SELINDEN
Konaktan uzaklaşmıştık daha nereye gittiğimizi bile bilmiyordum. Gözlerimi barana çevirdiğimde pür dikkat yola odaklanmış arabayı kullanıyordu. Yolculuk için üstüme diz üstü taytımı, kalın gri swet ve altına da siyah sporcu sütyeni giymiştim.
Arabanın içi iyice sıcak olmuştu. Kemerimi çıkarıp arka taraftan çantama uzandım içinden powerbank ve şarj kablomu aldım. Çantamı geri arka koltuğa bıraktım. Sıcaklamıştım daha fazla dayanamayıp üstümdeki sweti çıkardım ve onu da arka koltuğa attım. Bakışlarımı barana çevirdiğim de bana bakıyordu.
''Ne yapıyorsun Selin''
''Sıcakladım ya ondan çıkardım sweti''
''Kızım giy şunu üstünde iç çamaşırı var tövbe tövbe''
''Ya ne iç çamaşır bu sporcu sütyeni hani spora falan giderken giyilen''
''Sen bu halde spora mı gidiyorsun bide''
''Yani şirketten boş bulduğum zamanlar ve hafta sonları gidiyordum.''
''Bu kılıkla''
''Ay evet baran ne varmış halimde''
''Ne yok ki spor hocan kimdi?''
''Faruk hocaydı ama maalesef İstanbul da kaldı.''
''Bide erkekti yani selin sen beni çıldırtmak mı istiyorsun ya bu halde bide erkek hoca''
''Baran sakin olur musun hemen tüm kadınlar giyiyor bunları''
''Bana ne elalemin karı kızından ben seninle ilgilenirim nasıl olsa karım değil misin?''
Dediği şeyle kahkaha attım. Ama doğru söylüyordu ben artık onun karısıydım. Konuyu daha da uzatmadan değiştirdim.
'Baran bir yerde duralım da bir şeyler alalım olur mu?''
''İlerde var bir yer gireriz şimdi oraya''
Kafamı sallayıp önüme döndüm. 5-6dk içinde bir tesise girmiştik.
Baran arabayı park etmişti. Kapıyı açacakken baran kolumu tuttu.
''Hayırdır böyle''
Ne demek istediğini anlayınca swetimi geri giydim. Sırt Çantamı da yanıma alıp arabadan indim. Baran yanıma gelip elimi tuttu ona gülümseyip bende koluna sarıldım. Baranın yanında huzurlu hissediyordum. Hele kokusu beni mest ediyordu.
Birlikte içeri girdik önce ben tuvalete gittim hızlıca işimi halledip markette buluştuk. İçecek reyonuna gittim baran kendine red bull almıştı bende soğuk çay ve su almıştım. Atıştırmalık reyonundan kek, kraker, çikolata alıp kasaya gelmiştik. Baran ödeyince geri arabaya binmiştik. Baran kemerini tekrar bağlamıştı. Bense üstümdeki sweti tekrar çıkarmıştım arka koltuğa attım. Bacaklarına bağdaş kurup daha rahat oturdum
Aldığımız şeyleri alıp çıkarmaya başladım. ilk önce su içtim.
''Bana da versene''
İçtiğim şişeyi baranın ağzına götürüp içirdim. Sevdiğim çikolatayı açıp yemeye başladım. Yolu izlerken telefonuma mesaj gelmişti. Telefonu açtığımda kızlarla olan gruptan geldiğini gördüm.
''Sen nasıl muavinsin hep kendin yiyorsun şoförü hiç düşünmüyorsun''
''Ya baran''
Elimdeki çikolatayı ona uzattım hepsini bir ısırıkla yedi.
''şimdi ne istiyorsunuz şoför bey''
''ımmm öpücük''
''Ne''
Baranın dediğiyle ağzım açık kalmıştı.
''Canım beni öpmeni istiyor.''
''Hayır baran''
Baran arabayı sağa çekmişti
''NEapıyorsun
Bana cevap vermeden kemerini çıkardı ardından dudaklarım uzandı. Hissettiğim sıcak dudaklara bende karşılık verdim. Ellerini belime koyup beni kucağına çekti. Şuan direksiyon ve baranın arasında sıkışıp kalmıştım. Öpücükleri derinleşirken ellerimin bir tanesini ensesine diğerini de yanağına çıkardım. Yine sakalları ellerime tatlı bir sızı bırakıyordu.
Nefessiz kaldığımda dudaklarından ayrıldım. Arabada sadece nefes seslerimiz duyuluyordu.
''Selin çok güzelsin. Paha biçilmez birisin. Kokun, gülüşün, dudakların aklımı başımdan alıyor.''
Ona gülümseyip dudaklarımızı tekrar birleştirdim.
Uzun bir öpücüğün ardından tekrar ayrıldık. Başımı göğüsüne koyup gözlerimi kapattım. Kokusu burnuma geliyordu bu sayede iyice mayışıp uykum geliyordu. Ne kadar böyle kaldık hatırlamıyorum ama sonunda göz kapaklarım kapanmıştı.
Kapı kapanma sesi duydum fakat gözlerimi açamayacak kadar yorgundum. Bedenimin havaya kalktığını hissettik gözlerimi açacakken Vücuduma doğru esen soğuk rüzgarla titredim. Yanımdaki sıcak bedene iyice sokuldum.
''Baran''
''Uyu güzelim.''
Birkaç merdiven sonrası sırtım soğuk yataklar buluştu.
Dünyanın en huzurlu uykusunu uyurken telefonum sayesinde uyanmıştım. Çalan telefonu kalkıp açmaya bile dermanım yoktu. Fakat değişik olan bir şey vardı kafamı koyduğum yastık hareket ediyordu yani insan gibi nefes alıp veriyordu. Ellerimle yastığı ellerken parmağımın ısırılmasıyla bağırdım.
''Ahhh''
Kafamı kaldırıp baktığımda baranın bir kolunu başının altına almış yatıyordu fakat ben nerdeyse üstüne çıkmış ahtapot gibi sarılmıştım garip olan yer baran parmağımı neden ısırdı.
''Ya baran niye ısırıyorsun parmağımı''
''Sende rahat dursaydın zaten telefonun sabahtan beri çalıyor.''
''Olsun bu parmağımı ısırman anlamına gelmiyor.''
Çatık kaşlarımla ona bakarken o parmağımı alıp öptü
''Geçti mi acısı''
Sırf inat olsun diye hayır diyecektim.
''Hayır''
Bu sefer iki kere öptü
''Şimdi geçti mi?''
''Iıı geçmedi''
Bu seferde sayısız öpücük kondurdu
''Hala geçmedi mi?''
''ayır hala geçmedi.''
''Peki bunu sen istedin.''
Bir anda beni altına alıp gıdıklamaya başladı.
''YA BARAN DUR!''
Bir yandan baranı durdurmaya çalışıyordum fakat olmuyordu.
''Sen bana oyun mu oynuyorsun hırçın kedi''
Nefes nefese kalmıştım derin nefes alıp veriyordum.
''Hayır oynamıyorum öküz bey!''
Yataktan kalkmak için hareket etmiştim ki bu sefer üstüme daha çok ağırlığını verdi.
''Demek öküz bey hee''
''Evet öküz bey çünkü sen tam öküzsün.''
Kaşları çatılmıştı acaba böyle dememden hoşlanmamış mıydı?
''Madem ben öküzüm o zaman burası için fazla değil miyim?''
Gözleri dışarı işaret etmişti. Uyandığımda beri odaya bakamamıştım.
''Eğer üstümden kalkarsan bakabilirim.''
