Aşağıdan gelen nefretle karışık feryat sesleri kulaklarını çınlatmaya devam ederken odasına kapanarak duşa girdi Niran. Üstündeki yeni elbiseyi yatağın üzerine bırakıp bedenini sıcak suyun altına aldığında bir süre öylece durdu. Yorgunluğu çökmüş omuzlarında hissedecek kadar büyüktü. Suyun altından ayrılıp soluklarını düzene sokmaya çalışarak beklerken ıslanan saçlarını yüzünden çekip başını yukarı kaldırdı. Hala olanlara inanamıyordu. Yapmıştı değil mi? Azad'la birlikte olmuştu. Bu işte onu suçlayamazdı. Belki de tek suçlu kendisiydi. Hayır, böyle düşünmesindeki sebep yaşananlardan duyduğu pişmanlık değildi. Evet, daha önce de artık kaçamayacağını, ondan kurtulamayacağını kendisine itiraf etmişti ve bunu yaparken içten içe bir pişmanlık yaşıyordu. Fakat asıl sorun Azad'ın dün gec

