İKİ KIZKARDEŞ

2767 Kelimeler
24 YIL ÖNCE  Anne 4 harf 2 heceden oluşmasına rağmen içine birçok anlam sığdırır.Sevgi gibi anlayış gibi bir ömür karşılıksız sevgi ve emek gibi en çokta evladı içinden kendinden vazgeçerdi. Gülseren uyanır uyanmaz karşısında sevinçli gözlerle kendisine bakan 2 çift göze kendinden önce kızını sordu gergin dolu bir sesle"Kızım nasıl?"diye sordu ama iki çift göz nasıl cevap vereceğini bilmiyordu. İki çift gözün sessiz kalmasından korkan Gülseren aklına gelen düşünceyi dillendirerek"Öldü mü?"diye sordu. Ayhan karısının yanına oturdu ve elleriyle Gülseren'in gözyaşlarını sildi ve şefkatli bir sesle"Kızımız yaşıyor ama erken doğum olduğu için kuvöz'e aldılar"dedi. Kızının yaşadığını duyan Gülseren derin bir nefes aldı.Kızı onu bırakmamış hayata sıkıca tutunmuştu."Ben"dedi Gülseren kızına hissettiği suçluluk duygusuyla"Kızımı görmek istiyorum" Ayhan karısına bir şey olmasından korktuğundan"Hayır,daha yeni uyandın dinlenmen lazım" "Ayhan"dedi Gülseren kararlı bir ses tonuyla"Senin rızanı istemiyorum ben kızımı görmek bu ahmak annesini affetmesi için ona yalvarmak istiyorum"dedi. "Neden?"diye sordu Ayhan karısının söylediklerinden sonra endişeli dolu bir sesle. "Çünkü ben"dedi Gülistan suçlu bir çocuk gibi suçunu söylerken gözyaşlarına engel olmayarak"Çünkü ben doktorumun bütün uyarmalarına rağmen o kadına senin artık tamamen bana ve ailene ait olduğunu göstermek istedim" Ayhan karısına sıkıca sarıldı ve pişmanlık dolu bir sesle"Hayır,senin hiçbir suçun yok hepsi benim hatam"dedi. Kocasının sözlerinden sonra Gülseren'in ağlaması daha da şiddetlendi.Canını en çok yakan şey kocasının özür dilerken bile o kadına olan hislerini gizlememesiydi ona rağmen kocasının sıcacık kollarında teselli bulmak onlara sığınmak istedi. Ayhan karısını sakinleştirken sonra ilaçların etksiyle tekrardan uyuya kalan karısını hastane yatağına yatırdı ve hava alabilmek için dışarı çıkacekken kapının önünde duran babasını gördü. "Baba"dedi Ayhan  yorgun bir sesle"Her şeyi duydun değil mi?"diye sordu. Babası cevap vermedi her zamanki sert ve otoriter baba gibi davranmayıp aksine anlayışlı bir baba gibi"Hadi gel dışarı çıkalım.Bu meseleyi burada konuşmayalım"dedi. "Neden baba?Neden insanlar duymuyacakmış?Senin bu oğlun ne sevdiği kadından doğma çocuğuna sahip çıkabildi ne de karımın çocuğuna sahip çıkabildim kimi sevmek istesem kimi korumak istesem hepsi elimde kaldı kimseye yetişemedim tek yaptığım 2 kadının da hayatını mahvetmekten öteye gitmedi" Ayhan şimdi yere çökmüş bir çocuk gibi ağlıyordu.Ayhan bu gözyaşlarını kuvöz de yatan kızı için akkıttı.Ayhan bu gözyaşlarını sağlıklı bir halde doğduğu için suçluluk duyup görmeye gitmediği kızı için akıttı. Babası,oğlunun herkesinin gözünün önünde ağlamasından rahatsız bir sesle"Hadi kalk millet sana bakıyorlar" "Baksınlar baba baksınlar da hayatları boyunca kime benzememeleri gerektiğini öğrensiler"dedi Ayhan sevdiklerini koruyamamanın verdiği suçlulukla. Oğlunun acısınasına haline daha fazla katlanamayan Haşmet bu sefer sert bir sesle"Kalk yerden sen bir Haşmetoğlu'sun nasıl