“Uykusu çok delin.” dedi Emir kıkırdarken. “Kiypikleri çok güzeeel.” dedi Lale Ece. “Annemin lujunu versene…” dedi Yiğit, kardeşine… Ruju alıp allığı uzattı. “Ya uyanınca bize kızarsa…” dedi küçük Nihat Çetin. “Kızmaz. Çünkü biz onu güzel yapıyoluz.” dedi Emir. “Emiy bak. Tılnakları güzey oldu.” dedi İpek. “Saçı çok kısa. Tokayla bile güzel olmuyo. Lale bana saçındaki tavşanlı tokayı versene.” dedi Pamuk Şirin. Elinde tarak ve ince bir lastik toka vardı. Çocuklar misafir odasına gizlice girmiş ilaçların etkisiyle derin uykuda olan Umutcan’ı ‘güzelleştirirken’ kendi aralarında fısıldaşıyorlardı. İşleri bittiğinde eserlerinden memnun bir şekilde Umutcan’ı izlediler. Umutcan kırmızı ojeli elini yanağının altına almış, kırmızı boyalı dudakları ve şeftali tonlu yanaklarıyla uyumak

