A.Y.:
Soruyu çözebileceğime dair kaç seferdir el kaldırıyorum
A.Y.:
Ne var ki siz yüzüme bakmamak için muhteşem bir efor harcadığınız için her defasında geri indirmek zorunda kalıyorum
A.Y.:
Hocam sizce de yaptığınız çifte standarda girmiyor mu?
A.Y.:
Sınıfın çoğu kalktı
Siz:
Sınavımdan 05 alan birine göre o elin fazla cesur
A.Y.:
Sizde hoş görürsünüz ki bir sonraki sınavdan 30 alabilmek için pratik yapmam lazım
Siz:
30 alınca geçiyorsun yani?
A.Y.:
Çabamı görürsünüz en azından
A.Y.:
Hem artık bana özel ders vermiyor musunuz? Ne olsun istiyorsunuz, annem özel ders almama rağmen dersten tekrar aynı notu aldığımı görsün ve kalp krizi geçirsin mi?
Siz:
Annene sana özel ders vereceğimi mi söyledin?
A.Y.:
Geri dönülemez olsun diye şarttı
Siz:
Bana emrivaki yapıyorsun
A.Y.:
Hayır, bu benim hakkımdı. Sonuçta şantajcıyı buldum ve size verdim. Son hamlem sadece sözünüzün eri olun diye yapılan bir teşvikti
A.Y.:
Konusu açılmışken ne zaman vereceksiniz?
A.Y.:
Hm
A.Y.:
Yeni soru için yeni birini ayağa kaldırmacalar
A.Y.:
Bu defa da ben elimi kaldırmıyorum
A.Y.:
Ne tesadüf el kaldırmadığımda yoklamadan seçeceğinizi söyleyip masanıza gittiniz
A.Y.:
Aynı tesadüfle şimdi benim ismimi söyleyeceksiniz sanırım
A.Y:
Yanılttınız
A.Y. | Yazıyor...
| Konusu açılmışken ne zaman vereceksiniz?
Siz:
Sana bir daha vermeyeceğim Aslan
Siz:
Bunu o kafana soksan iyi edersin
Siz:
Aramızdakiler yaşanmaması gereken şeylerdi
Siz:
Rica ediyorum git kim olduğuna bir bak ve sonra benim senin neyin olduğumu bir düşün
A.Y.:
Sözünüz bitti mi?
Siz:
Bitti
A.Y.:
Özel dersten bahsediyordum. Ne zaman vereceksiniz diye soruyordum. Ama madem konusu açıldı söyleyeyim, sorumu yanlış anlayıp özünde sizin bile inanmadığınız bir cevap vermenize takılmıyorum
A.Y.:
Çünkü özel dersten çok vermek istediğinizi biliyorum
A.Y.:
Üstelik bunu söylemenize gerek yok
A.Y.:
Vücudunuz zaten benimle konuşuyor