bu kadar acınası davranabilirsin?"dedi. Küçüklüğünden beri Ayhan babasından sevgi sözcükleri yerini bu sözcükleri duyarak büyümüştü.Oysa Ayhan normal bir çocuk gibi babasının sevgisini hissedip korktuğu zaman babasından çekinmek yerine onun kollarında teselli bulmak babasının o güven veren sesiyle"Geçti"demesini beklemişti şu an bile içindeki çocuk babasının milletin ne dediğini ne gördüğünü umursamadan sevgisini göstermesini bekliyordu. "Baba"dedi Ayhan bıkkın bir sesle"Kabul et artık senin oğlun acınası ve korkak biri" "Sus"dedi babası hasta odasından onları izleyen insanların farkındalığının verdiği hassasiyetle. "Susmayacağım ben artık susmayacağım sustum da ne oldu baba hayatım da ne değişti?"diye babasına sorduğu soruya kendisi cevap verdi"Hiçbir şey ne mutlu olabildim ne de senin gözünde bir yere gelebildim sadece oradan oraya savruldum"dedi. Onları izleyen gözlerin artmasıyla daha da sinirlenen Haşmet dişlerinin arasından"Sus dedim sana"dedi. "Gerçekleri duymak canını mı yakıyor baba?Peki istemediğim şeyleri bana zorla yaptırırken hiç benim çektiğimi düşündün mü?Sen sadece" Haşmet,oğlunun lafı bitirmesine bile izin vermeden tokadı basmıştı yüzüne.Tokat attıktan sonra milleti umursamadan açtı ağzını yumdu gözünü. "Sen ne gerçeklerinden bahsediyorsun ulan?Senin kızın yoğun bakımda yatıyor öbür tarafta metresin doğum yaptı çocuk orada başında baba olmadan kimliksiz bir halde yatıyor sen burada hala karşıma geçip yok benim için onu yapmadın beni zorladın."Haşmet sesini daha da yükselterek"O zaman karşıma geçip delikanlı gibi baba ben istemiyorum ben Gülizar'ı sevdim deseydin onun için bütün her şeyden vazgeçerim deseydin" Haşmet küçümseyerek oğluna baktı."Ama boşver sen de ne onu yapacak yürek var ne de delikanlık sen anca başkasını suçla." Odanın kapısını açmadan önce oğluna bakıp"Yazık çok yazık"dedi ve kapıyı kapatıp içeriye girdi. Kapıdaki tartışma seslerinden sonra uyanan Gülseren,kayınpederini görünce saygıdan yatakta kalkmaya çalıştı ama Haşmet onu durdurup"Yat kızım sen daha yeni doğum yaptın yorgunsundur"dedi. "Baba"dedi Gülseren uykulu bir sesle"Dışardan bir takım sesler geldi acaba Ayhan'la mı kavga ettiniz?"diye sordu. "Sen bunları düşünme"dedi Haşmet soruyu görmezden gelerek"Sen dinlenmene bak hem hemşirelerle konuştum akşamleyin tekerlikli sandalyeyle kızını görmeye gideceğiz"dedi. Kızını göreceğini duyan Gülseren uyku sersemliğinden kurtulup heyecanlı bir sesle"Baba şimdi gidelim ben iyiyim"deyip ayağa kalkmaya çalıştı ama karnına giren sancılardan sonra geri oturmak zorunda kaldı. "Kızım"dedi Haşmet baba şefkatiyle dolu sesiyle"Seni anlıyorum kızını görmek istiyorsun ama kızın önce sen iyileşmen lazım ki kızın senden güç toparlanıp iyileşsin" "Tamam babacım kızım yeter ki iyileşsin ben her şeyi yaparım"dedi Gülseren kızını görmenin sevinciyle yatağa geri uzandı. Haşmet aldığı ilaçlardan sonra tekrardan uyuyan gelinine baktı ve pişmanlık dolu bir sesle"Affet beni kızım seni oğlumla evlendirip senin günahına girdiğim için" Gülseren uyanıkken bunları dile getiremezdi.