Hiç tereddüt etmeden nedenini yan tarafa attı. Yataktan kalkıp odadan çıktım. Ev iki katlıydı. Ahşaptan yapılmıştım merdivenlerden aşağıya indim. Ev muhteşemdi zaten ahşap olması eve ayrı bir güzellik katarken manzarası deklarasyonu çok güzeldi. Evde zaten çok oda yoktu bizim kaldığımız oda ve 2 tane daha oda vardı. Mutfakla salon birleşikti. Camdan dışarı baktığımda etraf yemyeşildi camı açtığımda derin bir nefes çektim ciğerlerime temiz hava dolmuştu. Etrafa bakarken belime sarılan kollarla irkildim.
''Benim korkama''
''Beni korkutmak hoşuna mı gidiyor.''
''Bu konuşma aramızda geçmişti hatırlatırım ve evet hoşuma gitmiyor değil.''
''De bakalım ben şimdi hala öküz müyüm?''
''Iım sen romantik öküzsün.''
''En azından düz öküz olmaktan iyidir.''
Değine büyük kahkaha attım
''Ya baran ?''
''Neyse benim karnım açıktı kahvaltı yapalım mı?''
''Olur ama market biraz uzakta ben arabayla gidip bir şeyler alayım sende gir bir duş al rahatlarsın.''
Kafamı sallayıp kollarının arasından çıktım.
''O zaman ben üst kattayım.''
İndiğim merdivenleri geri çıktım. Odaya girdim. Daha sonra odanın içindeki kapıyı açıp banyoya girdim. Banyoda hem küvet hem de duşa kabin vardı. Rahatlamak amacıyla kuvveti doldurmaya başladım. İçine köpük olması için bir kaç şey döktüm. Kıyafetlerimi de çıkarıp küvete girdim.
Yarım saattir suyun içindeydim gerçekten rahatlamıştım. Biraz üşümeye başlayınca küvetten çıkıp duşa kabine geçip durulandım
Kapının arkasındaki bornozumu üstüme giydim. Fakat bornoz bana baya büyük olmuştu kuşağını sıka bildiğim kadar sıktım saçıma da havluyu sardım. Banyodan çıkıp odaya girdim.
Yerdeki valizi alıp yatağın üstüne koyup açtım. İçinden gerekli kıyafetlerimi alıp valisi geri kapattım
Nasıl olsa bir hafta daha buradaydık en iyisi kıyafetleri dolaba yerleştirmekti.
Üstüme siyah baskılı kısa kollu tişörtü altında da yedek kısa taytımı giyidim. Ayağıma da çoraplarımı giydim.
Saçımda ki havluyu da çıkardım nemli saçlarımı havluyla kurtulduktan sonra güzelce tarayıp açık bıraktım zaten üç gündür maşa ve toplamaktan saçlarım yıpranmıştı.
Etrafı ve banyoyu toplayıp aşağıya indim.
Nerdeyse 1 saat olacaktı ama baran hala gelmemişti. Canım sıkıldığı için dünden beri elime almadığım telefonumu hatırladım ama tekrar yukarı çıkmaya üşendiğim için televizyon izlemeye karar verdim.
Kanalları dolaşırken kapı dedi geldi.
''Baran''
''Ben geldim güzelim.''
İçeri giren baranı görünce gülümsedi yanına gidip elindeki poşetlerden bir kaçını alıp tezgaha koydum.
''Ne kadar çok şey almışsın.''
''1 hafta buradayız yeter bunlar hem niye saçların ıslak senin''
''Kuruttum ama biraz nemli kaldı.''
''Sen bunları yerleştir bende girip bi duş alayım olur mu?''
''Olur olur ben yerleştiririm sen git duş al ama gelirken telefonumu getirir misin?''
Kafasını sallayıp
''Hıhı getiririm.''
Baran merdivenlerden yukarı çıkınca bende poşettekileri dolaplara yerleştirin aldığı dondurmayı ve bir kaç et çeşidini de buzluğa koydum. Tezgahı da son kez güzelce silip mutfaktan çıktım. Kendimi koltuğa oturup tekrar kanalları gezmeye başladım. Peki bir şey bulamayınca televizyonun üstündeki raftan film seçmeye başladım. İki film arasında kararsız kalmıştım. En sonunda romantik komedi olanı seçtim.
