Kahvaltımızı ettikten sonra pazara gittik. Pek hoşlanmazdım, gezmesi güzeldi de oraya annemin aldıklarını taşımak için gidince pek hoş hissetmiyordum. Sıkıcı yani annemin pazarcılarla yaptığı pazarlıkları falan dinlemek. Pazar arabasını sürüklerken birine çarptım, en nefret ettiğim şeydi. Burası çok kalabalık ve insanlar yürümeyi bilmiyor. Bu düşük enerjiyle kimseyi çekecek halim yoktu. Arkamı geri döndüğümde bana bakan o bir çift göz.. Dengizdi bu. Gözlerimiz birbiriyle buluştuğumda içim titremişti, kalbimdeki o sıcaklık.. sanki bir şey onu bana çekiyordu. Onu neden burda görmüştüm ki? O kadar insanın içinde neden ona çarpmıştım? Evren üzerimize oynuyor gibiydi. Hareket edemeden sadece ona bakıyordum. O da aynı şekildi. Sadece bakıyordum ne yanına gidebiliyordum ne de yoluma gidebiliyord