Çünkü buralarda bir erkek kadından özür dilerse bu acizlik olarak algılanırdı toplum tarafından oysa Haşmet hayatında ilk defa gelinin ayaklarına yapışıp affet beni kızım seni koruyamadığım için çocuğunu koruyamadığım için diye ağlamak istiyordu. Haşmet içindeki duygularla boğuşurken cebindeki telefon çaldı.Ayhan bu telefonu şirkettekilerin ısrarıyla almıştı ama aldığı ilk gün herkesin saati umursamasına o kadar kızmıştı ki az kalsın telefonu kıracaktı ki evde ki kahyası hissetmiş gibi telefonu Haşmet'in elinden alıp sabah 8'den önce getirmemişti. "Alo"dedi telefonla konuşmanın verdiği rahatsızlığı hala atlatamamanın verdiği hoşnutsuzlukla. "Efendim torununuzun kimliğini çıkarttık da kimliği size mi getirelim yoksa Gülizar Hanım'ın yanına mı gidelim direk?"diye sordu telefondaki kahya. "Planlar değişti"dedi Haşmet karşısında her şeyden habersiz bir halde uyuyan gelinine bakarak"Kimliği tekrardan çıkart bu sefer anne adı yerine Gülseren yazılacak" "Efendim"dedi Kahya sıkıntılı bir sesle"Kimliği daha yeni çıkarttık hem nüfus kaydında anne adı Gülizar olarak geçiyor" "Kazım"dedi tehditvari bir sesle"Yarın bu çocuğun kimliği anne adı Gülseren olarak değişmiş halde karşıma çıkacak ya da kendine yeni bir iş bul" "Emredersiniz efendim yarın kimliği istediğiniz şekilde değiştirip size teslim edeceğim"dedi itaatkar sesle. Haşmet bir anneyi evladından ayırırken vicdanını susturmak için"Bunu herkesin iyiliği için yapıyorum"diye tekrar etti.Bu cümleyi her tekrar ettiğinde boğazında düğümlenen yumrular arttı ve sonunda cümleyi tekrar edecek hal bırakmadı. Gülseren uyandığında akşam ezanı çoktan okunmuştu.Etrafına bakındığında başucundaki koltukta oturan orta yaşlı bir kadın fark etti. Gülseren'in uyandığını fark eden kadın hastayı korkurtmamak için anlayışlı bir sesle"Merhaba ben Nadide hastane de hasta bakıcı olarak çalışıyorum Haşmet Bey siz yalnız kalmayın diye beni tuttu"dedi. Gülseren,kayınpederinin onunla bir baba gibi ilgilenmesinden memnun olsada kocasının onu tanımadığı bir kadınla yalnız bırakmasının hayalkırıklığını yaşıyordu. "Babam ve kocam şimdi neredeler biliyor musunuz?"diye sordu Gülseren merak dolu bir sesle. "Kayınpederiniz dışarıda hatta şimdi onu arayacağım uandığınızı haber vermek için ama"dedi Gülseren'in beklentiyle ona bakan kadına tedirgin bir sesle"Kocanızın nerede olduğunu bilmiyorum"dedi. Gülseren'in içinde gidirek büyüyen hayalkırıklığının sesine engel olamadı ve hayalkırıklığıyla dolu olan sesiyle"Anlıyorum"dedi. Ortamdaki garip sessizlikten kurtulmak isteyen hasta bakıcı kadın"Ben babanıza haber vereyim"dedi ve Gülseren'i hüzünlü bir pazartesi akşamında yalnız bıraktı. Hasta bakıcının çıkmasının ardından Gülseren tutmakta zorlandığı gözyaşlarını serbest bıraktı.Kocasının onu sevmediğinin farkındaydı ama en azından bu zor gününde onun desteğine ihtiyacı varken o Gülseren'i yalnız bırakıp o kadının yanına gitmiştir diye düşündü Gülseren. Boşanmak diye anlık bir düşünce belirdi aklında ama nereye gidecekti?Abileri 2 gün kalsa üçüncü gün yengelerinin doldurmasıyla ne zaman gideceksin diye soracaklardı.Hem daha yeni evladı