Merdivenlerden ses gelince kafamı çevirdim. Baran altında eşofman üstünde siyah kısa kollu tişört giymişti. Elindeki havluyla da saçlarını kuruluyordu.
''Sıhatler olsun efendim.''
''saol güzelim.''
Baran yanıma gelip oturdu. Cebinden telefonumu çıkarıp bana uzattı. Koltuğun kenarına koyup baranın elinden havluyu aldım.
''Ne yapıyorsun.''
''Hiç sadece sana yardımcı oluyorum hadi gel.''
Koltukta kayıp ona yer açtım Baran da bana ciddi misin gibi bakarken
S:eğer 3 saniye içinde gelmezsen vazgecicem 3-2
Bir demeden Baran önüme gelip oturdu.
Elimle saçlarını karıştırırken burnuma kokusu geliyordu biraz daha yaklaşık içime çektim. Kokusu o kadar güzeldi ki içime çektim. Sonunda Saçlarını kurulama işlemi bitmişti.
''Evet bitti efendim''
''Teşekkür ederim hanımefendi''
Baran elimi alıp dudaklarına götürdü iki üç kere öpücük kondurdu. Baran gülümseyip kahkaha attım.
''Ee ne yiyicez baran benim karnım açıktı.''
''Vallah aşçı sensin ben malzeme getirdim sen yap biz yiyelim.''
''Neden ben yapıyorum hem sen çok güzel kuymak yapıyorsun hadi gel.''
''Hatırlarım bana bir sözün vardı ben sana söyleyeceğim sen yapacaksın.''
''Ay tamam hadi gel.''
Birlikte mutfağa girdik. İlk önce çay suyu koydum daha sonra kahvaltılıkları çıkarıp tabaklara koydum. Ben bunları yaparken baran da durmayıp masayı kuruyordu. Çayın suyu kaynayınca onu da demledim. Masa ve çay hazırdı şimdi sıra kuymak yapmaktaydı.
''Baran her şey hazır.''
Baran yanıma geldi.
''Hazırsan başlayayım asker''
Elini başına koyup
''Emredin komutanım''
''Ula sen benumla dalga mu geçeysun''
Baranı ilk defa şiveli konuşurken duymuştu.
''He dalga geçiyrum.''
Bende onu taklit ederek cevap vermiştim. Mutfak bir an bizim kahkahalarımızla dolmuştu. Artık gülmeyi kesip kuymak yapmaya başlamıştık.
''ilk önce tereyağını kısık ateşte erit. Kafamı sallayıp aldığım tavaya 2 yemek kaşığı tereyağını eritmeye başladım.''
''Tereyağı eridiyse şimdi 2 yemek kaşığı da mısır unu ekleyip kavur. Dediği şeyi harfiyen uyguladım mısır ununu iyice kavurup rengi değişmişti.''
''Şimdi suyunu ekle''
1 bardak suyu tavaya yavaşça boşalttım.
''Şimdi kaynayan mısır unlu karışıma peynirleri ekle bakalım.''
Tabakta duran peynirleri içine attım.
''Çok sık karıştırma o zaman mıhlama olur. O yüzden tereyağı üste çıkınca tamamdır.''
Kuymak sonunda hazırdı. Barandan püf noktalarını almıştım mesela tereyağını tuzlu kullanmak yada sıcak suyu eklemek gibi baran tavayı alıp içeri gitmişti bende arkasından ekmekleri alıp gelmiştim. Sofraya geçip çayları doldurdum. Şimdi tadım sırasındayız. Baran ekmeği alıp bandırdı ekmeği yukarı çıkarınca uzamamıştı ben ona umutlu gözlerle bakarken o ekmeği yemişti. Suratında hiç bir ifade yoktu diyeceği şeyi bekliyordum.
