu.Kumru elindeki ekmek poşetiyle önden önden koşarken Şirin kendisine yakışan vakurlukla yavaş yavaş kardeşinin arkasından geliyordu.
Ekmeği çardağın minderlerine koyan Kumru kendisini teyzesinin kucağına bıraktı.Şirin ise Musaların yanındaki boş mindere oturmuştu.
Yengesinin elindeki tepsiyi gören İbrahim annesine yemeğe kadar geliriz dediği aklına geldiğinden sıkıntılı bir sesle"Yenge biz yemeğe kalamayacağız annemler bizi yemeğe bekliyor"dedi.
Berfin bozulmuş bir sesle"Yemeğe kalmayacak mısınız?"dye sordu
Yengesinin yemeklerine zaafı olan Ferzan yemeklere dalmamak için kendini zor tutuyordu."Yenge"dedi Ferzan ne yapacağına karar verememenin verdiği sıkıntıyla"Burada yemek yiyoruz sonra eve gidince de annemde azar yiyoruz benim yemeklerimi niye yemiyorsunuz diye."
"Aysun abla bana kıyamaz"dedi Berfin,eltisinin sevgisinden emin bir halde.
"Zaten sana değil bize kıyıyor yenge"dedi Ferzan şikayetçi bir sesle.
Leyla kenardan bu mutlu aile tablosunu izliyordu.Merak ediyordu o ve Boran niye böyle olamamışlardı?Sevgisizlik dedi derinlerden gelen bir ses sen hiçbir zaman onu sevmedin o da seni sevmedi sadece sana sahip olmak istedi dedi.
Leyla iç sesine karşı çıkmak istedi ama içten içe haklı olduğunu biliyordu.Aşık olmadığı bir adamla nasıl mutlu bir beraberlik yaşayabilirdi ki?Yaşasa bile Boran'ın kıskançlıkları onları sürekli mutsuz edecekti.
"Teyze"diye seslendi Kumru adeta Leyla'yı kötü düşüncelerden uyandırmak ister gibi.
"Efendim,teyzem"diyerek tutundu bu hayat dolu çağrıya.
"Bana"dedi Kumru önündeki kebabı gösterek"Benim için lavaşa sarar mısın?"diye sordu.
Şirin'in yanında oturan Berfin,kardeşini rahatsız eden kızına uyarıcı bir ses tonuyla"Kumru"dedi"Gel seni ben yedireyim teyzeni rahatsız etme"
Kumru annesinin isteğini reddedercesine teyzeni daha da yaklaştı ve bir kendi gibi teyzesinin kucağına sindi.
"Abla"dedi Leyla anlayışlı bir sesle"Ben yediririm Kumru'nun yemeğini sen beni merak etme"
Berfin,kızına sonra görüşürüz bakışı attıktan sonra yemeğine odaklandı.Kumru iki lokma yedikten sonra sabırsız bir sesle ablasına dönüp"Hadi abla oyun oynayalım"dedi.
"5 dakika bekle çorbamı bitireyim"dedi Şirin en sevdiği çorbayı bitirmeye çalışırken.
"Off,tamam sen yemeğini ye ben de gidip teyzemin bana aldığı bebekle oynayayım"dedi ve koşarak çardaktan uzaklaşmaya başladı.
"Kumru bahçeden sakın dışarı çıkma"diye bağırdı Berfin ama Kumru çoktan kaybolmuştu.
"Bu kız"dedi Berfin endişeli dolu bir sesle"Beni çok yakında kalp krizinden öldürecek"dedikten sonra Şirin'e dönüp"Şirin"dedi.
Şirin çorbasından son kaşığını da ağzına attıktan sonra"Tamam,gidiyorum"dedi.
"Aferin benim akıllı kızıma"dedi Berfin şefkat dolu bir sesle.
Şirin,annesinin yanağına bir öpücük bırakıp çardaktan uzaklaştı.
Şirin uzaklaştıktan sonra Berfin"Allah'tan Şirin,Kumru'ya göre daha oturaklı yoksa yanmıştım"dedi.
Sevdiği peynir helvasından başını zar zor kaldıran Ferzan"Yenge,Şirin küçüklüğünden beri hep oturaklıydı bazen ben bile onun yanında kendimi çocuk gibi hissediyorum"dedi.
"Öylesin zaten"dedi Musa küçük bir çocuk gibi yemeği üstüne başına döken kardeşine bakarken.
Ferzan abisini umursamayıp ilk tabağını bitirdi ve ikincisini istiyeceği sırada abisi"Yenge,Betül mesaj atmış annem bizi bekliyormuş"dedi.
Ferzan yavru köpek gibi bir tabağını bir abisine bakıyordu.Yeğeninin bu haline acıyan Berfin"Dur mutfakta 1 tepsi daha var onu size vereyim de evde yersiniz"dedi.
"Yenge"dedi Ferzan tatlılara kavuşmanın verdiği mutlulukla"Sen birtanesin"dedi.
Musa,kardeşine kızgın gözlerle bakarak"Ya şekerden ya da bu pis boğazından geberip gideceksin"dedi.
"Musa"diye uyardı Berfin"Kardeşinle böyle konuşma bırak istediği kadar yesin"dedi.
Ferzan'ın,kendisini dinlemeyip sofradaki diğer tatlılara odaklanmasına daha sinirlenen İbrahim"Konuşsam bir şey değişmiyor yenge"dedi.
Tatlıyla beraber ayrılan kardeşlerden sonra nihayet iki kardeş yalnız kalmıştı.
Ablası sofrayı içeriye kaldırmak ayağa kalktığında Leyla'da ona yardım etmek için ayağa kalkmıştı ama ablası,Leyla'yı geri oturttu."Otur sen ben kaldırırım sofrayı."dedi.
Leyla itiraz etmek için ağzını açacakken ablası erken davranıp"İtiraz kabul etmiyorum"emir verir bir sesle"Otur dedim oturalacak,sus dedim susulacak"dedi.
Leyla korkmuş gibi davranıp"Tamam,otuyorum"dedi.Ablasının kendinden memnun bir şekilde elindeki tepsiyle içeriye girdğini görünce Leyla gülümsedi.Küçükken de Leyla ne zaman ablasını sözünü dinlese ablası ödül olarak ona en sevdiği tatlıları yapardı.Hatta bir keresinde gecenin bir vakti ablasının yaptığı tatlıları yemeğe çalışmış sabahleyin abileri tarafından hastaneye zor yetiştirmilerdi Leyla'yı.
Aptallıklarını bile çok özlemişti Leyla o onlara geri dönebilse ablasını kızdırmaya çalışmaz onunla olan bütün anların tadını çıkartmaya çalışırdı.Leyla eskinin güzel anılarına dalmışken ablası yine kardeşine ödül olarak kahve ve lokumlarla geri dönmüştü.
Leyla,ablasının değişmeyip onu ödüllendirmeye çalışmasına karşısında yüzünde sevgi dolu bir gülümse belirdi ve ablasının çardağa oturmasına yardımcı olmak için elindeki fincanları aldı.Ablası çardağa geri oturunca Leyla kahveyi onun yanına koyup kendi kahvesini içeceği sırada çok bir şeyi unutmuş gibi panik dolu bir sesle"Gülnur"dedi.
"Çok şükür sonunda hatırladın"dedi Berfin sessizliğin tadını çıkarırken.
Gülnür,eniştesinin uzaktan akrabasıydı.Eskiden yaşlı babasıyla beraber Dervanların yayladaki evleriyle ilgilenirdi. Gülnur'un babası ölünce eniştesi hem onun köyde bir başına kalmasını istememiş hem de Şirin'e hamile olan karısına yardımcı olabilsin diye Şanlıurfa'daki konağına getirtmişti.O günden sonra Gülnur bu 4 kişilik ailenin ayrılmaz bir parçası olmuştu.
