“Ne?” duyduğum isimle bir an ne diye yüksek bir sesle bağırmıştım ve haliyle bu hareketim Kerem’in bana delirmişim gibi bakmasına neden olmuştu “Sen az önce Zeynep mi dedin? Zeynep Aslan?” “Aaa evet… Dedim de sen niye birden bu kadar ilgilendin?” “Kocaman yeşil gözleri olan, gür uzun kirpikli, porselen gibi teni, kumral saçları, dolgun, biçimli bir dudağa sahip, konuşurken sol kaşını hafiften oynatan, ince yapılı ama hatları baya belirgin üstesine de baya aksi olabilen, sürekli kızarıp bozaran aynı zamanda tıp okuyan doktor bir kızdan bahsetmiyorsun değil mi?” ne saçmalıyordum ben? Resmen kızı ezberlemiştim! Kerem’in o an yüzünde beliren sırıtma onun ne kadar eğlendiğini ele veriyordu. Otuz iki dişini göstererek “Abovvv” diye mahalle kadınlarının taklidini yaparak kahkaha attı “K