''Aaa hadi artık baran söylesene nasıl olmuş.''
''Şimdi benim yaptığım gibi olmamış ama evdekilerden daha güzel olmuş dedi ben gülümseyip bende tadına baktım.''
Güzelce kahvaltımızı yapıp masayı toplamıştık. Şimdi elimizde kahveler koltukta oturuyorduk
''Ben film seçmiştim onu izleyelim mi ?''
''olur hadi aç.''
Beğendiğim romantik komedi filmini açtım. Baran yanıma gelip beni kolunun altına aldı bende bir şey demedim. Üstümüze battaniye örtü. Filmi başlatmadan aldığı cipslerden bir tanesini kaseye koymuş getirdi. Tekrar yanıma oturup filmi başlattı.
Film gerçekten komikti odada sadece bizim kaynaklarımız duyuluyordu. Yavaş yavaş filmin sonuna gelmiştik.
''Beğendin mi?''
''Evet güzeldi.''
''Şimdi ne yapalım.''
''Hımmm bir film daha izleyelim mi?''
''Olur bugünü evde geçirelim madem hadi başlat.''
Baranın açtığı bilim kurgu filmini izlemeye başladık.
Hava kararmıştı ve karnım acıkmıştı. Baran söyleyecekken uyuduğunu gördüm. Ona gülümseyip koltuktan kalktım boynu tutulmaması için onu yatırdım her ne kadar zor olsa da. Kafasının altına yastık koyup Üstüne battaniye örttüm.
Mutfağa geçip güzel bir akşam yemeği hazırlamaya başladım. İlk önce fajita yapmaya başladım. Renkli biberleri alıp julian şeklinde doğradım. Daha sonra baranın aldığı etlerin içinden bifteği alıp bunu da julian şeklinde doğradım.
İkimize yetecek kadar 1 bardak da pirinç ıslattım. Eti marine etmek için gerekli malzemeleri karştırıp eti içine koydum. Salata içinde yenilikleri yıkadım. Islattığım pirinçleri süzdüm pilav için tencereye tereyağı koyup erittim. Pirinçleri içine atıp kavurmaya başladım. Kaynar suyu da pirinçlerin üstü geçene kadar döktüm. Son kez karıştırıp kısık ateşe aldım. Marine ettiğim etleri aldım. Wok tavasını ocağın üstüne koyup ısınmasını bekledim. Etleri ısınan tavanın içine yavaşça bıraktım etleri pişmesi için bir kenara bıraktım o sırada da fajitanın soslarını hazırlamaya başladım. 3 tane sos yapacaktım
-salsa
-avokado
-yoğurt
Hazırlamış olduğum sosları kenara aldım etler kahverengi olunca kenara aldım. Doğradığım biberleri wok tavaya atıp pişirmeye başladım. İçine baharatlarını da attım. Pilav suyunu çekmişti altını kapatıp Üstüne peçete koydum ve dinlenmeye bıraktım. Salata malzemelerini alıp doğramaya başladım. İçeri geçip sofrayı kurmaya başladım aslında biraz romantik olsak fena olmazdı mum ışığında yemek yesek çok güzel olurdu. Sessizce televizyonun altındaki dolapları karıştırmaya başladım sonunda mum bulmuştum. Tekrar mutfağa dönüp etin altını kapattım her şey hazırdı tabaklara yemekleri koyup içeri götürdüm. İki tane de kadeh çıkarıp masaya koydum dolaptan kırmızı şarabı da masaya bıraktıktan en son üstümü değiştirmek için yukarı çıktım.
Ne olur olmaz diye yanımda getirdiğim kırmızı zaten elbisemi aldım hızlıca üstümü değiştirip onu giyindim. Saçlarımı tarayıp elimle şekil verdim makyaj yerine sadece rimel ve ruj sürdüm ayağıma topuklu ayakkabılarımı giyinip yavaşça aşağıya indim.