doğmuştu onun yaşayıp yaşamayacağı belli değildi.Yaşasa bile boşandığı an çocuklar elinden alınırdı.Ne yapacağını ne düşüceğini bilemezken içeriye elinde tekerli sandalyeyle beraber hasta bakıcı kadın ve kayınpederi girmişti. Gelininin ağladığını fark eden kayınpederi endişe dolu bir sesle"Kızım canın mı acıyor?Neden ağladın?"diye sordu. Gülseren gözyaşlarını silip "Baba"diye cümleye başladı ama bu halde bile aldatığını söylemekten çekindiği için" Baba uyandığımdan beri kızımı göremedim ya ona üzüldüm"diye lafı çevirdi. "Üzülme kızım hem bak baban senin baban sorununu çözüp"Bakışlarını hasta bakıcı kadına çevirip"Seni kızına götürecek"dedi. Gülseren minnettarlık dolu bir sesle"Sağol baba Allah senden razı olsun"dedi. "Ne demek kızım sen de bu ailenin bir parçasısın seni korumak ve kollamak benim görevim"dedi babacan bir sesle. Gülseren ağzını açıp"Hayır,baba demek istedi bunlar senin görevin değil bunnlar beni evlendirdiğiniz oğlunuzun görevi demek istedi ama sustu her zamanki gibi bir kukla gibi başını sallayıp ona getirilen tekerlikli sandalyeye kayınpederinin ve hasta bakıcısı kadının yardımıyla oturdu. Bebeğin yattığı kuvöz'ün önüne gelince kayınpederine dönüp"Baba"dedi Gülseren ama cümlenin devamını getirmedi çünkü babası çoktan ne demek istediğini anlayıp yoğun bakım kapısından hasta bakıcı kadınla beraber çıkıyordu.Gülseren minnettarlık dolu bakışlarla yine babasına baktı.Allah ondan öz babasını çok erken bir yaşta almıştı ama onun yerine onu en az öz kızı kadar sevip sayan ve en önemlisi anlayışlı bir kayınbaba vermişti. "Kızım"dedi kuvöz'de yatan kızına bakıp"Affet beni senin annen çok büyük bir hata yaptı ama emin ol sana zarar vermek istemedim.Zaten hangi anne çocuğunu zara vermek ister ki?Ben sadece bir kere olsun etrafa baban tarafından sevildiğimi ve önemsemdiğimi göstermek istedim"dedi ve pişmanlık dolu sesiyle konuşmaya devam etti. "Bana kızmakta haklısın beni üzmekte de haklısın ama lütfen bu durumu çok uzatma seni çok özledim"dedei ve cama elini koyup kızını sevmeye çalıştı  O sırada yoğun bakımın önünde bekleyen hasta bakıcı,Haşmet'e dönüp üzüntü dolu bir sesle"Doktorların bebeği hakkında söylediklerini biliyor mu kızcağız?"diye sordu. "Hayır"dedi Haşmet sert ve otoriter dolu sesiyle"Kimse söylemedi ve söylemeyecek."Tehditkar gözlerini hasta bakıcıya diken Haşmet"Söyleyen olursa bizzat canını ben alırım"dedi. "Merak etmeyin zaten bu halde olan bir anneye doktorlar yavrunuz sabaha bile çıkamaz dediler diyemem"dedi hasta bakıcı kadın merhamet dolu bir sesle. Haşmet normalde kendine karşı gelenlere acımazdı ama bu sefer sustu.Gelinin evladıyla olan son saatlerini bozmak istemedi. Gülseren yoğun bakımından çıktığında nihayet yüzünde umut dolu bir gülümseme vardı.Kayınpederine bakıp"Baba hissediyorum kızımı çok yakında kucağıma alacağım"dedi. Haşmet boğazındaki yumrular yüzünden zar zor"İnşallah"dedi.Haşmet de gelinine inanmak istiyordu sonuçta doktorlar da elbet Allah'ın bir kuluydu.Allah isterse her şey olurdu.Gelinini yatağına yatırdıktan sonra kendini hastanenin mescidine kapattı ve sabaha kadar