İnancını kanıtlayabilir misin?
İnandığın şeyin varlığını ispat edebilir misin?
Deneyim her şeyin özüyse eğer
Tecrübenle inancının kanıtlarına ulaşabilir misin?
Herkes sorgular ve çokça da yargılar
Bağnaz zihinler inandıklarında ısrar eder
Sorgulayanlar günün birinde
Ya inanır ya da tümden reddeder
Bildiğimiz şey deneyimin kanıt olduğu
Yaşanılan bir kaç şey kanıtlıyor inancın varlığını
Adına ne dersen de yüce bir güç var
Ve ne olursa olsun insan ona ihtiyaç duyar
İnancın kanıtları aslında gözümüzün önünde
Sadece bakıyoruz görmüyoruz gerçekleri
Var oluşun gizemi her gün bizimle
İnanmak da bizim seçimimiz inanmayı reddetmek de
Vedam
Gidiyorum arkama bakmadan
Zamanında çok döndüm
Bu defa dönmem yüreğim dayan
Onurumla yaşamak için büyük vedam
Yaşamam artık hiç bir şeyi kendime yakışmayan
Yol alırım doğrular ve içime sinen ne varsa bana uyan
Bu gidişim değil anlık bir karar
Uzunca düşündüm anlasın beni geride kalan
İnsan yapmalı hep kendine yakışanı
Eğer ders alıp gelişmişse aklı
Yaşamış ve olgunlaşmışsa ruhu
Gerektiğinde der bu benim vedam
Gitmek anlık bir eylem değil
Düşünmeden atılmış bir adım hiç değil
Dayanamadığın noktada gidersin
Örnek olur tüm kalmaya muhtaçlara vedam
Sevgi Emekti
Yıllar geçti üstünden
Daldı gözlerim geçmişe
Yanımdan geçti sessizce
Gördüm onu içimi yaktı bakışı yine
Çok sevmek yetmezmiş
Aşk denilen duygu sahiplenince aşkmış
Emek vermediğin sevgide
Mutlu olmak imkansızmış
Sevgi emekti aşk sahiplenmek
Kenarda kalıp gidişatı izlememek
Hep kalanın bir gün gitme ihtimalini
Pişmanlıkla içine sindirerek
Giden gitti elinden tutulmasıydı tek isteği
Geride kalandan onun olmasını istedi
Sadece onun olmaktı niyeti
Ama kalan bu hissini hiç bilemedi
Emek vermek demek herşeye rağmen sevmek
Kötü günde çekip gitmemek
Benken biz olmayı bilmek
Sevginin gereğini özgürce yerine getirebilmek
İşte o zaman sevgi olur emek vermek…
Gidecek Olanı Sevdim
Yakındır ayrılık vakti
Gidecek olanı sevdim
Ne olursa olsun kalsın
Gitmesin hep yanımda olsun
İnsan sevince gidecek olanı
Büyük oluyor kalp ağrısı
Baş edemiyor çünkü acısı
Sarıyor benliğinin dört bir yanını
Gidecek olanı sevdim
Gitmek de onun elinde kalıp beni sevmek de
Bir ömrü geçirmek beraberce
Ve adını anmamak ayrılığın senelerce
Dört Mevsimdir İnsan
İnsan dört mevsim gibidir
Bazen yaz çoğu zaman kış
İlkbahar veya sonbahar
Ve bazen de karmakarışık
Yazdan sonra gelen son bahar
Son baharın ardı karanlık kış
Kıştan sonra ise ilk bahar
İlkbaharın sonu ise Demeter'in ruhuna bir bakış
Yer altı ve yer üstü
Yeryüzü ve güzel gökyüzü
Masum Persephone olmuş
Hades'in karanlık yüzü
Dört mevsimdir insan
Bazen mutsuz bazen mutlu
Mevsimler geçer gider
Geriye kalan sadece insanoğlu
Acının Rengi
Nedir acının rengi?
Nasıldır gerçek acının siyahı?
Geçmez kalır içimin yarası
Acının rengi katran karası
İçimde vardı bir dehliz
Bir zamanlar derdim adına kara delik
Yutardı içine ne atarsam atayım
Seçmezdi ona atılan faydalı ya da faydasız
Dehlize rağmen seçtim yaşamayı
İstedim içimdeki çocukla barışmayı
Onu anlayıp kocaman sarılmayı
Onunla bir olup yeniden doğmayı
Şimdi içim daha seçici
Zihnim berrak ve geçirmez işine gelmeyeni
Düşüncelerim büyümemin eseri
Kendimi sevmek bana bu hayatın en büyük hediyesi