Masaya gelip mumları yaktım. Son kez masayı kontrol ettim hiçbir eksik olmayınca baranın yanına gittim. Koltuğa oturtup baranı izledim. Yanağına eğilip öptüm. Tepki vermedi sonra bir daha öptüm gözlerini yavaşça açıp bana baktı.
''Öldüm mü ben''
Şaşkınca ona baktım
''Eğer cennet bu kadar güzel bir yerse gitmeye hiç niyetim yok acaba siz hangi meleksiniz''
Dediğini anlayınca yüzümde büyük bir gülümseme oluştu
''Yaa Baran''
''Hayırdır ne bu hal''
''Yemek yaptım birlikte romantik bir yemek yiyelim dedim.''
''O zaman bende üstümü değiştireyim böyle güzel bir hanımefendinin yanında daha şık olmak lazım.''
''Tamam ama acele et yemekler soğumasın.''
Yanağımdan öpüp koltuktan kalktı. Bende ortamda daha romantik
olsun diye ışıkların bazılarını kapattım ve müzik açtım.
5dakika sonunda baran gelmişti üstüne lacivert takım elbise giymişti.
Her zaman ki gibi yine jilet gibi olmuştu.
Yanıma gelip sandalyemi çekti
''Buyrun efendim''
''Teşekkür ederim.''
Baran da yerine geçince yemeğimizi yemeye başladık.
''Hadi bakalım baran bey şarabı açmayı size bıraktım.''
''Hay hay efendim hemen açıyorum.''
Sandalyeden kalkıp mutfağa gitti. Geri geldiğinde şarabı açmıştı kadehimi ona uzattım.
Kadehleri doldurup yerine oturmuştu. Sessizce yemeğimizi yemiştik.
''Ellerine sağlık güzelim harika olmuş yemekler.''
''Afiyet olsun.''
''Yalnız her zaman isterim.''
''Emrinize amedeyim efendim her zaman''
''Unutma bu sözünü''
''Unutmam''
Kadehimdeki son yudumu da içinde geri yaslandım.
Baran sandalyeden kalkıp yanıma geldi.
''bu güzel hanımefendi acaba benimle dane edebilir miyim?''
''Aa kusura bakmayın ben evliyim.''
Parmağımdaki alyansı göstererek.
''Mühim değil siz kabul ettiniz mi?''
''Peki''
Elini tutup ayağa kalktım salonunun ortasına gelip dans pozisyonunu aldık.
''Siz her evli kişiyle dans mı ediyorsunuz?''
''Hayır sadece size özel''
''hımm demek beni çok beğendiniz.''
''Evet hata sizi kaçırasım var.''
''Nereye''
''Yatak odasına''
Dediği şeyle yüzüne baka kalmıştım
''Yaa baran terbiyesiz konuşma.''
''Ne dedim ben''
''Yatak odasına kaçıracaksın beni''
''Kaçırcam ama uyumak için sen ne anladın.''
''Ben bir şey anlamadım baran sus''
Gözlerimi kaçırıp etrafa baktım. Göz göze gelince bana güldüğünü gördüm .
''Baran gülme''
Sesli bir şekilde kahkaha attı.
Beni etrafında döndürüp kollarının arasına aldı.
''Çok güzelsin.''
Beni tekrar döndürüp göz göze geldik.
Bana doğru yaklaşık
''Çok güzelsin, çok güzel kokuyorsun seni kaybetmek istemiyorum.''
Onu gözlerinin içine bakarken bana yaklaşık dudaklarımızı birleştirdi.
Ellerini belime indirip beni kendine iyice çekti. Ellerini boynuna sarıp
bende karşılık verdim. Harika bir gün olmuştu. Bizim için...
----------------------------------------------------------
Yeni bölüm ile karşısındayız umarım beğenmişsinizdir
-Yorum ve oy kullanmayı UNUTMAYIN!!!
-Hepinizi seviyorum yeni bölümlere görüşmek üzere.
BARAN&SELİN
?❤