Rabbine dua etti. "Ey Rabbim!Ben çok büyük günahlar işledim,karımın,çocuklarımın ve gelinimin canını yaktım bunların farkındayım ama bunun acısını o küçücük yavrudan çıkarma ölmesi gerekn birisi varsa o da benim.Eğer birisi ölecekse benim canımı al." Sabah ezanından sonra Haşmet hava almak için dışarı çıktığında içmekten gözleri kıpkırmızı olmuş bir halde hastaneye geldiğini gören babası öfke dolu bir sesle"Seni utanmaz arlanmaz benden çekinmiyorsun anlıyorum da hasta karından da mı utanmıyorsun?Kızcağız gözü sürekli kapıdaydı"dedi "Baba"dedi Ayhan çaresizlik dolu bir sesle"Kızım beni beklemiş"gözyaşları yanaklarından damlamaya başladı"Beni baba beni hiçbir işe yaramayan annesine ve çevresine sürekli üzen,kendisini bir kez bile sevmeyen babasını beklemiş ölmek için" Haşmet bütün kızgınlığına rağmen oğluna sıkıca sarıldı.Ayhan ise aynı cümleyi tekrarlıyordu."Ben ondan kaçarken o beni beklemiş baba" Ayhan saatlerce ağladı.Haşmet ise oğluna ilk defa ağladığı için kızmayıp onu sevgiyle,şefkatiyle sarmaladı. Ayhan biraz sakinleştikten sonra beraber Gülseren'in yanına çıktılar. Gülseren'in kapısının önüne gelince Ayhan çaresizlik dolu sesiyle"Baba ben yapamam onun o hüzünlü gözlerine bakıp kızımız öldü diyemem"dedi. Haşmet destek amaçlı oğlunun sırtına vurarak"Tamam koçum ben konuşurum Gülserenle sen de dinlen kafanı toplan"dedi. Kızının uyanacağına inanan Gülseren umut dolu gözlerle odaya giren kayınpederine bakıyordu.Haşmet ise gelinin bakışlarından kaçınarak karşısındaki koltuğa oturdu. "Baba beni yine kızıma götürmeye mi geldin?"dedi Gülseren umut dolu bir sesle. "Kızım"dedi Haşmet konuya nereden başlayacağının vermediği çaresizlikle. Kayınpederindeki garipliği fark etsede Gülseren umut dolu bir sesini sürdürerek soruyu tekrarladı."Baba beni kızıma götürmeye mi geldin?" Haşmet bir kez daha çaresiz bir sesle "Kızım"dedi. Kayınpederi ilk defa hayatında bu kadar çaresiz hissediyordu.Normalde her şeye çözüm bulur ve hallederdi ama bir annenin karşısına geçip kızın öldü de diyemezdi. Gülseren aklına gelen kötü düşünceleri uzaklaştırdı.Kızı ona söz vermişti yaşayacak ve annesini asla bu zalim dünyada yalnız bırakmayacaktı. "Baba"dedi sonkez"beni kızıma getir ne olur" "Kızım"dedi Haşim ve derin bir nefes alarak konuya girdi."Bu hayatta doğmakta yaşamakta ölmekte insanlar için" Gülseren anlamamakta ısrar etti.Kızı ona söz verdi yaşayacaktı."Baba cümlenin devamını getirme beni kızıma götür" "Daha gençsiniz ilerde tekrar hamile kalabilirsin" "Sus"diye bağırdı Gülseren inat dolu bir sesle"Eğer beni kızıma siz götürmezseniz ben gideceğim hem dün yolu da öğrendim"dedi ve ayağa kalktı. Gülseren emekleyerek odanın kapısına doğru ilerledi.Haşmet endişeli bir sesle"Kızım beni bir dinle" "Sizi yeterince dinledim.Şimdi de kızımı görmeye gideceğim bebeğim beni özlemiştir"dedi ve emekleyerek kapıyı açtı.Kapıyı açınca yere çökmüş halde duran kocasını gördü ve tıslayarak"Sen daha yeni mi geldin?"diye sordu. "Hayır,"dedi Ayhan karısının hareketlerinden dolayı kafası karışmış bir halde"Ben burada babamla olan konuşmayı bitirmeni bekliyordum." "Off"dedi Gülseren konuşmaktan sıkılmış bir halde"Herkes takmış bir konuşmaya ama benim daha önemli bir işim var kızımı görmeye gidiyorum babanla sen konuş" "Gülseren"dedi Ayhan endişeli dolu bir sesle"Babam senle konuşmadı mı?Bizim kızımız öl-" "Sus"diye bağırdıktan sonra hiçbir şey olmamış bir gibi sakin bir sesle"Kızım bana söz verdi yaşayacak" "Gülseren"dedi Ayhan endişeli dolu sesiyle"Kızımız sözünü tutamadı"dedi. Gülseren inkar ederek başını iki yanına salladı."Sen"dedi Gülseren suçlayıcı bir tavırla kocasına bakarak"Yalan söylüyorsun değil mi?Benşm mutlu olmam hoşuna gitmiyor" Ayhan pişmanlık dolu bir sesle"Keşke yalan söyleseydim Gülseren Keşke içmek yerine kızımla bir saniye bile daha fazla vakit geçirebilseydim"dedi. "Ben kızımızın derdiyle dertlenirken sen zıkkımlanıyordun değil mi?Yazıklar olsun sana,yazıklar olsun babalığına,yazıklar olsun senin kocalığına şimdi defol git o kadının yanına defol git zıkkımlandığın yerlere artık seni yanımda istemiyorum"dedi Gülseren,kocasına duyduğu nefreti dile getirirken. "Tamam"dedi Ayhan,karısının nefretini kabullenmiş gibi"Sen isteyinceye kadar yanına yaklaşmayacağım" "O zaman bir daha geri gelme Ayhan çünkü seni artık hayatımın hiçbir yerinde istemiyorum"dedi Gülseren nefret dolu bir sesle. Ayhan sustu.Karısının haklı olduğunu biliyordu.Şimdiye kadar hangi çocuğuna tam anlamıyla babalık yapabilmişti ki yeni doğmuş bebeği onu görmek için beklerken o korkudan bir meyhaneye sığınmış sabaha kadar içmişti.Ayhan,odanın yanındaki sandalyelerden birine oturup ağlamaya devam eden karısını görmeye devam edemedi ve yine kendisine yakışanı yapıp hastaneden,babasından,karısından en önemlisi kızından kaçmak istedi ve ayaklarının götürdüğü yere doğru kaçti. Gülseren ise kaçan kocasına,onu bu adamlara evlendiren abilerine,kocasını böyle yetiştiren kayınpederi ve kayınvalidesinden nefret etti ama en önemlisi de kendinden nefret etti böyle bir adamı sevip onun bütün yaptıklarına rağmen çocuk doğrurmaya devam ettiği için. Farkında olmadan dünden beri söylediği sözleri tekrar etti."Affet anneni kızım böyle bir adamı sevdiğim için böyle bir adam çocuk yaptığım için en önemlisi de seni koruyamadığım için" Gülseren kızının ölüm haberi aldığı günden beri hayaletten farksızdı.Ne yemek yemeye ne de yaşamaya gücü vardı tek yaptığı şey yatakta yatıp kızından özür dilemeye devam etmekti.Kayınpederi eve çıktığından beri her gün Gülseren'in yanına ya sevdiği bir insanı gönderiyordu ya da sevdiği yemekleri yaptırıyordu ama Gülseren odasının kapısını kitleyip kimsenin ve hiçbir şeyin odaya girmesine izin vermiyordu. Kocasından 2 gündür haber almıyordu ama hayatında ilk defa ne kocasını merak etmiş ne de ev eşrafından birine sormuştu.Tek duası bir daha onu görmemekti. 3 güne girdiğinde odasının yanına kurduğu çocuk odasından sesler gelmeye başladı.Gülseren kızının eşyalarının toparlanıp kaldırıldığı düşüncesine kızıp odadan dışarı çıktığında çalışanlar şaşkın bakışlarla ona bakıyorlardı. Evin en yaşlısı kahya Kazım"Hanımım iyi misiniz?Bir şey mi istediniz?Hemen getirelim"dedi ve diğer çalışanlar beklenti dolu gözlerle hanımlarına bakıyorlardı. "Hayır,hiçbir şey istemiyorum"dedi ve sinirli bir sesle"Siz napıyorsunuz kızımın eşyalarını mı topluyorsunuz hangi hakla hangi şuursuzlukla?" "Hayır,hanımım aksine kızınızın odasını temizliyoruz"dedi Kahya Kazım ve sevinçli bir sesle ekledi."Hem zaten bugün kızınız hastaneden çıkıyor" Gülseren bir süre durakladı ve kelimeleri anlamamış gibi tekrar etti."Kızım hastaneden mi çıkıyor?" "Evet"dedi Kahya Kazım tereddüt dolu bir sesle. Gülseren kendini cimciklemeye başladı ve canının yandığını hissetti eğer canı yanıyorsa bu bir rüya olamazdı eğer rüya değilse ona neden öldüğü söylenmişti?Gülseren aklını kaçırdığını hissediyordu. Gülseren yardım almak amacıyla"Babam"dedi"o nerede ona ihtiyacım var" Haşmet hakkında söylenenleri işitmiş gibi elinde uyuyan yeni doğmuş bir bebekle içeriye girdi. "Beni mi sordun kızım?Hastaneye bebeğimizi almaya gittim" Gülseren kafasını hayır anlamında salladı ve isyankar bir sesle"Benim kızım öldü"dedi. Gülseren'in söylediklerinden sonra ev halkı kendi aralarında fısıldaşmaya başlamışlardı.Dedikodu çıkmasını önlemek isteyen Haşmet"Kahya Kazım haricinde herkes bu katı terk etsin"dedi. Kahya Kazım dışındaki bütün çalışanlar büyük beyin emrine uyup fısıldaşarak üst katı terk ettiler. Haşmet soğuk ve otoriter bir sesle"Kahya etrafı kontrol et bizi dinlemeye çalışan birini bile görürsen gözünün yaşına bile bakmadan kov"dedi. "Evet,efendim"dedi ve Haşmet'in dediğini ikiletmeden etrafı kontrol etmek için aşağıya indi. "Baba"dedi Gülseren aklını kaçırmaya ramak kalmış bir sesle"Ne oluyor benim kızım öldü bana böyle dediniz ve ben üç gündür ölüp ölüp dirildim kızımın ölümü için kendimi suçladım ama siz şimdi bu kız senin diyorsunuz bana bu eziyeti neden yapıyorsun Allah aşkına?" "Kızım"dedi Haşmet,Kahya'yla konuştuğu sesin aksine babacan bir sesle"Bu çocuk senin ve sen de onun annesinin bana başka soru sorma" "Ama baba bu çocuğun annesi ve babası"diye itiraz etmek için ağzını açtığı sırada kayınpederi babacan bir sesle"Bu çocuk senin annesi ve babası hakkında endişlenme bu çocuk yetim ve öksüz"dedi. Gülseren yetim bir çocuğa sahip çıkan kayınpederine minnettar dolu gözlerle baktı ve ağlamaya yakın bir sesle"Baba ben bu çocuğa kendi öz çocuğum gibi bakacağım sen hiç endişelenme"dedi. "Endişelenmiyorum kızım çünkü senin iyi bir anne olduğunu biliyorum"dedi Haşmet babacan bir sesle. "Adı ne bebeğin?"diye sordu Gülseren 3 gün sonra ilk defa merak dolu bir sesle. "Adı Leyla"dedi Haşmet babacan sesiyle "Leyla"dedi Gülseren şefkat dolu bir sesle"Hoşgeldin evimize" Bebeğin kokusunu içine çektiğinde vicdanın sızlamasına engel olamadı eğer babası ölmemiş olsa bu bebek gibi mi cennet kokulu mu olacaktı? Haşmet kadının aklındaki düşünceleri okumuş gibi cevap verdi."O da cennet gibi kokuyordur ve eminim ki gittiği yerde huzurludur" Gülseren masum bebeğe bakarak"İnşallah"dedi ve içinden kızına söz verdi. "Kızım sana söz senin yerine gelen bebeği canım gibi koruyup kolllacağım o yüzden ne olur bu anneni affet"
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE