On Sekiz

1125 Kelimeler
Seyhan'ın karnı burnundaydı artık, çoktan doktorundan sezeryan için gün alınmıştı ve heyecanla o günü bekliyorlardı. Seyhan aylarca dur durak bilmeden Halil'in sevgisiyle ilgisiyle belki de dünyanın en mutlu insanı sayıyordu kendini ve yıllardır hüküm süren sevgisizliği tamamen kırılmış, şimdi aşk dendiğinde Halil'im ve kızım diyordu. Halil ise kınalı kuzusu ve kızı için dünyayı bile değiştirmeyi göze almıştı. Kenan ve Orkun'un ısrarlarını sonunda haklı bulmuş ve Seyhan'ın doğumu, doğumdan sonra da acil bir şey olması ihtimaline karşı şehre taşınmak için hazırlıkları tamamlanmıştı. Ekinden gelen parayla iki daire tutmuş, elbette ninesini de baş ucunda görmek istediği için yaşlı kadın ne kadar "İstemez kara kuzum ben topraklarımdan ayrılmam" dese de "Toprak aynı ev aynı ninem" diyerek karşısındaki daireyi de onun için kiralayıp dayayıp döşemişti. Evin düzeninden duvarların rengine kadar Seyhan'ın görerek beğenmesi için elinden gelen her şeyi yapmıştı. O mutlu olsun yuvasında, sevgiyle kızlarını büyütsünler diye gecesini gündüze katmıştı. Tabi bu süreçte paçaları sıvayan Kenan ve Orkun da her işe koşturmuşlardı ve Orkun'un çalıştığı hastaneye yakın olduğu için de ayrıca sevinmişlerdi. Hemen alt sokağında da onlar yaşıyordu çünkü. Onlar artık kocaman bir aile olmuşlardı. Günler sonra tüm hazırlıklar bitince Halil Seyhan'ı köyden alıp onu bekleyen evlerine götürdü ve heyecanla kıpır kıpır evi inceleyen Seyhan'ın tombik yanaklarını sıkarak dudaklarından öptü. "Beğendin mi güzelim?" Seyhan hızlı hızlı başını sallayarak "Hı hı" deyip bebek odasına da girdi. Kızları için Halil'in tek elle aylarca uğraştığı beşiğe bakarak ağlamaya başladı. "Halil'im" diye fısıldayarak arkasında duran adama döndü. Halil ise yine gözlerini dolduran sevdiğine sıkıca sarılıp "Halil'in kurban olsun size güzellerim" diyerek başını Seyhan'ın omzuna koydu. Seyhan karnı büyüdüğü için sarılamadığı adamın kollarına tutunup "Doğsun artık ya, sarılmıyorum" diye isyan etti. Halil gülerek başını omzundan kaldırıp Seyhan'ın kocaman göbeğini umursamadan sol kolunu onun bacağının altından destekleyerek kaldırıp sağ koluyla da belini destekledi. Seyhan yine kucaklamayla kıkır kıkır gülerek onu yatak odasına götüren adamın boynuna sarıldı. Halil yatağa oturup Seyhan'ı da iki bacağı arasına alıp oturttu ve elini onun kocaman karnına götürüp okşaya okşaya saçlarından öptü. "Biz de böyle sarılırız doğuma kadar" diye fısıldayan Halil'le Seyhan da elini onun elinin üstüne koyarak sırtını arkasındaki adamın göğsüne yasladı. Mutluluktan yanakları al al olmuştu ve öyle huzurluydu ki her an uyuyabilirdi ama ellerinin altındaki kızlarının uyumaya hiç niyeti yoktu. Halil elinin altındaki kıpır kıpır hareket eden kızıyla gülerek alnını Seyhan'ın omzuna yasladı. "O da senin gibi kıpır kıpır, bir de güzelliğiyle başıma çifte bela olacaksınız." Seyhan da kıkırdayarak kızının hareketliğini izledi. Sonra da elini göğsüne koyup sıvazladı. "Oh olsun sana, her deve bir cüce lazım. Şimdi asıl kızımızın güzelliğinden kork." Halil derin bir nefes verip "Vay ki vay bana." Sonunda kucağında saçlarını okşaya okşaya uyuttuğu Seyhan'ın iç çekti Halil. Pencerelerden vuran ilkbahar güneşiyle hayata gülümsedi yüreğindeki aşkla. Sol kolunu kaldırıp olmayan eline baktı ve ilk kez eksikliğine gülümsedi yıllar sonra. Seyhan sırtındaki bütün okları birer birer çıkarmıştı saplandığı yerlerinden. Oklar yerine çiçekler ve aşk sızmıştı derin yaralarına. Seyhan ona eksiğini değil fazlasını vermişti ve şimdi de o Çolak Halil dedikleri adamın kucağına yavrusunu verecekti. Dünya berbat bir yerdi, biliyordu Halil. İnsanlar hâlâ kendilerinden farklı olanı dışlıyor, hor görüyor ya da görmezden geliyordu ama onun Seyhan'ı Halil'i aşkla görmüştü, bir yıl önceki Halil gibi aşka kör kütük tutulmuştu. Halil içinse Seyhan gayrı hiç kimse yoktu dünya üzerinde. Doğum için o gün geldiğinde Halil heyecandan yerinde duramıyor, hastane koridorunda bir aşağı bir yukarı Kenan'la beraber yürüyordu. Dakikalar önce Orkun da ne olur ne olmaz diye doğuma gireceğini söyleyerek Seyhan'la birlikte doğumhaneye girmişti ve Halil'i