"Nerede o?"diye sordu Leyla her an karşısına çıkabilmesinden korkan bir sesle.
Berfin gizemli bir gülümsemeyle"Düğün alışverişine çıktı"dedi.
Gülnur'un evleneceğini duyan Leyla şaşkınlıktan az kalsın kahve fincanını düşürecekti."Kimle?Ne zaman?Benim niye haberim olmadı?"
"Sakin ol"dedi ablası gelinlik çeyizinden çıkardığı fincanlarının kırılmasını önlemek için uyarıcı bir ses tonuyla konuştu.
"Abla bu yüzyılın olayı nasıl sakin kalmamı beklersin ben onun evlilik hayallerini dinleyerek büyüdüm"dedi Leyla,ablasını her görmeye geldiğinde Gülnur,Leyla'ya tek arkadaşı olduğunu söylerek kendi odasına kapatıp düğün hayallerini anlatıyordu ve bu hayalleri dinlemekten sıkılan Leyla ani bir sinir buhranıyla Gülnur yüzüne söylediğinde 1 ay boyunca Gülnur onunla konuşmamış Leyla tatilini ona kendini affettirmekle geçirmişti.
"Biliyorum"dedi kardeşinin o hallerini hatırlayınca kıkırdamasına engel olamamıştı.
Leyla normalde ablası onunla uğraştığı zaman söylenerek annesinin dizine yapışırdı ama bugün ablasının kıkırdama sesini duyunca mutlu oldu.Bu sesi neredeyse 1 yıldır duymamıştı.Leyla,ailesinin en küçük bir şeyini bile ne kadar özlediğini fark etti ama bugün bu gülümsemeyi kendi dertleriyle azda olsa söndürmüştü.
"Ben onu göremezsem benim yerime tebrik et"dedi Leyla
"Sen söylersin yarın geri dönüyor zaten hem seni görünce o da çok mutlu olur"dedi Berfin,Gülnur'u özlediğini belli eden sesle.
"Ben yarın burada olamayacağım"dedi Leyla,ablasını da kendi düştüğü beladan korumak için.
Kardeşinin gitmesini istemeyen Berfin bir ablaya yakışır korumacı bir sesle soru sormaya başladı."Nerede kalacaksın?"
"İşyerime yakın bir otel odası tutarım"dedi Leyla,ablasısının içini rahatlatmak için sakin bir sesle konuşuyordu.
"Paran var mı?"
"İşyerinden daha yeni maaş aldım şimdilik o bana yeter"dedi Leyla.
"Hayır"dedi ablası,Leyla'nın şaşkın bakışlarına rağmen konuşmaya devam etti."Ben seni hiç bir yere salmıyorum bu sefer olmaz bu sefer seni ben koruyacağım"dedi düğün günü yaptığı olayın pişmanlığıyla.
"Çocukların var onların mutlululuğunu daha fazla çalamam bugün benim için yeterince üzüldüler"dedi Leyla suçluluk dolu bir sesle.
"Sen onların teyzesinin tabii ki de senin için üzülecekler bu hayatta sadece mutluluk yok"dedi Berfin kendinden emin sesiyle.
"Abla"dedi Leyla yalvaran bir sesle sanki yapma diyordu ben artık kimseye yük olmak istemiyorum diyordu.
Ablası kardeşini anlamış gibi"Sen bana yük değilsin aksine sen benim küçük yerine göre şımarık kız kardeşimsin"dedi.
"Abla"dedi Leyla sabahtan beri tuttuğu gözyaşlarını serbest bırakırken.
"Kardeşim"dedi Berfin sahiblenici bir sesle.
İki kız kardeş yıllar sonra ilk defa duygularını bu kadar açık bir şekilde ifade etmişlerdi ve ilk defa birbirinde yara açmak yerine birbirinin yaralarını sarıyorlardı.