"Canımdan can götüren o ürkütücü günlerin ardından tam 10 gün geçti. Cüneyt hastane ortamına en fazla dört gün sabredebilmişti. Amcamın bütün ısrarlarına rağmen kendi evinde kalmak istemiş ve köşkte rahat edemeyeceğini ima etmişti. Açıkçası onu gözümün önünde istiyordum. Ama şükürler olsun ki amcam ve babaannem benim kıvranmalarımı anlamış ve Cüneyt'in dairesini gözetleyen koruma sayısını arttırarak benim de onunla kalama müsaade etmişlerdi. Bu kadar anlayışlı oldukları için onlara ne kadar teşekkür etsem az. Bir kez daha anladım ki bizim mutluluğumuzu her şeyin üzerinde tutuyorlar. Hatta babaannem bu işe bir isim koyalım diye tutturdu bir ara. İlerleyen yaşını öne sürerek benim mutlu olduğumu dünya gözüyle görmek istediğini dile getirdi. Her şeyin bu kadar hızlı gelişmesi elbette beklediğ

