Bölüm 6: Yeni Hayatın Heyecanı

588 Kelimeler
Mardin’in sıcak akşamı, ışıklarıyla büyüleyici bir manzaraya sahipti. Kızıl taşlardan yapılan evler, akşam güneşinin batışıyla yavaşça altın rengini alıyordu. Yaser ve Mesut, kaçarak Mardin’in merkezine yerleşmiş, orada kendilerine yeni bir hayat kurmuşlardı. Geride bıraktıkları köy, aşiret baskıları ve geçmişin gölgeleri çok uzakta kalmıştı. Şimdi, sadece birbirleri ve bebekleri vardı. Yaser, evin bahçesinde sessizce yürürken, karnındaki bebeğin her gün hızla büyüdüğünü hissediyordu. Şimdiden karnı iyice belirginleşmişti, her adımı biraz daha yavaşlamıştı. Ama buna rağmen mutluluk doluydu. Her şeyin yolunda gitmesi, Mesut’un ona olan sevgisi, ona verdiği güven ve huzur her geçen gün ona olan aşkını daha da büyüyordu. Mesut, sabahın erken saatlerinde işe gitmek için hazırlık yaparken, çıkmadan muhakkak Yaser’e bir öpücük veriyor, sonra ceketini de alıp hızla yola koyuluyordu. Mardin’in işlek caddelerinin birinde bir dükkanda çalışıyordu. Bu iş, sadece onları ayakta tutmakla kalmıyor, aynı zamanda evlerindeki mutluluğu ve düzeni dr pekiştiriyordu. "Yaser, bu akşam seni dışarıya çıkaracağım. Birlikte yürüyüş yapalım, biraz hava alırsın," dedi Mesut, sabah kahvaltısını ederken. Yaser, gülümsedi ve Mesut’a yaklaşıp elini tuttu. Onun dokunuşu, ona her zaman mutluluk veriyordu. "Tamam," dedi Yaser, gözleri Mesut’a adeta güvenle bakıyordu. "Ama bugün çok yorgunum. Fazla uzağa gitmeyelim. Büyüyen karnımla artık her şey daha zor oluyor," diye ekledi gülümseyerek. Mesut, Yaser’in karnını nazikçe elleriyle okşayarak, "Bebeğimizin büyüdüğünü görmek beni daha da mutlu ediyor. Seni çok seviyorum," dedi. Yaser, Mesut’un sözlerine kalbinin derinliklerinden bir minnettarlıkla karşılık verdi. Her gün, Mesut’un ona olan sevgisini daha çok hissediyordu. Yaser’in karnındaki bebeğin büyümesiyle birlikte, onların arasında da yeni ve güçlü bir bağ kuruluyordu. Bu bağ, her geçen gün güçleniyordu. Mesut, Yaser’in hamileliği boyunca onu rahatlatmaya ve ona en iyi şekilde bakmaya çalısıyordu. Günler geçtikçe, Mardin’deki yaşamları daha da güzelleşiyordu. Mesut, her sabah erkenden kalkarak dükkana gitmek için hazırlık yapıyordu. Yaser ise küçük evlerinin içindeki her detayla ilgileniyor, yemeklerini yapıyor, evlerini düzenli tutuyordu. Mesut, işlerinden eve döndüğünde, Yaser her zaman ona gülümseyerek karşılık veriyordu. Onun gülüşü ve mutluluğu, Mesut’un yorgunluğunu alıyordu. Bir akşam Mesut, işinden erken dönüp eve geldiğinde, Yaser’i oturduğu koltukta uyurken buldu. Yaser’in gözlerinde mutlu ama yorgun bir ifade vardı. "Bebeğimiz çok hızlı büyüyor, değil mi?" dedi Yaser, elini karnına koyarak. Mesut, Yaser’in yanına oturdu ve karnına nazikçe dokundu. "Evet, çok hızlı büyüyor. Her geçen karnın daha da şişiyor sanki." dedi Mesut gülerek. Yaser, Mesut’un bu sözlerine gülerek cevap verdi. "Bana çok iyi bakıyorsun. Bu gidişle doğurmadan 100 kilo olacağım" Mesut ona tutkulu bir aşkla "İstersen bin kilo ol, ben seni hep aynı şekilde severim." dedi. Yaser’in yüzü hafifçe kızarırken bir kez daha onu ne kadar çok sevdiğini düşündü. O akşam, Yaser ve Mesut birlikte yürüyüşe çıktılar. Mardin’in tarihi sokaklarında, birbirlerine sarılarak yürüdüler. Yaser’in adımları artık daha yavaş ve dikkatliydi, ama Mesut her anını onu kolluyor ve ona destek oluyordu. Yavaşça yürürken, Yaser’in kalbi, Mesut’un yanında her zamankinden daha huzurlu hissediyordu. Yaser, o gece, Mesut’la birlikte yaşadıkları her anı bir ömür boyu hatırlayacağına dair bir duygu hissetti. "Mesut," dedi, derin bir nefes alarak, "Seninle kaçmak bu hayatta verdiğim en doğru karardı."dedi Mesut, Yaser’in elini sıkıca tutarak, "Benim için de Yaser" dedi. Bir süre sessizce yürüdüler. Yaser, karnındaki bebeğiyle birlikte adım atarken, Mesut her zaman yanında olacak şekilde onu koruyordu. Birbirlerine duydukları güven ve aşk, aralarındaki bağı güçlendiriyordu. Artık, hiçbir şeyin onları ayıramayacağını hissediyorlardı. Mardin, onlara yeni bir hayat için kucak açmıştı. Ve bir gün, Yaser’in hamileliği bitecek, o tatlı bebek dünyaya gelecekti. Bu, Mesut ve Yaser için hayatlarının en değerli anı olacaktı. Bebeğiyle birlikte, yeni hayatları taçlanacaktı. Bu mutluluk, her şeyin önündeydi. Çünkü Yaser ve Mesut, birbirlerine olan sevgileriyle, hayatlarına yepyeni bir yön vermişti. Ve doğacakları bebekleri de bu mutluluğun zirvesi olcaktı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE