Elif'in fotoğraf macerası bitti ve atlı karınca da bitti. Etraf giderek kalabalıklaşıyordu. Her türden insan vardı, aslına bakarsanız lunapark gibi kalabalık yerler beni çok geriyor ama İzem'le el ele böyle yerlerde gezmek gerçekten cennette gezmek gibi bir şeydi. Şevket omuzuyla omuzuma hafifçe vurdu. Evet çok şükür hafifti. "Pişt, çarpışan arabalara binek mi lan? Hadi n'olursun?" "Tamam lan yalvarma bu kadar bineriz." "O zaman ayrı ayrı para vermeye gerek yok. Ben Elifle, Sen İzem'le, Raufla ada binsin." "Yalnız ben Raufla bindirmem. bakamaz falan, emanet çocuk yani." Şevket'in yüzü düşmüştü, anlam veremedim. Çocuklarla binmek istemiyordu sanırım. "Biz binmesek de olur, Biz Raufla çocuklar için olanına bineriz Deniz." Dedi Ada da. "Evet öyle yapalım." Diye onayladı Şevket ama aç