sakinleştirmek Kenan'a kalmıştı. Ama ne fayda onun da Halil'den kalır yanı yoktu. Resmen tırnaklarını yiye yiye doğumu bekliyordu. Saatler sonra doğumhaneden çıkan Orkun'la Halil'in yüreğine bir sızı düşmüştü. Orkun'un kucağında kızını beklerken onun yüzündeki terleri sile sile yanlarına gelişini izliyordu. "Seyhan'ım, kızım" diye fısıldadı korkuyla. Orkun'un maskesini çıkarıp gülümsediğini gördüğünde elini göğsüne atıp derin bir nefes verdi. Az önce kalp krizinden ölebilirdi. Genişçe gülümseyerek elini omzuna koyan Orkun'un "İkisi de sağlıklı çok, özel odaya aldılar. Allah analı babalı büyütsün kardeşim, güzeller güzeli bir kızın oldu" dediğinde Halil resmen kendini yere bıraktı. Sırtını duvara yaslayıp eliyle yüzünü kapatan koca adam hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. "Allah'ım sana şükürler olsun. Onları bana bağışladın, babalığı bana layık gördün" diyerek dua etti dakikalarca. Hızlıca toparlanıp elini yüzünü yıkayıp Seyhan için aldığı kocaman bir papatya buketini eline tutuşturan Kenan'ın gözleri dolu dolu "Hadi şimdi git kızının da sevgisini al" diyerek Halil'i özel odaya göndermişti. Halil heyecandan dizleri titreye titreye dili damağı kuruya kuruya buketi sol koluna yerleştirip kapıyı açtı ve hızlı bir soluk verip odaya girdi. Seyhan'ı kucağında kızıyla cıvıl cıvıl gülerken görünce gözleri yeniden yaşardı. Seyhan ise odaya giren adamla kocaman gülümseyip elini Halil'e uzattı. "Seni tamamlamaya geldik koca adam." Halil gözlerindeki yaşı sağ eliyle hızlıca silip kolundaki papatyaları alıp dudaklarını büzerek Seyhan'ın yatağının ayak ucuna koydu. Seyhan kaşlarını muzipçe çatarak "Seviyormuş Seyhan'ın seni, sordun mu papatyalara?" diye sordu. Halil korkuyla elini Seyhan'ın kucağındaki kızına uzatıp parmağıyla yüzünü okşadı. Hızlı hızlı başını sallayarak "Seviyormuş" diye fısıldadı. Seyhan gülerek Halil'i izlerken o da kızını hayran hayran izliyordu. Yanaklarından ağlamam dediği yaşlar süzülürken Seyhan'a uzanıp dudaklarını alnına bastırdı. "Teşekkür ederim güzelim." Onun ne için teşekkür ettiğini bilen Seyhan ise onun sağ elini alıp avucunun içini öptü. "Teşekkür ederim Halil'im." Halil büyülenmiş gibi eşine ve kızına bakarken Seyhan uyuyan bebeğini diğer koluna alıp ona aşkla bakan Halil'e "Kucağına almak ister misin?" diye sordu. Halil korkuyla sol kolunu kaldırıp "Ya tutmazsam, bi şey olursa. Tutabilir miyim ki" deyince Seyhan gülümsedi. "Tutabilirsin tabi ki, gel yanıma" diyerek yatakta Halil'e yer açtı ve yatağın kenarına oturan adama sol kolunu gösterip "Şöyle yap" dedi ve onu büyük bir dikkatle dinleyip dediğini yapan Halil'in kol kolunun üstüne kızını koydu ve sağ eliyle de alttan destek verdi. Halil yüreği ağzında sağ eliyle kızının yüzündeki örtüyü kaldırıp yüzüne baktı. "Kızım, güzelim." Bebek ise sanki babasının sesini tanımış gibi dudaklarını büzerek gözlerini açtı. Halil işte an kucağında ela gözleriyle ışıl ışıl parlayan kızına bakarken yüreğinden bir şet koymuştu. Öyle güzeldi ki kızı, Seyhan'dan sonra güzellik ne deseler kızım derdi Halil. İkisi de birbirleriyle ilk karşılaşmalarıydı ve Halil ürkerek sağ elinin işaret parmağını kızının yumuşacık yanağına götürüp yavaşça okşadı. Sanki hissetmiş gibi gülümseyen kızına "Nur'um" diye fısıldadı ve saniyeler sonra işaret parmağına yapışan küçücük elle şokla gözlerini kocaman açtı. "Seyhan'ım bak elimi tuttu" diyordu çoşkuyla. Seyhan ise izlediği manzara karşısında dili tutulmuş, gözlerinden yaşlar yuvarlanıyordu. İzledikleri hayatında gördüğü en güzel manzarasıydı ve Seyhan, Halil'in aşkını şimdi parmağına sıkı sıkı tutunan kızında görüyordu. Ve evet kızı da babasının eksiğini tamamlamaya gelmişti elinden tutarak. Çünkü Halil de eşi ve kızı için kanatlarını açacak, onlara yuva olacaktı ömrü boyunca. Fakat ne yazık ki, bir yerde yeni bir hayat başlarken ve bir bebek dünyaya gözlerini açtığında başka bir yerde bir hayat son bulabilirdi. Nazike nine köydeki evinde, kendi yatağında sessiz sedasız gözlerini hayata yummuş ve evladının yanına gitmişti. O, Nur'una kavuşurken dünyaya yeni bir Nur bırakmıştı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE