Yük gemisinin devasa gövdesi limana yaklaştığında, üzerimize çevirdiği projektör ışıkları adeta gündüz kadar parlaktı. Taş iskelenin üzerinde dururken gözlerimizi kısmak zorunda kaldık; denizin tuzlu kokusu ve motorun titreşimi ciğerlerimizi doldurdu. Amcam, gölgesini bana uzatarak fısıldadı: “Onları göz ardı etme, Kuzey. Bu, sadece başlangıç.” Lara, omzuma yaslanarak titriyordu. “Kuzey… çok büyükler, bu sefer başa çıkamayız,” dedi. Ama dudaklarındaki korkuya rağmen gözlerinde hafif bir ateş parlıyordu. Onu o anda fark ettim; bu küçük kasabada büyüyen biri değildi, yanında fırtına vardı. Çocuk hemen önümden geçti, elleriyle işaretler yaparak limandaki yük gemisinin üzerindeki adamları takip etti. “Onlar sadece nakliyeci değil,” dedi. “Liderin adamlarıyla birlikte gelmişler. Her köşeyi b

